Web sitesi, bir markanın internet üzerindeki kendi mülkü olan, alan adı (domain) altında yayınlanan ve birbirine bağlı sayfalardan oluşan dijital varlıktır. En yalın tanımıyla işletmenizin 7/24 açık, herkese ulaşabilen dijital vitrini ve merkezidir: müşteri sizi önce burada arar, burada tanır, burada güvenir ve çoğu zaman ilk teması burada kurar. Sosyal medya hesabınız kiralık bir dükkânsa, web siteniz tapulu mülkünüzdür; kuralları siz koyar, veriyi siz tutar, görünümü siz belirlersiniz. 2026 itibarıyla bir web sitesi yalnızca "olsun" diye değil; bulunabilmek (SEO), güven vermek, satış/iletişim üretmek ve müşteri verisini doğru-yasal biçimde yönetmek için gereklidir. Bu yazı, sıfırdan site yapmanın tüm yol haritasını adım adım açıklayan kümenin giriş bölümüdür; aşağıda önce "nedir" ve "neden" sorularını net cevaplıyor, sonra site türlerini, izleyeceğiniz on adımlık yolu ve yapmadan önce vereceğiniz kritik kararları somutlaştırıyoruz.
Web sitesi tam olarak nedir?
Teknik olarak web sitesi; bir alan adına (örneğin markaniz.com) bağlı, bir sunucuda (hosting) barındırılan ve tarayıcının okuduğu HTML/CSS/JavaScript dosyalarından oluşan sayfalar bütünüdür. Ziyaretçi alan adını yazdığında zincir şöyle işler: alan adı bir DNS sorgusuyla sunucunun IP adresine çevrilir, tarayıcı o sunucuya bağlanır, HTML belgesini ve ona bağlı stil (CSS), betik (JavaScript) ve görsel dosyalarını indirir, ardından bunları ekranda birleştirip "boyar". Bu zincirin üç temel yapı taşı vardır: alan adı (adresiniz), hosting (içeriğin durduğu yer) ve SSL/TLS sertifikası (HTTPS güvenli bağlantısı). Bu üçlünün nasıl seçildiğini ve kurulduğunu kümemizdeki domain, hosting ve SSL altyapı rehberinde uçtan uca ele alıyoruz.
Bu zincirin her halkası deneyimi doğrudan etkiler. Sunucunun coğrafi konumu ve önündeki CDN (içerik dağıtım ağı), sayfanın ne kadar hızlı yüklendiğini belirler; bu da Google'ın ölçtüğü yükleme hızının (LCP, en büyük içeriğin görünme süresi) temel girdisidir. Bir başka deyişle "site nedir" sorusunun cevabı yalnızca "sayfalar" değil, bu sayfaları kullanıcının önüne hızlı, güvenli ve doğru getiren bütün bir altyapıdır. Hız tarafının SEO ile ilişkisini site hızı ve Core Web Vitals yazısında ölçülebilir eşiklerle açıklıyoruz.
Önemli bir ayrım: web sitesi ile sosyal medya profili aynı şey değildir. Instagram, X veya bir pazaryeri sayfası kiralık alandır; platform kapanır, algoritma değişir ya da hesabınız askıya alınırsa erişiminizi ve takipçinizi bir gecede kaybedebilirsiniz. Web sitesinde ise içerik, tasarım ve müşteri verisi sizin kontrolünüzdedir. Bu "sahiplik ve taşınabilirlik" farkı, hazır kurucu ile özel yazılım tercihinde de belirleyicidir; konuyu hazır site mi özel yazılım mı karşılaştırmasında detaylandırıyoruz. Aşağıdaki tablo, bu iki dijital varlığın temel farkını netleştirir:
| Ölçüt | Web sitesi (kendi mülkünüz) | Sosyal medya profili (kiralık alan) |
|---|---|---|
| Sahiplik | İçerik, tasarım ve veri tamamen sizin | Platforma ait; kurallar tek taraflı değişebilir |
| Erişim riski | Hesap askıya alma riski yok | Hesap kapatma/askıya alma erişimi bir anda bitirebilir |
| Arama görünürlüğü | Kalıcı SEO görünürlüğü üretir | Gönderiler genelde kısa ömürlü, arama görünürlüğü sınırlı |
| Tasarım kontrolü | Sınırsız (altyapıya göre) | Şablon ve format platformun izniyle sınırlı |
| Müşteri verisi | Form/ziyaret verisi sizde toplanır | Veri platformda kalır; dışa aktarımı kısıtlı |
Bir web sitesini "güzel görünen sayfa"dan ibaret saymak yaygın ama maliyetli bir yanılgıdır. İyi bir site aynı anda dört işi yapar: bulunur (arama motorunda görünür), yüklenir (hızlı açılır), güven verir (profesyonel ve şeffaf görünür) ve dönüştürür (ziyaretçiyi müşteriye/teklif talebine çevirir). Bu dört işlevden biri eksikse site "çalışmaz": hızlı ama bulunamayan bir site trafik almaz; bulunan ama güven vermeyen bir site ziyaretçiyi kaçırır; güven veren ama net bir çağrısı olmayan bir site ise ilgiyi satışa çeviremez. Bu dört işlevi tek tek aşağıda açıyoruz.
Neden web sitesi gerekli? Dört temel gerekçe
Kısaca: bir web sitesi güven inşa eder, bulunabilirlik sağlar, satış/iletişim üretir ve müşteri verisini sizin mülkünüzde toplar. Bu dört gerekçeyi ayrı ayrı görelim.
1) Dijital vitrin ve güven
Bir müşteri sizinle çalışmadan önce büyük olasılıkla adınızı internette aratır. Karşısına çıkan ilk profesyonel kaynak çoğu zaman web sitenizdir; bu da kararını doğrudan etkiler. Açık adres-telefon, gerçek ekip, referanslar, müşteri logoları ve sertifikalar gibi güvenilirlik sinyalleri, özellikle kurumsal ve B2B alıcılarda satın alma kararının belkemiğidir. Estetik kadar güven sinyallerinin önemli olduğu bu yapıyı kurumsal web sitesi nasıl olmalı yazısında bölüm bölüm anlatıyoruz.
Güveni teknik tarafta pekiştiren en temel öğe HTTPS'tir: TLS sertifikası olmayan sitelerde tarayıcı adres çubuğunda "güvenli değil" uyarısı gösterir ve bu, ilk saniyede güven kaybına yol açar. HTTPS aynı zamanda Google'ın açıkça bildirdiği bir sıralama sinyalidir; yani güven hem kullanıcı hem arama motoru tarafında ödüllendirilir. Let's Encrypt gibi ücretsiz sertifika sağlayıcılar ve çoğu hostingin otomatik kurulumu sayesinde HTTPS bugün artık opsiyonel bir "ekstra" değil, sitenin doğmadan önce tamamlanması gereken bir temeldir. Güveni tamamlayan ikinci katman tutarlılıktır: ziyaretçi sitenizde gördüğü firma adı, adres ve telefonu Google Business profilinizde ve dizinlerde de birebir aynı bulmalıdır; bu bilgi tutarlılığı (NAP) hem güveni hem yerel arama sıralamasını besler.
2) Bulunabilirlik (SEO) ve dijital görünürlük
Web siteniz, arama motorlarında bulunmanızın temelidir; sosyal medya gönderileri arama sonuçlarında genellikle sizin sayfanız kadar kalıcı görünürlük üretmez. Doğru kurgulanmış bir site, "Kayseri web tasarım" ya da hizmetinizi tanımlayan aramalarda potansiyel müşterinin karşısına çıkar. Ancak bulunabilirlik kendiliğinden gelmez: içerik ve SEO baştan, tasarım aşamasında planlanmalı, sonradan üstüne yapıştırılmamalıdır. Sayfa başlığı, açıklama, başlık hiyerarşisi (H1/H2/H3), iç bağlantı yapısı ve site haritası (sitemap) gibi unsurlar mimarinin içine örülmelidir. Arama görünürlüğünün nasıl kurulduğunu SEO nedir nasıl yapılır rehberinde, sayfa içi optimizasyonu on-page SEO yazısında, teknik tarafı ise teknik SEO denetimi içeriğimizde bulabilirsiniz.
2026'da bulunabilirliğin ayrılmaz bir parçası da hızdır. Google, "iyi" kabul ettiği performans eşiklerini Core Web Vitals üzerinden net biçimde tanımlar: yükleme hızı (LCP) en fazla 2,5 saniye, etkileşime yanıt hızı (INP) en fazla 200 milisaniye ve görsel kayma (CLS) en fazla 0,1 olmalıdır. Bu metrikler 75. yüzdelik gerçek kullanıcı verisiyle ölçülür ve INP, 12 Mart 2024'te eski FID metriğinin yerini alarak resmî bir Core Web Vital olmuştur. Eşikleri geçemeyen siteler hem kullanıcıyı (yavaş açılan sayfa terk edilir) hem de sıralama avantajını kaybeder. Üstelik Google artık "mobil öncelikli indeksleme" ile sitenizin MASAÜSTÜ değil MOBİL sürümünü indeksleyip sıralar; mobilde eksik veya yavaş bir site doğrudan SEO kaybıdır. Hız tarafının ölçülmesi ve iyileştirilmesi için PageSpeed Insights nedir nasıl iyileştirilir rehberine bakabilirsiniz.
3) Satış, lead ve dönüşüm
Web sitesi pasif bir broşür değil, aktif bir satış/iletişim aracıdır. Bir e-ticaret sitesinde bu doğrudan satıştır; bir hizmet veya B2B işinde ise genellikle "teklif iste", "demo planla" ya da "iletişime geç" biçiminde bir dönüşümdür. Net bir değer önerisi, tek ve belirgin bir birincil çağrı (CTA) ve sürtünmesi az formlar, ziyaretçi trafiğini gerçek iş sonucuna çevirir. Burada tasarım kararları doğrudan gelire dokunur: sayfanın üst katında (above the fold) yer alan net bir değer önerisi, az alanlı bir form ve görünür güven öğeleri (referans, logo, sertifika) dönüşümü artırır; karar yükünü artıran fazla seçenek ve dağınık çağrılar ise dönüşümü düşürür. Bu, tasarım psikolojisindeki Hick Yasası'nın (seçenek arttıkça karar süresi uzar) doğrudan pratik sonucudur.
Dönüşümü merkeze alan tasarım mantığını dönüşüm odaklı landing page rehberinde, e-ticarette dönüşüm oranını yükseltme yöntemlerini CRO rehberinde ve B2B'ye özgü uzun, çok karar vericili satış döngüsünü B2B web sitesi nasıl tasarlanır yazısında ele alıyoruz. Sitenizin bu işi yapıp yapmadığını ölçmek isterseniz ücretsiz site analizi üzerinden başlangıç bir değerlendirme alabilirsiniz.
4) Veri sahipliği ve yasal uyum (Türkiye)
Web siteniz, müşteri verisini sizin kontrolünüzde toplayan tek dijital varlıktır; form, sepet, ziyaret davranışı gibi veriler sizin mülkünüzdedir. Türkiye'de bu sahiplik beraberinde sorumluluk getirir: kişisel veri işleyen her site KVKK (6698) kapsamında veri sorumlusudur. Bu da aydınlatma metni, çerez politikası ve gerekli teknik tedbirleri (HTTPS, erişim kontrolü, log tutma) zorunlu kılar; KVKK'nın 12. maddesi veri güvenliğini doğrudan yasal bir yükümlülük olarak tanımlar. Üstelik KVKK'nın güncel İlke Kararı, aydınlatma metni ile açık rıza/ticari ileti izninin AYRI AYRI düzenlenmesi gerektiğini pekiştirdi; tek kutuda "hepsini kabul ediyorum" yaklaşımı hukuken sakıncalıdır. Siteye girişte çerez bandı ve çerez politikası beklenir; analitik/pazarlama gibi zorunlu olmayan çerezler için açık rıza gerekir.
E-ticaret yapıyorsanız bu zemine 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği eklenir: mesafeli satış sözleşmesi, ön bilgilendirme formu ve iade/cayma koşulları zorunludur. Ayrıca AB pazarına ürün veya hizmet satıyorsanız, 28 Haziran 2025'te yürürlüğe giren Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA) kapsamına girebilirsiniz; bu yasa EN 301 549 / WCAG 2.1 AA uyumunu zorunlu kılar ve e-ticaret, bankacılık, e-kitap gibi alanlarda AB'ye satan Türk firmalarını da etkileyebilir. Bu yasal zemin, sitenizin neden gelişigüzel değil planlı kurulması gerektiğinin de bir nedenidir; erişilebilirliğin hem yasal hem SEO ve dönüşüm faydasını web erişilebilirliği yazısında, güvenlik tedbirlerini ise web sitesi güvenliği rehberinde ayrıntılı işliyoruz.
Web sitesi türleri: hangisine ihtiyacınız var?
Site yapmaya başlamadan önce cevaplanması gereken ilk soru "ne tür bir siteye ihtiyacım var?" sorusudur; çünkü tür, hem tasarım yaklaşımını hem altyapı seçimini hem de bütçeyi belirler. Yanlış türde bir karar, örneğin basit bir tanıtım sitesi için ağır bir e-ticaret altyapısı kurmak, gereksiz maliyet ve bakım yükü yaratır. Başlıca türler şunlardır:
| Site türü | Amaç | Tipik içerik | Öne çıkan başarı ölçütü |
|---|---|---|---|
| Kurumsal site | Güven inşası, marka otoritesi, lead üretimi | Anasayfa, Hakkımızda, Hizmetler, Referanslar, Blog, İletişim | Teklif/iletişim talebi sayısı |
| E-ticaret sitesi | Çevrimiçi satış | Ürün katalogu, sepet, ödeme, üyelik, kargo | Satış ve dönüşüm oranı |
| Blog / içerik sitesi | Trafik, otorite, SEO | Yazılar, kategoriler, yazar sayfaları | Organik trafik ve etkileşim |
| Landing page | Tek bir kampanya/hedefte dönüşüm | Tek sayfa: değer önerisi + CTA + form | Dönüşüm oranı |
| Portföy / kişisel | İş/yetenek sergileme | Çalışmalar, vaka çalışmaları, iletişim | Bağlantı/iş talebi |
Pratikte çoğu işletmenin sitesi bu türlerin bir bileşimidir: tipik bir kurumsal site içinde bir blog bölümü ve hizmet sayfalarına bağlı landing'ler barındırır. Kurumsal site, müşterilerimizde gördüğümüz en yaygın ihtiyaçtır; amacı satıştan çok güven ve lead üretmektir, bu yüzden güven sinyalleri ve net CTA omurgayı oluşturur. Olmazsa olmaz bölümleri net değer önerisiyle bir anasayfa, Hakkımızda, Hizmetler/Ürünler, Referans/vaka çalışmaları, Blog ve form içeren bir İletişim sayfasıdır.
E-ticaret ise tamamen farklı bir disiplindir: ürün yönetimi, ödeme altyapısı, kargo ve e-fatura entegrasyonu gerektirir; Türkiye'de bu noktada küresel lider Shopify ile yerel güçlü alternatif ikas arasındaki seçim önemlidir ve bunu ikas mı Shopify mı karşılaştırmasında inceliyoruz. E-ticaretin nasıl açıldığını e-ticaret sitesi nasıl açılır ve maliyetini e-ticaret sitesi açmak kaç para rehberlerinde, Shopify özelinde kurulumu ise Shopify mağaza nasıl açılır yazısında ele alıyoruz. Landing page, tek bir reklam kampanyası veya kampanyaya özel bir teklif için kullanılan, dikkat dağıtmayan tek sayfalık dönüşüm makinesidir; tek hedefi olduğu için tasarımı en sade ve en odaklı türdür.
Hangi türe ihtiyacınız olduğu, hedefinizden çıkar: amacınız bilgilendirme ve güven mi, doğrudan satış mı, yoksa belirli bir kampanyada lead toplamak mı? Bu netleştiğinde hem doğru altyapıyı hem doğru tasarımı seçmek kolaylaşır. İyi tasarımın türden bağımsız ortak ilkelerini iyi web tasarımı nasıl olmalı yazısında topladık.
Yapmadan önce: altyapı kararı (hazır kurucu, CMS, özel yazılım)
Site türünü belirledikten sonra vereceğiniz en belirleyici teknik karar, hangi altyapı üzerinde kuracağınızdır. Üç ana yol vardır ve hiçbiri her iş için "en iyi" değildir; doğru seçim hedefinize, bütçenize, ekip kapasitenize ve büyüme planınıza bağlıdır.
| Altyapı | Kimin için | Güçlü yönü | Zayıf yönü |
|---|---|---|---|
| Hazır site kurucu (Wix, Squarespace, Shopify) | Hız ve düşük teknik bilgiyle hızlı yayın isteyen küçük işletme | Kolay, hızlı kurulum; altyapı bakımı sağlayıcıda | Sınırlı esneklik; platforma kilitlenme (vendor lock-in); sınırlı optimizasyon |
| CMS (WordPress, headless) | İçerik ağırlıklı, ekibin düzenleyeceği site | Geniş eklenti/tema ekosistemi; içerik yönetimi kolay | Düzenli güncelleme/bakım yükü; eklenti şişmesiyle performans düşüşü |
| Özel yazılım (Next.js, React vb.) | Özgün ürün, yüksek trafik, dönüşüm-kritik, entegrasyon yoğun iş | Tam kontrol; en yüksek performans/ölçek; abonelik bağımlılığı yok | Yüksek ön maliyet ve süre; ekip/ajans bakımı gerekir |
Bu kararda kullanılan en yaygın altyapı WordPress'tir: 2026 Haziran itibarıyla W3Techs verisine göre tüm web'in yaklaşık %41,9'unu, CMS kullanan sitelerin ise yaklaşık %59,5'ini çalıştırır. En yakın rakipleri tüm web payında Shopify (%5,2) ve Wix (%4,3) seviyesindedir; yani WordPress en yakın rakibinin yaklaşık dokuz katı yaygınlıktadır. Bu yaygınlık güçlü bir ekosistem (on binlerce eklenti ve tema) demektir, ama aynı zamanda en büyük saldırı yüzeyini de oluşturur: güvenlik açıklarının büyük kısmı güncellenmemiş üçüncü taraf eklentilerden ve zayıf yönetici parolalarından doğar. Bu nedenle WordPress seçilirse güvenilir eklenti seçimi, kullanılmayanların silinmesi ve yönetici girişinde 2FA şarttır.
Pratik karar kuralı şudur: hızlı, ucuz, basit ve sık güncellenen bir pazarlama sitesi için hazır kurucu veya WordPress; içerik ağırlıklı ve ekibin yönettiği bir yapı için bir CMS; markaya özgü, dönüşüm-kritik, uzun ömürlü ve entegrasyon yoğun bir iş için ise özel yazılım. Modern özel yazılım dünyasında React/Next.js uygulama benzeri dinamik siteler için, Astro ise "az JavaScript" felsefesiyle çok hızlı içerik siteleri için öne çıkar. Bu seçimi ve maliyet mantığını derinlemesine CMS nedir, hangi CMS seçilmeli ve özel yazılım maliyeti neye göre belirlenir yazılarında ele alıyoruz; hazır ile özel arasındaki sahiplik, esneklik ve ölçek farkını ise hazır site mi özel yazılım mı karşılaştırmasında bulabilirsiniz.
Sıfırdan web sitesi yapmanın yol haritası
Bir web sitesi projesi, sezgiyle değil, mantıksal bir sırayla ilerlediğinde başarılı olur. 2026 için izlediğimiz uçtan uca akış şöyledir:
- Hedef ve strateji: Hedef kitle, dönüşüm hedefi (lead/satış/bilgilendirme), rakip analizi ve ölçülecek KPI'lar. Bu adım atlanırsa site "güzel ama işe yaramaz" çıkar; çünkü tasarım ve içerik kararlarının dayanağı budur.
- Alan adı (domain): Kısa, akılda kalıcı, markayla uyumlu. .com küresel güven standardı; Türkiye için ek olarak .com.tr (belge/marka tescili gerekebilir). Alan adını hostingten bağımsız tutmak, ileride taşınabilirlik için önerilir.
- Hosting: Trafiğe ve site türüne göre paylaşımlı (ucuz, küçük site), VPS (orta), bulut/dedicated (yüksek trafik), yönetilen WordPress veya modern statik/edge barındırma (Vercel, Netlify, Cloudflare Pages). Hız için önde CDN kritik.
- SSL/TLS: HTTPS artık opsiyonel değil zorunludur; çoğu hostingde otomatik veya Let's Encrypt ile ücretsiz gelir. Sertifikasız site hem "güvenli değil" uyarısı alır hem sıralama sinyalini kaybeder.
- Tasarım / UX: Bilgi mimarisi (içeriğin mantıklı gruplanması), görsel hiyerarşi, mobil-öncelikli kurgu ve dönüşüm odaklı arayüz. Önce küçük ekran tasarlanır, sonra büyüğe genişletilir.
- Geliştirme: Seçilen altyapıda sayfaların kodlanması/kurulması; performansı baştan gözeten, az ve bölünmüş JavaScript hedefiyle.
- İçerik: Metin, görsel ve SEO; baştan planlanır, sonradan yamanmaz. Türkçe içerik için UTF-8 ve Türkçe karakter (ç, ğ, ı, İ, ö, ş, ü) destekleyen font şarttır.
- Test: Mobil uyum, hız (Core Web Vitals), erişilebilirlik denetimi, form testleri, 404/yönlendirme kontrolleri ve KVKK/çerez metinlerinin kontrolü.
- Yayın: Canlıya alma, site haritasını (sitemap) Google Search Console'a gönderme ve indekslemeyi başlatma.
- Bakım ve ölçüm: Güvenlik güncellemeleri, içerik tazeleme, performans izleme, yedekleme ve kırık link kontrolü. Site bir kez bitirilen değil, sürekli yaşayan bir varlıktır.
Bu on adımın her biri kümemizde ayrı bir rehberle karşılığını bulur. Adım adım kurulum sürecinin tamamını web sitesi nasıl yapılır 2026 rehberinde, arayüz ve deneyim tarafını UI/UX tasarım nedir nasıl yapılır yazısında, mobil tarafı mobil uyumlu responsive web tasarım rehberinde bulabilirsiniz. Altyapı ve alan adı/hosting/SSL tarafını domain, hosting ve SSL rehberinde, güvenlik temellerini web sitesi güvenliği, herkes için erişilebilir tasarımı web erişilebilirliği, mevcut bir siteyi SEO kaybetmeden yenileme sürecini ise web sitesi yenileme rehberinde ayrıntılı işliyoruz.
Adımları sırasıyla izlemek neden önemli? Çünkü her halka bir sonrakini belirler: strateji olmadan doğru tasarım, tasarım olmadan doğru geliştirme, içerik planı olmadan iyi SEO mümkün değildir. Sık görülen pahalı hatalar, içeriği ve SEO'yu en sona bırakmak, mobili sonradan düşünmek ve yayın öncesi test adımını atlamaktır. Yayın öncesi mutlaka mobil testi, Core Web Vitals ölçümü, erişilebilirlik denetimi, form ve yönlendirme kontrolleri ile yasal metinlerin (KVKK aydınlatma, çerez) yerinde olduğu doğrulanmalıdır.
Son bir not: web sitesi "bir kez yapılıp bitirilen" bir proje değil, sürekli bakım isteyen canlı bir varlıktır. Güvenlik açıkları büyük ölçüde güncellenmemiş bileşenlerden doğar; OWASP'ın güncel listesinde tedarik zinciri açıkları (üçüncü taraf bileşen ve eklenti riskleri) artık ilk sıralarda yer alır. Bakımsız bir site hem güvenlik hem SEO açısından hızla değer kaybeder. Doğru kurgulanmış, hızlı, güvenli ve dönüşüm odaklı bir site kurmak için neye ihtiyacınız olduğunu netleştirmek isterseniz web ve mobil UI/UX tasarımı ve özel yazılım/web sitesi hizmetlerimizle, ihtiyaca özel bir yol haritası çıkarıyoruz; güncel fiyat aralıklarını ise (kapsama göre değişir, kesin rakam için teklif alın) web tasarım fiyatları 2026 yazımızda şeffafça paylaşıyoruz.
Web Sitesi Yapma Adımları: Strateji'den Yayına Sıfırdan Süreç
Bir web sitesi yapmak, on adımlık mantıksal bir sıranın disiplinli uygulanmasıdır: (1) hedef ve strateji, (2) alan adı, (3) hosting, (4) SSL/TLS, (5) tasarım/UX, (6) geliştirme, (7) içerik, (8) test, (9) yayın, (10) bakım ve ölçüm. Bu sıranın altın kuralı şudur: içerik ve SEO en başta planlanır, sonradan üzerine yamanmaz. Müşterilerimizde en sık gördüğümüz hata, sürecin teknik kısmına (tema, kod, hosting) atlayıp stratejiyi ve içeriği en sona bırakmak; sonuç çoğu zaman "güzel görünen ama işe yaramayan" bir site oluyor. Bu adımları yalnızca bir kontrol listesi gibi değil, her birinde verilen kararın sonrakileri belirlediği bir zincir gibi düşünün: yanlış seçilen platform tüm geliştirme aşamasını, atlanan strateji ise içeriğin tamamını sakatlar. Aşağıda her adımı, 2026 standartlarıyla ve somut karar kriterleriyle açıyoruz.
Web sitesi yapmak kaç adımdan oluşur?
Pratikte sürdürülebilir bir web sitesi on adımda kurulur ve bu adımlar üç doğal evrede toplanır. Bu evreleri ayırt etmek, hangi aşamada kimin sorumlu olduğunu ve nerede zaman/bütçe ayırmanız gerektiğini netleştirir.
| Evre | Adımlar | Asıl Sorusu |
|---|---|---|
| Hazırlık (temel) | 1 Strateji, 2 Domain, 3 Hosting, 4 SSL/TLS | Site kimin için, nerede ve hangi adreste yaşayacak? |
| Üretim (yapım) | 5 Tasarım/UX, 6 Geliştirme, 7 İçerik | Site nasıl görünecek, nasıl çalışacak, ne anlatacak? |
| Canlı (yaşam döngüsü) | 8 Test, 9 Yayın, 10 Bakım ve ölçüm | Hatasız mı, canlıda mı, sürdürülebilir mi? |
Bu üç evre arasında geri besleme vardır: bakım ve ölçüm (10. adım) topladığı veriyle stratejiyi (1. adım) sürekli günceller. Yani süreç düz bir çizgi değil, dönen bir döngüdür. Aşağıda her adımı sırasıyla açıyoruz.
1. Hedef ve Strateji: En Çok Atlanan, En Kritik Adım
Her şeyden önce sitenin neden var olduğunu netleştirin. Pratikte bu adım dört soruya cevap vermektir: Hedef kitle kim? (kurumsal alıcı mı, son tüketici mi, yerel müşteri mi), Dönüşüm hedefi ne? (lead/teklif toplama, doğrudan satış, yoksa salt bilgilendirme mi), Rakipler ne yapıyor? (rakip analizi) ve Başarıyı nasıl ölçeceğiz? (KPI tanımı). Bu adım atlanırsa, geri kalan tüm çabaların yönü belirsiz kalır. NN/g'nin (Nielsen Norman Group) yıllardır vurguladığı temel ilke de budur: kararlar varsayıma değil, hedef kitle ve dönüşüm verisine dayanmalıdır.
Strateji çıktısı somut olmalı: "B2B teklif talebi" hedefliyorsanız sitenin tüm mimarisi bir teklif/iletişim formuna akmalı; "doğrudan satış" hedefliyorsanız ürün sayfası ve ödeme akışı merkeze alınmalı. Bu ayrımın site tipine etkisi yüzeyseldeğil, mimaridir: B2B satış döngüsü uzun ve çok karar vericilidir, dolayısıyla site "satış" değil "eğitim ve güven" rolü oynar; vaka çalışması, rehber içerik ve demo/teklif talebi merkeze alınır. Son tüketiciye dönük bir e-ticaret sitesinde ise dönüşüm doğrudan "satın al"dır ve her ekstra tık sepet terkine yol açar. Bu farkı ayrı ayrı ele aldığımız kurumsal web sitesi nasıl olmalı ve B2B web sitesi nasıl tasarlanır rehberlerinde bulabilirsiniz.
Bu adımın somut çıktısı kâğıt üzerinde dört şey olmalı: tek cümlelik değer önerisi, birincil dönüşüm hedefi, 3-5 maddelik KPI listesi (örneğin form gönderimi, organik trafik, dönüşüm oranı) ve kaba bir sayfa haritası (sitemap). Bu çıktı yoksa tasarım aşamasına geçmeyin; çünkü görsel hiyerarşiyi, menü yapısını ve birincil CTA'yı belirleyen tam olarak bu strateji çıktısıdır. Hedefiniz hâlâ net değilse, projenizi ücretsiz analiz ettiğimiz analiz sihirbazımızla başlamak, doğru soruları daha baştan sormanızı sağlar.
2. Alan Adı (Domain): Markanızın Dijital Adresi
İyi bir alan adı kısa, akılda kalıcı ve marka adıyla uyumludur. Uzantı seçiminde .com hâlâ küresel güven standardıdır. Türkiye için .com.tr de güçlü bir seçenektir; ancak .com.tr almak için marka tescili veya ilgili belge gerekebilir (nic.tr kuralları). Pratikte sık önerdiğimiz yaklaşım, marka korumasını sağlamlaştırmak için hem .com hem .com.tr uzantısını birlikte almaktır; böylece taklit/yönlendirme riskini azaltırsınız. Uzantı seçerken pratik bir karar tablosu şöyle özetlenebilir:
| Uzantı | Güç | Dikkat |
|---|---|---|
| .com | En yüksek küresel güven; varsayılan tercih | İyi adlar genellikle alınmış; yaratıcı olmak gerekebilir |
| .com.tr | Güçlü TR sinyali, yerel güven | Belge/marka tescili gerekebilir (nic.tr) |
| .net / .org / yeni uzantılar | Alternatif; niş kullanımlar | Genel güven .com'un altında; ziyaretçi .com sanabilir |
Önemli bir taşınabilirlik tavsiyesi: alan adını hosting'ten bağımsız bir yerde tutmaya çalışın. Domain ve hosting'i ayrı yönetmek, ileride sağlayıcı değiştirmeniz gerektiğinde sizi platforma kilitlenmekten kurtarır; sağlayıcı bağımlılığı (vendor lock-in) en sinsi maliyetlerden biridir ve genellikle iş büyüyünce ortaya çıkar. Boşta olup olmadığını ve hangi uzantıların müsait olduğunu hızlıca kontrol etmek için domain sorgulama aracımızı kullanabilir, sürecin tamamını domain, hosting ve SSL altyapı rehberimizde adım adım inceleyebilirsiniz; domain seçim mantığını ayrı işlediğimiz domain sorgulama nasıl yapılır yazısı da bu adımı tamamlar. Adayları ararken aklınızda bulunsun: marka adınız Türkçe karakter içeriyorsa, alan adında bunu sadeleştirmeniz (ör. "ş" yerine "s") gezilebilirlik ve hatasız yazım açısından genellikle daha sağlıklıdır.
3. Hosting (Barındırma): Sitenizin Yaşadığı Yer
Hosting türünü siteyi büyüklüğüne ve trafiğine göre seçin. 2026 itibarıyla başlıca seçenekler şunlar:
| Hosting Türü | Kime Uygun | Avantaj / Dezavantaj |
|---|---|---|
| Paylaşımlı | Küçük site, blog, tanıtım | Ucuz; ancak kaynak paylaşımı nedeniyle yoğunlukta yavaşlayabilir |
| VPS | Orta ölçek, büyüyen site | İzole kaynak, daha iyi kontrol; teknik yönetim gerektirir |
| Dedicated / Bulut | Yüksek trafik, kritik uygulama | En güçlü; maliyet ve yönetim yükü yüksek |
| Yönetilen WordPress | WordPress siteleri | Otomatik güncelleme/yedek; daha pahalı, esneklik sınırlı |
| Statik / JAMstack (Vercel, Netlify, Cloudflare Pages) | Modern framework siteleri | Edge/CDN ile çok hızlı; dinamik backend ayrı kurgulanır |
Burada belirleyici faktör hızdır. Edge/CDN (içerik dağıtım ağı) kullanımı, ziyaretçiye coğrafi olarak en yakın sunucudan içerik sunarak yükleme süresini doğrudan etkiler; bu da hem kullanıcı deneyimini hem de Core Web Vitals skorlarınızı iyileştirir. Pratik bir bağ kurmak gerekirse: LCP (en büyük içeriğin görünme süresi) eşiğini 2,5 saniyenin altında tutmak çoğu zaman doğru hosting ve CDN seçimiyle başlar; yavaş bir sunucu yanıtı (TTFB) hiçbir kod optimizasyonuyla tam telafi edilemez.
Türkiye bağlamında sık sorulan "yerli mi yurt dışı hosting mi?" sorusunun pratik cevabı şudur: yurt içi hosting, TR ziyaretçiye düşük gecikme ve KVKK/veri yerelleştirme algısı açısından avantajlıdır; ancak Cloudflare veya Vercel edge gibi modern global CDN'lerle yurt dışı barındırma da Türkiye'ye hızlı içerik sunabilir. Belirleyici teknik nokta şudur: kişisel veri (üyelik, sipariş, form kayıtları) yurt dışına aktarılıyorsa, bu aktarım KVKK'nın yurt dışına veri aktarım kurallarına tabidir; barındırma kararını yalnızca hıza göre değil, işlediğiniz verinin niteliğine göre de verin. Bu kararı bütçe ve ölçek boyutlarıyla tarttığımız hazır site mi özel yazılım mı yazımız da yön gösterici olabilir; barındırma ve sertifika zincirinin teknik kurulumu için ise altyapı rehberimize bakın.
4. SSL/TLS: Artık Opsiyonel Değil, Zorunlu
HTTPS, 2026'da bir lüks değil temel gerekliliktir. Üç işi birden yapar: tüm trafiği şifreler (gizlilik), sunucunun kimliğini doğrular (kimlik) ve veri bütünlüğünü korur (içeriğin yolda değiştirilmemesi). "SSL" terimi yaygın olarak kullanılsa da güncel protokol teknik olarak TLS'dir (TLS 1.2/1.3); ikisini eş anlamlı kullanmak alışkanlık olsa da kurarken TLS 1.2 ve üzerini hedefleyin. HTTPS olmadan tarayıcı "güvenli değil" uyarısı çıkarır ve ziyaretçi daha forma dokunmadan kaçar; üstelik HTTPS doğrulanmış bir Google sıralama sinyalidir.
İyi haber: Let's Encrypt ile ücretsiz sertifika alabilirsiniz ve çoğu modern hosting bunu otomatik sağlar; çoğu zaman tek yapmanız gereken bir anahtarı açmaktır. Kurulumda iki ayrıntıyı atlamayın: tüm HTTP trafiğini HTTPS'e kalıcı (301) yönlendirin ve sitenin "karışık içerik" (mixed content) barındırmadığından, yani hiçbir görsel/script'in hâlâ http:// üzerinden yüklenmediğinden emin olun; aksi halde tarayıcı kilit simgesini kırar. KVKK açısından da HTTPS sadece iyi pratik değildir: kişisel veri işleyen sitelerde "veri güvenliği" teknik tedbiri yasal bir zorunluluktur (KVKK m.12) ve trafiğin şifrelenmesi bu tedbirlerin en temelidir. SSL kurulumunun ayrıntılarını altyapı rehberimizde, güvenlik tarafının bütününü ise web sitesi güvenliği rehberimizde bulabilirsiniz.
5. Platform ve Tasarım/UX Seçimi: Sitenin İskeleti
Altyapı hazır olunca, siteyi neyle inşa edeceğinizi seçersiniz. Üç ana yol var ve seçim, esneklik–maliyet–kontrol dengesine dayanır:
- Hazır site kurucu (Wix, Squarespace, Shopify): Düşük teknik bilgi gerektirir, hızlı yayınlanır. Esneklik ve sahiplik düşüktür; tasarım ve içerik platforma kilitlidir. Wix küresel web payında yaklaşık %4,3'tür.
- CMS (WordPress, headless çözümler): Orta esneklik, geniş eklenti ekosistemi, güçlü içerik yönetimi. WordPress tek başına tüm web sitelerinin %41,9'unu çalıştırır (W3Techs, Haziran 2026) ve CMS pazarının %59,5'ini elinde tutar; en yakın rakibi Shopify %5,2, ardından Wix %4,3'tür, yani WordPress en yakın rakibinin yaklaşık dokuz katı büyüklüktedir. Bu gücün bedeli düzenli bakım ve güvenlik sorumluluğudur.
- Özel yazılım (Next.js/React, Astro, SvelteKit vb.): Tam kontrol, en yüksek performans ve ölçek. Maliyet ve süre en yüksektir; markaya özgü, dönüşüm-kritik projeler için idealdir.
Seçimi netleştirmek için kararı tek bir tabloya indirgeyelim:
| İhtiyaç | Önerilen yol | Neden |
|---|---|---|
| Hızlı, ucuz, küçük tanıtım sitesi | Hazır kurucu veya WordPress | Düşük teknik yük, hızlı yayın |
| İçerik ağırlıklı, ekibin yöneteceği site | CMS (WordPress / headless) | Güçlü içerik yönetimi, eklenti ekosistemi |
| Standart e-ticaret | Shopify (küresel) / ikas (TR) | Hazır ödeme, kargo, e-fatura; TR için ikas yerel güçlü |
| Özgün ürün, yüksek trafik, tam kontrol | Özel yazılım (Next.js vb.) | En iyi performans/ölçek, sınırsız özelleştirme |
Bu kararı derinlemesine ele aldığımız hangi CMS seçilmeli rehberimiz net bir karar tablosu sunar; hazır-özel kıyasını maliyet ve sahiplik ekseninde işlediğimiz hazır site mi özel yazılım mı yazısı ise bütçe tarafını derinleştirir. E-ticaret altyapısı seçiyorsanız ikas mı Shopify mı karşılaştırması doğrudan iki lideri tartar.
Platformdan bağımsız olarak, tasarım aşamasında mobil-öncelikli düşünmek şarttır: önce küçük ekran tasarlanır, sonra büyük ekrana genişletilir (progressive enhancement). Bunun iki sağlam gerekçesi var. Birincisi trafik: mobil cihazlar küresel web trafiğinin yaklaşık %60'ını oluşturur (2026) ve Türkiye gibi pazarlarda bu oran %80'e kadar çıkar. İkincisi SEO: Google varsayılan olarak sitenin mobil sürümünü indeksleyip sıralar (mobile-first indexing), dolayısıyla mobilde eksik içerik doğrudan SEO kaybıdır. Tasarımın kullanıcı odaklı kurulması için UI/UX tasarım ilkeleri ve cihaz uyumu için mobil uyumlu responsive tasarım rehberlerimiz bu adımın temelini oluşturur.
Tasarımda gözden kaçırılmaması gereken birkaç ilke vardır: net görsel hiyerarşi (göz önce başlık ve birincil CTA'ya gitmeli), tutarlılık (aynı eylem her yerde aynı görünmeli), ve seçenekleri sadeleştirme (Hick Yasası: seçenek arttıkça karar süresi uzar). Dokunmatik hedefleri de baştan doğru boyutlandırın: WCAG 2.2'nin minimum hedef boyutu kriteri (SC 2.5.8, AA) asgari 24×24 CSS pikseldir, ancak pratikte 44–48px aralığı hem Apple hem Google önerileriyle örtüşür. Tasarım ve UX tarafını bizimle yürütmek isterseniz UI/UX tasarım hizmetimize göz atabilirsiniz.
6. Geliştirme: Tasarımı Çalışan Siteye Dönüştürmek
Geliştirme aşamasında tasarım, çalışan ve performanslı bir siteye dönüşür. Bu aşamanın 2026'daki en kritik ölçütü Core Web Vitals'tır. Üç temel metrik ve "iyi" eşikleri (75. yüzdelik saha verisi): LCP (en büyük içeriğin görünme süresi) ≤ 2,5 sn, INP (etkileşime yanıt hızı) ≤ 200 ms, CLS (beklenmedik kayma) ≤ 0,1. INP, 12 Mart 2024'te FID'in (First Input Delay) yerini alarak resmî bir Core Web Vital oldu; FID yalnızca ilk etkileşimin gecikmesini ölçerken INP tüm etkileşimleri ve tam yaşam döngüsünü (giriş gecikmesi + işleme + sunum) ölçer, bu yüzden gerçek deneyime çok daha yakındır.
Her metriği nerede kazanıp nerede kaybettiğinizi bilmek, geliştirmeyi tahminden çıkarıp mühendisliğe dönüştürür:
| Metrik | İyi eşik | En sık kök neden | Tasarım/geliştirme çözümü |
|---|---|---|---|
| LCP | ≤ 2,5 sn | Ağır hero görseli, yavaş sunucu yanıtı, geç yüklenen font | LCP görselini preload et, kritik CSS'i satır içi ver, fontu preload + font-display: swap |
| INP | ≤ 200 ms | Ana iş parçacığını bloke eden ağır JavaScript | Kod bölme (code splitting), az script, uzun görevleri parçalama |
| CLS | ≤ 0,1 | Görsele/iframe'e yer ayrılmaması, font kaynaklı kayma | Her img/video/iframe'e açık width-height (veya aspect-ratio); @font-face size-adjust ile font kaymasını kıs |
Somut bir örnek vermek gerekirse: CLS'nin en yaygın kök nedeni, bir görsele yer ayrılmaması ve görsel yüklenince altındaki içeriğin aşağı zıplamasıdır; her görsele açık genişlik-yükseklik vermek bunu tek başına büyük ölçüde çözer. Font kaynaklı kaymada ise @font-face üzerinde size-adjust descriptor'ı, CLS'yi örneğin 0,15 gibi başarısız bir değerden 0,02 gibi sağlıklı bir değere indirebilir. Özel yazılımda bu kontroller doğal olarak elinizdedir; eklenti yüklü WordPress kurulumlarında ise her eklentinin kendi CSS/JS yükünü taşıması nedeniyle "eklenti şişmesine" dikkat etmek, kullanılmayan eklentileri silmek gerekir.
Hız optimizasyonunu pratikte nasıl yaptığınızı site hızı ve Core Web Vitals rehberinde ve ölçüm tarafını PageSpeed Insights rehberinde ayrıntılı bulabilirsiniz. Sıfırdan özel bir site geliştirmek istiyorsanız özel yazılım hizmetimiz bu aşamayı baştan sona kapsar.
7. İçerik: Siteyi Anlamlı Kılan Katman
İçerik, en başta planlanması gerektiği hâlde pratikte en sona bırakılan adımdır; bu yüzden ayrı bir disiplinle ele alın. Her sayfanın net bir amacı olmalı: anasayfa değer önerisini ilk ekranda (above the fold) ortaya koymalı, hizmet/ürün sayfaları kullanıcı sorularını answer-first cevaplamalı, yani önce net cevabı vermeli sonra detaya inmeli. İçeriği yazarken SEO'yu baştan örün: doğru başlık yapısı (sayfada tek bir H1, ardından mantıklı H2/H3 hiyerarşisi), anlamlı (semantic) HTML, görsellere alt metni ve her sayfaya özgün meta başlık/açıklama. Meta etiketleri hızlıca oluşturmak için meta title-description oluşturucu aracımızı kullanabilirsiniz.
İçerik aynı zamanda dönüşümün taşıyıcısıdır: tek ve net bir birincil CTA (above the fold), sürtünmeyi azaltan kısa formlar (mümkün olan en az alan), güven öğeleri (referanslar, müşteri logoları, sertifikalar, gerçek ekip, açık adres-telefon) ve sosyal kanıt eklemek dönüşüm oranını doğrudan etkiler. Müşterilerimizde gördüğümüz tipik kazanç, form alan sayısını azaltıp tek bir net CTA bırakmaktan gelir; her gereksiz alan ve her ikincil çağrı, kullanıcının asıl yapmasını istediğiniz eylemden dikkatini çalar. Dönüşümü sistematik artırmanın çerçevesini dönüşüm odaklı landing page rehberinde, e-ticaret tarafını ise dönüşüm oranı (CRO) rehberinde bulabilirsiniz. İçeriğin SEO temelini SEO nedir nasıl yapılır ve sayfa içi (on-page) SEO rehberlerimizde derinlemesine işliyoruz.
Türkçe içerik için kritik bir teknik not: site mutlaka UTF-8 olmalı, seçilen yazı tipi Türkçe karakterleri (ç, ğ, ı, İ, ö, ş, ü) ve özellikle noktalı/noktasız I ayrımını desteklemeli; bazı popüler fontlarda "İ/ı" dönüşümü hatalıdır, bu yüzden font seçimini gerçek Türkçe metinle test edin. Sayfanın lang="tr" tanımı hem erişilebilirlik (ekran okuyucunun doğru telaffuz etmesi) hem de doğru büyük/küçük harf dönüşümü için gereklidir. Erişilebilirlik açısından da içerik tarafının iki kuralını baştan uygulayın: her bilgi taşıyan görsele anlamlı alt metni yazın ve metin kontrastını gövde metni için en az 4,5:1, büyük metin için en az 3:1 tutun; WebAIM'in yıllık taramalarında en sık rastlanan hatalar tam da düşük kontrast ve eksik alt metnidir.
8. Test: Yayından Önce Son Kontrol
Yayına geçmeden önce sistematik bir kontrol listesi uygulayın. En çok atlanan ama en çok bedel ödeten adım budur; canlıya çıktıktan sonra düzeltmek hem daha pahalı hem de itibar açısından daha yıpratıcıdır. Yayın öncesi denetlemeniz gerekenler:
- Mobil test: Gerçek cihazlarda görünüm ve dokunmatik hedef boyutları (WCAG 2.2 SC 2.5.8'e göre asgari 24×24 CSS piksel, pratik öneri 44–48px); otomatik doldurma ve doğru klavye tiplerinin (e-posta alanında e-posta klavyesi vb.) çalışması.
- Hız (CWV): LCP ≤ 2,5 sn, INP ≤ 200 ms, CLS ≤ 0,1 eşiklerinin saha/laboratuvar verisiyle doğrulanması.
- Erişilebilirlik denetimi: Kontrast (gövde metni için en az 4,5:1, büyük metin 3:1), alt metinleri, klavyeyle tam gezilebilirlik, görünür odak halkası, form etiketleri, sayfa dil tanımı (lang).
- SEO: Meta başlık/açıklamalar, sitemap.xml, robots.txt, başlık hiyerarşisi, kanonik etiketler.
- Bağlantılar ve yönlendirmeler: 404 kontrolü, kırık link taraması, yenileme yapılıyorsa 301 haritasının doğrulanması.
- Form testleri: Tüm formların gerçekten e-posta/kayıt ürettiğinin ve doğrulamalarının (boş alan, geçersiz e-posta) çalıştığının test edilmesi.
- Yasal metinler: KVKK aydınlatma metni, çerez politikası ve çerez bandı; e-ticaret varsa mesafeli satış sözleşmesi, ön bilgilendirme formu, iade/cayma koşulları. Aydınlatma metni ile açık rıza/ticari ileti izninin AYRI düzenlendiğinden emin olun.
- Yedekleme: Yayın öncesi tam yedeğin alınması (bir sorun çıkarsa geri dönülebilecek bir nokta).
Erişilebilirlik artık yalnızca iyi niyet meselesi değil. Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA) 28 Haziran 2025'te yürürlüğe girdi; EN 301 549 ve dolayısıyla WCAG 2.1 AA'ya uyumu zorunlu kıldı, piyasadaki eski hizmetler için geçiş süresi 28 Haziran 2030'a kadar tanındı ve ihlal cezaları ülkeye göre 100.000 EUR'a veya yıllık cironun %4'üne kadar çıkabiliyor. AB'ye ürün/hizmet satan (e-ticaret, bankacılık, e-kitap, ulaşım gibi) Türkiye firmaları da kapsama girebilir. Bu konuyu kapsamlı işlediğimiz web erişilebilirliği rehberimiz test aşamasında elinizin altında olmalı. SEO tarafının teknik denetimini ise teknik SEO denetimi rehberinde bulabilirsiniz.
9. Yayın (Go-Live): Siteyi Canlıya Almak
Yayın, alan adının doğru sunucuya yönlendirilmesi (DNS ayarları), HTTPS'in canlıda çalıştığının doğrulanması ve sitenin arama motorlarına açılmasıyla tamamlanır. Bu aşamada en sık unutulan ayrıntı, geliştirme sırasında robots ile engellenen sitenin canlıda indekslemeye açıldığının teyit edilmesidir; staging'de "noindex" bırakılan bir site canlıda da gizli kalırsa, tüm SEO emeği görünmez olur.
Eğer mevcut bir siteyi yeniliyor ve URL yapısını değiştiriyorsanız, en kritik kural devreye girer: eski URL'lerden yeni URL'lere kalıcı 301 yönlendirme kurmadan yayına geçmeyin; aksi halde yıllarca biriken sıralama ve backlink değerini kaybedersiniz. Pratikte bu, eski sayfaların tam bir listesini çıkarıp her birini yeni karşılığına eşleyen bir "301 haritası" hazırlamak demektir. Bu senaryoyu adım adım ele aldığımız web sitesi yenileme (redesign) rehberimiz, yayın haritasını korumanız için yol gösterir.
Yayın anında ve hemen sonrasında: sitemap'i Google Search Console'a gönderin, indekslenme durumunu izleyin, ilk haftalarda sıralamada normal dalgalanmalar olabileceğini hesaba katın (bu geçici dalgalanma yenilemelerde beklenen bir durumdur, panik yapmadan veriyi takip edin). Güvenlik tarafında ise yayınla birlikte güvenli form/giriş önlemlerinin aktif olduğundan emin olun: sunucu tarafı doğrulama, CSRF token, kaba kuvvet saldırısına karşı rate-limit, güçlü parola politikası ve mümkünse iki adımlı doğrulama (2FA). OWASP Top 10:2025'te "Broken Access Control" (A01) hâlâ en üst sırada; bu nedenle yetki kontrolünü yayından önce mutlaka test edin. Bu temelleri web sitesi güvenliği rehberimizde bulabilirsiniz.
10. Bakım ve Ölçüm: Yayın Bitiş Değil, Başlangıçtır
Web sitesi tek seferlik bir proje değil, sürekli bir süreçtir. Bakımsız bir site güvenlik ve SEO açısından hızla değer kaybeder; bilinen güvenlik açıklarının (CVE) büyük çoğunluğu güncellenmemiş bileşenlerden sömürülür. Düzenli bakım dört başlıkta toplanır:
- Güvenlik güncellemeleri: CMS çekirdeği, tema ve eklentiler düzenli güncellenmeli; kullanılmayan eklenti/tema silinmeli, admin paneli 2FA ile korunmalı. OWASP Top 10:2025'in yeni başlığı "Software Supply Chain Failures" (A03), kullandığınız üçüncü taraf bileşenleri güncel ve güvenilir tutmanın artık ayrı bir risk kategorisi olduğunu gösteriyor.
- İçerik tazeleme: Tarih/fiyat/ürün bilgilerinin güncel tutulması, eskiyen içeriğin yenilenmesi; bu hem kullanıcı güvenini hem SEO tazeliğini korur.
- Performans izleme: Core Web Vitals'ın canlıda korunması; yeni eklenen görsel/script'lerin LCP/INP/CLS'i bozmadığının periyodik kontrolü.
- Yedekleme: Düzenli, otomatik, sürümlü ve site dışı (off-site) yedek; en önemlisi geri yükleme işleminin periyodik test edilmesi. Test edilmemiş yedek, yedek sayılmaz.
Ölçüm ise stratejinin kapanış halkasıdır ve süreci bir döngüye çevirir: ilk adımda tanımladığınız KPI'ları (dönüşüm oranı, organik trafik, form gönderimi, hemen çıkma oranı) düzenli takip edin ve veriye göre iyileştirin. Bu noktada 10. adım yeniden 1. adımı besler: ölçtüğünüz veri, stratejinizi güncellemenin yakıtıdır. Dönüşümü sistematik artırmak için dönüşüm odaklı landing page rehberimiz pratik bir çerçeve sunar. Türkiye bağlamını da unutmayın: yerel SEO için firma adı-adres-telefon (NAP) bilgisinin sitede, Google Business profilinde ve dizinlerde birebir aynı olması, yerel sıralamayı doğrudan etkiler. Tüm bu süreci tek başınıza yürütmek yerine profesyonel destek almak isterseniz, projenizi ücretsiz analizimizle değerlendirip ihtiyacınıza uygun bir yol haritası çıkarabiliriz.
Özetle: web sitesi yapmak, doğru sırayla yürütülen on adımlık bir disiplindir. Stratejiyle başlayıp bakımla devam eden, oradan tekrar stratejiye dönen bu döngüde her adımın atlanması ileride katlanarak büyüyen bir bedel olarak geri döner. En kritik üç kural ise sabittir: içeriği ve SEO'yu en baştan planlayın, mobil-öncelikli ve hızlı (CWV uyumlu) inşa edin ve yayını bir bitiş değil sürekli iyileştirmenin başlangıcı olarak görün. İyi bir web tasarımının bütününe dair ilkeleri iyi web tasarımı nasıl olmalı yazımızda, bütçe planlaması için ise web tasarım fiyatları 2026 rehberimizde derinleştirebilirsiniz.
Platform Seçimi: Hazır Kurucu, CMS mi Özel Yazılım mı?
Kısa cevap: doğru platform tek bir "en iyi" değil, projenizin ölçeğine, esneklik ihtiyacına, bütçesine ve kimin yöneteceğine bağlıdır. Üç temel yol vardır: hazır site kurucu (Wix, Squarespace, Shopify), CMS (başta WordPress, ardından headless seçenekler) ve özel yazılım (Next.js/React gibi modern framework'lerle sıfırdan geliştirme). Pratik kural şudur: kısa vadeli, bütçesiz ve basit bir ihtiyaçsanız hazır kurucu; içerik ağırlıklı ve ekibinizin düzenleyeceği bir site istiyorsanız CMS; markaya özgü, dönüşüm-kritik, yüksek trafikli ve uzun ömürlü bir varlık kuruyorsanız özel yazılım mantıklıdır. Bu bölümde üç yolu kullanıcı tipine, sahiplik düzeyine, performansa ve maliyete göre ayrıştırıyoruz ki kararınızı varsayımla değil kriterle verin.
Platform kararı, bir web sitesinin yapım sürecindeki en geri dönüşü zor adımdır. Alan adı taşınır, tasarım yenilenir, hosting değiştirilir; ama yanlış platforma kilitlenmiş bir içerik ve veri yapısını taşımak çoğu zaman sıfırdan yapım kadar maliyetlidir. Bizim müşterilerimizde sık gördüğümüz tablo şudur: ilk gün "en hızlı ve en ucuz" görünen seçenek seçilir, iki yıl sonra büyüme ya da entegrasyon ihtiyacı geldiğinde aynı site sıfırdan yeniden yapılır — yani başta kaçınılan maliyet, faiziyle geri döner. Bu yüzden seçimi, tasarım ve geliştirme adımlarına geçmeden önce netleştirmek gerekir. Konuyu daha derin ele aldığımız CMS nedir, hangi CMS seçilmeli ve hazır site mi özel yazılım mı rehberlerimiz bu bölümün doğal devamıdır.
Üç yol arasındaki temel fark nedir?
Üç model arasındaki ayrımı en net şekilde "kontrolü kim taşıyor" sorusuyla anlarsınız. Hazır kurucuda altyapıyı, güncellemeyi ve büyük ölçüde tasarım sınırlarını platform belirler; siz hız ve kolaylık karşılığında kontrolden feragat edersiniz. CMS'te içeriğin sahibi sizsiniz ama bakım, güvenlik güncellemeleri ve performans optimizasyonu da sizin sorumluluğunuzdadır. Özel yazılımda her şey — kod, veri, performans, görünüm — tamamen size aittir; bunun bedeli ise yüksek ön maliyet ve geliştirme süresidir.
- Hazır site kurucu (Wix, Squarespace, Shopify): Sürükle-bırak arayüz, düşük teknik bilgi gereksinimi, hızlı yayın. Esneklik ve sahiplik düşük; platforma kilitlenirsiniz. Wix tüm web'in yaklaşık %4,3'ünü çalıştırır (W3Techs, Haziran 2026 itibarıyla; pazar payları zamanla değişir).
- CMS (WordPress ve headless alternatifler): Orta esneklik, geniş eklenti ekosistemi, içerik ekibinin yönetebileceği yapı. WordPress, tüm web sitelerinin %41,9'unu, CMS kullanan sitelerin ise %59,5'ini çalıştırır (W3Techs, Haziran 2026) — yani en yakın rakibinin yaklaşık 9 katı büyüklükte. Karşılığında düzenli bakım ister.
- Özel yazılım (Next.js, React, Astro vb.): Tam kontrol, en yüksek performans ve ölçek, sınırsız özelleştirme. Maliyet ve süre yüksek; markaya özgü, entegrasyon yoğun, dönüşüm-kritik işler için doğru tercih.
Bu üç modelin sınırı her zaman keskin değildir. WordPress'i klasik bir CMS olarak da, başlığı (frontend'i) ayrılmış "headless" bir içerik kaynağı olarak da kullanabilirsiniz. Benzer şekilde Shopify hem hazır bir kurucu gibi hızlı kurulur hem de Hydrogen gibi araçlarla özel bir frontend'e bağlanabilir. Yani modern manzarada model seçimi "ya hep ya hiç" değildir; bir omurga seçip onu hibrit kullanmak da mümkündür. Önemli olan, sizin somut ihtiyacınızın bu yelpazede nereye düştüğünü doğru okumaktır.
Karar verirken sık yapılan bir hata, platformu "şu an neye ihtiyacım var" yerine "fiyatı ne" üzerinden seçmektir. Oysa platform bir kira değil, bir adres seçimidir: üzerine kuracağınız her sayfa, her entegrasyon ve her içerik o adresin kurallarına tabi olur. Bu nedenle aşağıdaki bölümlerde her modeli yalnızca "ne kadar" diye değil, "kime, hangi koşulda ve hangi sınırlarla" uygun olduğu üzerinden ele alıyoruz.
Hazır site kurucu kime uygun?
Hazır kurucular, teknik ekibi olmayan, hızlı yayına çıkmak isteyen ve siteyi kendisi yönetecek küçük işletmeler için tasarlanmıştır. Wix ve Squarespace sürükle-bırak mantığıyla çalışır: tema seçer, içeriği yerleştirir, birkaç günde yayına alırsınız. Bu modelin en büyük cazibesi giriş bariyerinin düşük olmasıdır — kod bilmeden, ayrı bir hosting/SSL kurulumuyla uğraşmadan bir site sahibi olursunuz; SSL ve altyapı bakımı sağlayıcının üzerindedir. Domain, hosting ve SSL'in birbirinden nasıl ayrıldığını domain, hosting ve SSL altyapı rehberinde tek tek açıkladık; hazır kurucular bu üç katmanı sizin için tek pakette birleştirir.
Ancak bu kolaylığın bir bedeli vardır. Birincisi sahiplik ve taşınabilirlik (vendor lock-in): içeriğiniz ve tasarımınız platforma kilitlidir, başka bir altyapıya temiz bir şekilde taşımak çoğu zaman mümkün değildir. Pratikte bu, ileride platform değiştirmek istediğinizde sayfaları, URL yapısını ve çoğu zaman tasarımı elle yeniden kurmak zorunda kalmanız demektir; bu da gizli ama gerçek bir maliyettir. İkincisi esneklik sınırı: şablonun çizdiği çerçevenin dışına çıkmak, karmaşık iş mantığı veya özel entegrasyon kurmak zordur. Üçüncüsü performans kontrolü: Core Web Vitals (LCP ≤2,5 sn, INP ≤200 ms, CLS ≤0,1) üzerinde optimizasyon imkânınız sınırlıdır; sunucu yanıtı, script yükü ve görsel optimizasyonu büyük ölçüde platformun elindedir. Hız ve SEO konusunda neyin ölçüldüğünü site hızı ve SEO: Core Web Vitals rehberinde ayrıntılı anlattık.
Tasarımcıya kod düzeyinde kontrol veren Webflow, hazır kurucular ile geliştirme arasında bir köprüdür: görsel bir araçla çalışırsınız ama nispeten temiz kod üretir ve klasik şablon kurucularına göre daha ileri seviye özelleştirme sunar. Pratikte üç hazır kurucu şu profillere oturur: pazarlama sitesi ve genel küçük işletme için Wix; portföy, küçük marka ve tasarım odaklı işler için Squarespace; estetik ve etkileşim kontrolü isteyen tasarımcılar için Webflow. E-ticaret tarafında ise Shopify hazır kurucu kolaylığıyla mağaza açmanın en hızlı yoludur. Önemli not: hazır kurucu seçseniz bile yasal yükümlülükler değişmez — KVKK aydınlatma metni, çerez bandı ve e-ticaret yapıyorsanız mesafeli satış sözleşmesi gibi metinleri kendiniz eklemek zorundasınız; platform bunları otomatik üretmez.
Hazır kurucunun "yeterli" olduğunu nereden anlarsınız? Şu üç koşul aynı anda sağlanıyorsa hazır kurucu büyük olasılıkla doğru karardır: (1) sayfa sayısı ve özellik ihtiyacı sınırlı ve önümüzdeki bir-iki yılda köklü biçimde artmayacak, (2) özel bir entegrasyon (CRM, ERP, özel ödeme/kargo akışı) gerekmiyor, (3) organik trafik işin merkezinde değil ya da temel SEO yeterli. Bu koşullardan biri bile bozuluyorsa, hazır kurucunun sınırlarına beklediğinizden erken çarparsınız.
CMS (WordPress ve ötesi) ne zaman doğru seçim?
CMS'in mantığı içeriği koddan ayırmaktır: sitenin yapısı bir kez kurulur, sonrasında teknik olmayan bir ekip blog yazısı ekler, sayfa günceller, ürün tanımlar. İçerik ağırlıklı, düzenli güncellenen ve birden çok kişinin yöneteceği siteler için CMS doğal seçimdir. Bu pazarda WordPress'in hâkimiyeti tartışmasızdır — 60.000'i aşan eklenti ve 10.000'i aşan tema ekosistemiyle neredeyse her ihtiyaca hazır bir çözüm bulunur. Bu büyüklük aynı zamanda bir avantaj döngüsü yaratır: çok kullanıldığı için çok dokümantasyon, çok geliştirici ve çok eklenti vardır; bu da yeni ihtiyaçlarda hazır çözüm bulma olasılığını artırır.
WordPress'in gücü aynı zamanda zayıflığının da kaynağıdır. Eklenti ekosistemi sayesinde hızlı çözüm üretirsiniz; ama her eklenti bir bakım, performans ve güvenlik yükü ekler. "Eklenti şişmesi" sitenizi yavaşlatır — gereksiz script ve stil yükü INP ve LCP değerlerini bozar — güncellenmemiş veya terk edilmiş üçüncü taraf eklentiler ise en yaygın saldırı yüzeyidir. Nitekim OWASP'ın güncel listesinde A03 Software Supply Chain Failures (tedarik zinciri açıkları) ilk kez Top 10'a girmiştir; bilinen açıkların çoğu güncellenmemiş bileşenlerden sömürülür. Bu nedenle güvenilir eklenti seçimi, kullanılmayanları silmek, çekirdeği/temayı/eklentileri düzenli güncellemek ve admin hesabını güçlü parola + 2FA ile korumak WordPress'te olmazsa olmazdır. Düzenli ve site dışı (off-site) yedek almak da geri dönüşü olan tek kurtarma yoludur. Konuyu web sitesi güvenliği rehberinde derinlemesine ele aldık.
WordPress'in ötesinde headless CMS yaklaşımı vardır: içerik bir API'den gelir, sunum katmanı (frontend) tamamen ayrıdır. Strapi (açık kaynak, kendi sunucunuzda barındırırsınız), Sanity (gerçek zamanlı ve esnek) ve Contentful (kurumsal) bu kategorinin öne çıkan isimleridir. Headless yapı, modern framework'lerle (Next.js, Astro) eşleştiğinde hem yüksek hız hem de çok kanallılık (aynı içeriği web, mobil uygulama, dijital ekran için kullanma) avantajı sunar. Bunun pratik karşılığı şudur: içeriği bir kez yazar, hem web sitenizde hem mobil uygulamanızda hem de mağaza içi ekranda aynı kaynaktan gösterirsiniz; her kanal için ayrı içerik yönetmek zorunda kalmazsınız. Bu, özel yazılım esnekliği ile içerik ekibinin rahatlığını birleştirmek isteyen orta-büyük projeler için güçlü bir orta yoldur.
E-ticaret özelinde CMS dünyası ikiye ayrılır: WordPress üzerinde WooCommerce popülerdir; bağımsız platformlarda ise küresel lider Shopify (tüm web'in yaklaşık %5,2'si), Türkiye'de ise ikas güçlü yerel alternatiftir. ikas, TL bazlı çalışması, Türkiye kargo entegrasyonları ve e-fatura uyumuyla yerel pazara özel avantajlar sağlar; bu da KVKK/mevzuat tarafında işinizi kolaylaştırır. Hangisinin size uyacağını ikas mı Shopify mı e-ticaret altyapısı seçimi yazımızda karşılaştırdık.
CMS'in sınırı nerede? CMS, içerik üretip yönetmek istediğiniz sürece mükemmeldir; ama site giderek bir "uygulamaya" dönüşmeye başladığında — yani kullanıcıya özel hesap akışları, gerçek zamanlı veri, karmaşık hesaplama veya yoğun dış sistem entegrasyonu gerektiğinde — eklenti yığını yönetilemez hale gelebilir. İşte bu eşikte headless yaklaşım ya da tamamen özel yazılım gündeme gelir.
Özel yazılım ne zaman gerekir?
Özel yazılım, projeniz hazır çözümlerin sınırlarına dayandığında devreye girer. Markaya tamamen özgü bir arayüz, karmaşık iş mantığı, derin sistem entegrasyonları (CRM, ERP, ödeme, özel API'ler), yüksek trafik altında ölçeklenme veya milimetrik performans gereksinimi varsa, Next.js/React gibi modern framework'lerle geliştirilen özel bir yazılım en doğru karardır. Bu modelde her şey size aittir: kod, veri, tasarım ve performans bütçesi. "Performans bütçesi" derken kastettiğimiz şudur — her görselin, her script'in ve her fontun yükleme maliyetini ölçer ve eşiklerin (LCP ≤2,5 sn, INP ≤200 ms, CLS ≤0,1) altında kalacak şekilde planlarsınız; hazır platformlarda bu bütçeyi büyük ölçüde platform sizin yerinize harcar.
Özel yazılımın en somut avantajı performanstır. Statik üretim (SSG) ve edge/CDN dağıtımıyla geliştirilen siteler genellikle en hızlı yüklenen ve en iyi ölçeklenen yapılardır; çünkü LCP görselini preload etmek, kritik CSS'i satır içi vermek, fontu font-display: swap ve size-adjust ile yüklemek, kod bölme (code splitting) ile INP'yi düşürmek ve her görsele açık genişlik/yükseklik (veya aspect-ratio) vererek CLS'yi sıfıra yakın tutmak gibi optimizasyonların tamamı sizin kontrolünüzdedir. Modern framework manzarasında React/Next.js uygulama benzeri dinamik siteler için en yaygın seçimdir; Astro "az JavaScript" felsefesiyle içerik odaklı çok hızlı statik siteler üretir; Vue/Nuxt ve SvelteKit ise güçlü alternatiflerdir. Bu kontrol düzeyi yalnızca hız için değil, erişilebilirlik (WCAG 2.2 AA) ve güvenlik başlıkları gibi konularda da tam söz hakkı verir — bunları üçüncü taraf bir temanın insafına bırakmazsınız.
Bu modelin bedeli yüksek ön maliyet ve geliştirme süresidir; ayrıca bakım sorumluluğu sizde ya da çalıştığınız ajansta olur. Buna karşılık abonelik bağımlılığı yoktur ve uzun vadede toplam sahip olma maliyeti, ölçek büyüdükçe hazır çözümlerin lehine olmaktan çıkar. Markaya özgü, dönüşüm-kritik ve uzun ömürlü bir varlık inşa ediyorsanız, bizim müşterilerimizde de gördüğümüz gibi özel yazılımın getirdiği kontrol farkı, ilk yıldan sonra kendini gösterir. Maliyetin kalemlerini ve neye göre değiştiğini merak ediyorsanız özel yazılım maliyeti neye göre belirlenir yazımız iyi bir başlangıçtır. Bu süreci uçtan uca yürüten özel yazılım ve web sitesi geliştirme hizmetimizle tasarımdan canlıya kadar tek elden ilerleyebilirsiniz; arayüz ve etkileşim katmanını ise web ve mobil UI/UX tasarımı hizmetimizle birlikte kurgularız.
Karşılaştırma: hangi kritere göre hangi platform?
Aşağıdaki tablo, üç modeli pratik karar kriterleri üzerinden yan yana koyar. Tek bir satıra değil, sizin için en kritik 2-3 kritere ağırlık vererek okuyun: bütçe baskınsa farklı, sahiplik ve performans baskınsa farklı bir sütun öne çıkar.
| Kriter | Hazır Kurucu (Wix/Squarespace/Shopify) | CMS (WordPress/Headless) | Özel Yazılım (Next.js vb.) |
|---|---|---|---|
| Başlangıç maliyeti | Düşük (aylık abonelik) | Düşük-orta (hosting + geliştirme) | Yüksek ön maliyet |
| Uzun vade | Sürekli abonelik bağımlılığı | Bakım maliyeti, abonelik yok | Abonelik yok, bakım ekip/ajansta |
| Esneklik | Şablon sınırlarıyla kısıtlı | Orta-yüksek (eklenti/headless) | Sınırsız özelleştirme |
| Sahiplik / taşınabilirlik | Platforma kilitli (lock-in) | Kod ve veri sizin | Tamamen sizin |
| Performans kontrolü (CWV) | Sınırlı | Orta (eklentiye bağlı) | En yüksek (statik/edge) |
| Bakım sorumluluğu | Sağlayıcıda (avantaj) | Sizde (güncelleme şart) | Ekip/ajansta |
| Güvenlik yüzeyi | Dar, platform yönetir | Geniş (eklenti/çekirdek riski) | Kontrollü, mimariye bağlı |
| Teknik bilgi gereksinimi | Düşük | Orta | Yüksek (geliştirici/ajans) |
| Yayına çıkış hızı | Çok hızlı (gün) | Orta (hafta) | Yavaş (hafta-ay) |
| İdeal kullanım | Küçük, basit, hızlı, bütçesiz | İçerik ağırlıklı, ekip yönetimli | Marka-özgü, dönüşüm-kritik, ölçekli |
Bu tabloyu okurken sık düşülen tuzak, yalnızca "başlangıç maliyeti" satırına bakmaktır. Oysa platformun gerçek bedeli, toplam sahip olma maliyetidir (TCO): başlangıç + aylık abonelik/hosting + bakım + büyüdükçe değiştirme maliyeti. Hazır kurucuda başlangıç ucuzdur ama abonelik ömür boyu sürer ve büyüme anında platform değiştirme maliyeti gizli bir kalem olarak ortaya çıkar. Özel yazılımda başlangıç pahalıdır ama abonelik yoktur ve ölçek arttıkça birim maliyet düşer.
Toplam sahip olma maliyeti: hangi kalemler gizli?
Bir platformu yalnızca etiket fiyatıyla kıyaslamak yanıltıcıdır. Aşağıdaki tablo, üç modelin maliyetini görünür ve gizli kalemleriyle birlikte gösterir. Rakamlar değil, maliyet mantığı önemli — gerçek tutarlar kapsama göre değişir, net teklif almanızı öneririz.
| Maliyet kalemi | Hazır Kurucu | CMS | Özel Yazılım |
|---|---|---|---|
| Kurulum / geliştirme | Çok düşük | Düşük-orta | Yüksek |
| Aylık/yıllık abonelik | Sürekli, zorunlu | Yok (hosting hariç) | Yok |
| Hosting | Dahil | Ayrı (paylaşımlı/VPS/bulut) | Ayrı (edge/CDN, genelde verimli) |
| Bakım / güncelleme | Platformda (gizli) | Sizde (düzenli iş gücü) | Ekip/ajansta (planlı) |
| Eklenti / premium özellik | Ek paket ücretleri | Premium eklenti lisansları | Yok (kod içinde) |
| Büyüyünce değiştirme | Yüksek (sıfırdan taşıma) | Orta | Düşük (zaten esnek) |
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: "abonelik yok" demek "ücretsiz" demek değildir. CMS'te hosting ve bakım iş gücü; özel yazılımda ise geliştirme ve sürdürülebilir bakım maliyeti devam eder. Asıl kıyas, bu maliyetlerin sizin elinizde mi yoksa platformun insafında mı olduğudur. Kontrol elinizdeyse, performans ve güvenlik kararlarını ihtiyaca göre verebilirsiniz; değilse platformun çizdiği sınırlarla yaşarsınız.
Vendor lock-in ve taşınabilirlik: en çok unutulan kriter
Platform seçiminde en az konuşulan ama en pahalıya patlayan konu, kilitlenme (lock-in) riskidir. Hazır kurucularda içerik, tasarım ve çoğu zaman URL yapısı platforma gömülüdür; başka bir altyapıya geçmek istediğinizde elinizde temiz, taşınabilir bir veri çıkışı olmayabilir. Bu durumda taşıma pratikte "yeniden yapım" anlamına gelir ve eski site ne kadar büyükse fatura o kadar kabarır.
CMS ve özel yazılımda ise kod ve veri sizindir: WordPress'te içeriği dışa aktarabilir, headless CMS'te API üzerinden tüm veriye erişebilir, özel yazılımda zaten her şeye sahip olursunuz. Bu yüzden uzun ömürlü bir varlık kuruyorsanız, taşınabilirliği baştan bir kriter olarak masaya koyun. Sorulacak somut sorular şunlardır: İçeriğimi standart bir formatta (örneğin yapılandırılmış dışa aktarım) alabilir miyim? URL yapım benim kontrolümde mi? Tasarımım platformdan bağımsız mı? Bu soruların cevabı "hayır" ise, ileride bir yenileme (redesign) gerektiğinde SEO ve emek kaybı riskini de hesaba katmalısınız. Yenileme sürecinde URL'leri korumanın ve 301 yönlendirmelerin neden hayati olduğunu web sitesi yenileme (redesign) rehberinde ayrıntılı ele aldık.
Karar verirken hangi soruları sormalı?
Doğru platform, doğru soruların cevabından çıkar. Karar öncesi şu kontrol listesini geçmenizi öneririz:
- Siteyi kim yönetecek? Teknik olmayan bir ekip düzenli içerik girecekse CMS; siz nadiren dokunacaksanız hazır kurucu; geliştirici/ajans destekliyse özel yazılım.
- Ne kadar büyüyeceksiniz? Trafik ve özellik ihtiyacı artacaksa baştan ölçeklenebilir bir yapı (headless CMS veya özel yazılım) seçmek, bir-iki yıl sonra platform değiştirme maliyetinden ucuzdur.
- Performans ve SEO ne kadar kritik? Organik trafik işinizin merkezindeyse, Core Web Vitals üzerinde tam kontrol veren yapılar (özel yazılım/headless) avantajlıdır. Unutmayın: Google artık sitenin mobil sürümünü indeksler, dolayısıyla mobil performans doğrudan sıralamayı etkiler.
- Entegrasyon ihtiyacınız var mı? CRM, ERP, özel ödeme veya kargo entegrasyonu gerekiyorsa hazır kurucuların sınırlarına çabuk dayanırsınız.
- Erişilebilirlik ve yasal uyum kapsamınızda mı? AB'ye ürün/hizmet satıyorsanız (e-ticaret, e-kitap, bankacılık vb.) Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA, 28 Haziran 2025'ten beri yürürlükte) ve WCAG 2.1 AA uyumu gündeme gelir; bu da temanın/platformun erişilebilirlik kontrolünü ne kadar verdiğini önemli kılar. Detayını web erişilebilirliği rehberinde bulabilirsiniz.
- Bütçe ön maliyet mi, toplam sahip olma maliyeti mi? Kısa vadeli bütçe baskınsa hazır kurucu; uzun ömürlü varlık inşa ediyorsanız özel yazılımın toplam maliyeti daha avantajlı olabilir.
Tipik senaryolar: hangi profil hangi yola gider?
Soyut kriterleri somutlaştırmak için bizim sahada en çok karşılaştığımız profilleri özetleyelim:
- Yeni açılan küçük işletme / yerel hizmet: Birkaç sayfalık tanıtım sitesi, sınırlı bütçe, kendi yönetimi → hazır kurucu (Wix) ya da basit bir WordPress yeterlidir.
- Düzenli blog yayınlayan içerik markası: Sürekli yazı/sayfa üreten bir ekip, SEO odaklı büyüme → WordPress veya headless CMS güçlü tercihtir.
- Yeni e-ticaret girişimi: Hızlı mağaza açıp satışa başlamak isteyen → Türkiye odaklıysa ikas, küresel satış hedefliyorsa Shopify mantıklıdır.
- Kurumsal / B2B firma: Güven inşası, lead üretimi, entegre form/CRM akışları → markaya özgü tasarım ve performans için özel yazılım ya da headless yapı öne çıkar. Bu profilin gereksinimlerini kurumsal web sitesi nasıl olmalı ve B2B web sitesi nasıl tasarlanır yazılarımızda derinlemesine işledik.
- Yüksek trafikli, özgün ürünlü dijital varlık: Milimetrik performans, ölçek ve tam kontrol gerektiren → özel yazılım net tercihtir.
Eğer hâlihazırda bir siteniz var ve hangi altyapı üzerinde çalıştığından emin değilseniz — ya da bir rakibinizin hangi e-ticaret altyapısını kullandığını merak ediyorsanız — e-ticaret altyapı tespit aracımızla birkaç saniyede teknolojiyi tespit edebilirsiniz. Bu, mevcut bir yapıyı yenilerken ya da rekabet analizi yaparken sağlam bir başlangıç noktasıdır. Platform kararınızı netleştirmek ve projenize en uygun yolu birlikte belirlemek isterseniz, ücretsiz analiz ve teklif sihirbazımız üzerinden ihtiyacınızı birkaç adımda paylaşabilirsiniz; biz de size kapsama göre değişen, gerçekçi bir yol haritası sunalım. Fiyatların neye göre şekillendiğini merak ediyorsanız web tasarım fiyatları 2026 yazımız iyi bir başlangıçtır.




