2026 Türkiye pazarında web tasarım fiyatları, sektörel kabul gören aralıklara göre basit bir tanıtım sitesi için 15.000–50.000 TL, özel tasarımlı kurumsal bir site için 50.000–150.000 TL, e-ticaret sitesi için 60.000–250.000 TL bandında seyrediyor; özel yazılım gerektiren projeler ise genellikle 250.000 TL'nin üzerinden başlıyor. Aralıkların bu kadar geniş olmasının tek bir nedeni var: web sitesi raftan alınan standart bir ürün değil, kapsamı projeden projeye değişen bir hizmet. Sayfa sayısı, tasarımın özel mi şablon mu olduğu, içerik üretimi, e-ticaret işlevleri, entegrasyonlar ve SEO temeli fiyatı doğrudan belirliyor. Bu rehberde her segmentin neden o fiyata mal olduğunu, ucuz işin gizli maliyetini ve teklifleri karşılaştırırken hangi kalemlere bakmanız gerektiğini dürüstçe ele alacağız.
Baştan netleştirelim: bu yazıdaki rakamlar herhangi bir ajansın fiyat listesi değil, 2026 itibarıyla Türkiye pazarında verilen tekliflerde gözlemlenen geniş eğilim aralıkları. Aynı "kurumsal site" başlığı altında 5 sayfalık şablon iş de satılabiliyor, 40 sayfalık çok dilli özel tasarım da; ikisinin fiyatının aynı olması zaten beklenemez. Bu yüzden yazıyı bir fiyat etiketi gibi değil, elinizdeki teklifin pazarın neresinde durduğunu gösteren bir harita gibi okuyun.
2026 web tasarım fiyat aralıkları: özet tablo
Önce büyük resme bakalım. Aşağıdaki tablo, dört temel proje tipinin 2026 Türkiye pazarındaki tipik fiyat bantlarını ve bu bantların içine genellikle nelerin girdiğini gösteriyor. Tüm rakamları KDV hariç düşünün ve her satırı "kapsama göre değişir" notuyla okuyun; aynı segmentte kapsam büyüdükçe üst banda, sadeleştikçe alt banda yaklaşılır.
| Proje tipi | 2026 fiyat aralığı | Tipik kapsam | Kimin için |
|---|---|---|---|
| Basit tanıtım sitesi | 15.000 – 50.000 TL | 3–7 sayfa, şablon veya hafif özelleştirme, iletişim formu, temel SEO | Yeni başlayan küçük işletme, serbest meslek sahipleri |
| Kurumsal web sitesi | 50.000 – 150.000 TL | 10–30 sayfa, markaya özel tasarım, içerik desteği, blog, çok dillilik seçeneği | Bayisi ve kurumsal müşterisi olan KOBİ'ler, üreticiler, hizmet firmaları |
| E-ticaret sitesi | 60.000 – 250.000 TL | Altyapı kurulumu, özel vitrin tasarımı, ödeme/kargo/e-fatura entegrasyonları, ürün yükleme | Online satış yapan veya satışa başlayacak işletmeler |
| Özel proje / web uygulaması | 250.000 TL ve üzeri | Özel yazılım, üyelik ve panel sistemleri, ERP/CRM entegrasyonu, API geliştirme | Sürece özel ihtiyaçları olan, hazır çözümlere sığmayan firmalar |
Serbest çalışanlarla (freelancer) bu rakamların altına inmek mümkün; deneyimli bir tasarımcıyla gayet iyi sonuç da alınabilir. Ancak tek kişiye bağlı projelerde süreklilik riski vardır: kişi yoğunlaşır, sektör değiştirir ya da ulaşılamaz olur ve siteniz sahipsiz kalır. Düşük fiyatın bir bölümü çoğu zaman bu riskin karşılığıdır. Ajans tarafında ise ekip, süreç ve yayın sonrası destek fiyata dahildir; bunun bedelini de teklifte görürsünüz.
Segment segment: hangi siteye neden o fiyat?
Tabloyu gördünüz; şimdi her segmentin içine girelim. Fiyatın neyi satın aldığınıza göre değiştiğini görünce, aralıkların genişliği de anlam kazanacak.
Basit tanıtım sitesi (15.000 – 50.000 TL)
Bu segment, "internette bulunabilir olmak" isteyen işletmelerin başlangıç noktası: ana sayfa, hakkımızda, hizmetler, iletişim ve belki bir referanslar sayfası. Alt bantta hazır bir tema üzerine logonuz ve metinleriniz yerleştirilir; üst bantta ise tema sizin sektörünüze göre ciddi biçimde özelleştirilir, metinler profesyonelce yazılır ve temel SEO ayarları (başlık etiketleri, hız optimizasyonu, Google Business Profile bağlantısı) yapılır.
Dikkat edilmesi gereken nokta şu: bu segmentteki sitelerin çoğu satış aracı değil, dijital kartvizittir. Tek bir ürün ya da hizmet satıyorsanız ve amacınız reklamdan gelen ziyaretçiyi müşteriye çevirmekse, klasik çok sayfalı site yerine dönüşüme odaklanmış tek sayfalık bir yapı daha verimli olabilir; ziyaretçiyi müşteriye çeviren sayfa kurgusunun mantığını dönüşüm oranı (CRO) rehberimizde ayrıntılı anlattık.
Kurumsal web sitesi (50.000 – 150.000 TL)
Kurumsal segmentte artık şablon değil, markanıza özel tasarlanmış bir site konuşuyoruz. Tipik kapsam: 10–30 sayfa, kurumsal kimliğinize uygun özgün arayüz, ürün/hizmet detay sayfaları, proje ve referans vitrini, blog altyapısı, KVKK aydınlatma metinleri ve çerez yönetimi, İK başvuru formları. İhracat yapan ya da yabancı müşterisi olan firmalarda çok dillilik (en az Türkçe + İngilizce) bu pakete eklenir ve fiyatı belirgin biçimde yukarı taşır; çünkü her sayfanın çevirisi, ayrı URL yapısı ve arama motoru işaretlemeleri ek iş demektir.
Fiyatı üst banda iten diğer kalemler: profesyonel metin yazarlığı, ürün ve tesis çekimleri, animasyonlu/hareketli arayüz öğeleri, bayi haritası gibi özel modüller. Yönettiğimiz projelerde en sık gördüğümüz yanlış beklenti, 100.000 TL'lik bir teklifin "sadece tasarıma" gittiğinin sanılması; oysa bedelin önemli bölümü içerik üretimi, yazılım geliştirme ve test süreçlerine aittir.
E-ticaret sitesi (60.000 – 250.000 TL)
E-ticarette fiyatın iki ana bileşeni var: altyapı tercihi ve vitrin tasarımının derinliği. Türkiye'de 2026 itibarıyla yaygın yol, ikas veya Shopify gibi hazır bir altyapı üzerine kurulum yapmak; hangi altyapının size uyduğunu İkas mı Shopify mi karşılaştırmamızda ele almıştık. Hazır altyapıda ajansın işi kurulumla bitmez: markaya özel vitrin tasarımı, kategori mimarisi, ürünlerin doğru başlık ve açıklamalarla yüklenmesi, iyzico/PayTR gibi sanal POS bağlantısı, desi bazlı kargo kurgusu, e-fatura entegrasyonu ve gerekiyorsa Trendyol/Hepsiburada pazaryeri senkronizasyonu bu paketin içindedir.
Alt bant (60.000–100.000 TL civarı) genellikle hazır tema üzerine düzenlenmiş, sınırlı ürün sayılı kurulumları; üst bant ise tamamen özel tasarlanmış vitrin, yüzlerce ürünün içerikleriyle taşınması ve çoklu entegrasyon içeren projeleri kapsar. Hazır tema ile özel vitrin tasarımı arasındaki farkın satışa nasıl yansıdığını Shopify'da hazır tema mı, özel tasarım mı yazımızda ayrıca ele aldık. Sitenin kendisi tek maliyet kalemi de değildir: komisyonlar, kargo anlaşmaları ve pazarlama bütçesiyle birlikte toplam resmi görmek için e-ticaret sitesi açmak kaç para rehberimize bakmanızı öneririz. Sanal POS tarafındaki komisyon farkları da uzun vadede ciddi tutar oluşturur; oranları sanal POS komisyon karşılaştırmamızda derledik.
Özel proje ve web uygulamaları (250.000 TL ve üzeri)
Rezervasyon sistemi, B2B bayi sipariş paneli, üyelikli içerik platformu, sektöre özel hesaplama araçları, ERP/CRM ile çift yönlü veri akışı… Hazır çözümlerin sığmadığı bu projelerde artık "site" değil "yazılım" satın alıyorsunuz. Fiyatın yapısı da değişir: analiz ve gereksinim dokümanı, arayüz tasarımı, geliştirme, test ve devreye alma aşamalarının her biri ayrı iş gücü ister ve proje aylara yayılır. Bu segmentte 250.000 TL bir başlangıç noktasıdır; kapsamlı kurumsal uygulamalar yedi haneli bütçelere ulaşabilir. Buradaki en kritik tavsiyemiz, yazılıma başlamadan önce kapsamı yazılı olarak netleştirmek; özel projelerde bütçe aşımlarının ana nedeni teknik zorluklar değil, yol ortasında değişen istekler ve baştan netleşmemiş kapsamdır.
Web tasarım fiyatını belirleyen 7 temel faktör
Görünüşte birbirine benzeyen iki site arasında neden üç kat fiyat farkı olabiliyor? Çünkü fiyat ekranda gördüğünüzün değil, ekranın arkasındaki işin karşılığı. Teklifleri sağlıklı karşılaştırmak için fiyatı oluşturan şu yedi faktörü bilmeniz gerekiyor.
- Sayfa sayısı ve bilgi mimarisi. 5 sayfalık bir siteyle 30 sayfalık bir sitenin tasarım, içerik ve test yükü aynı değildir. Sayfa sayısından da önemlisi, sayfa tiplerinin çeşitliliğidir: 20 benzer hizmet sayfası tek şablonla çözülürken, her biri farklı kurgulanmış 8 sayfa daha fazla tasarım emeği ister.
- Özel tasarım mı, hazır şablon mu? Hazır tema hızlı ve ekonomiktir ama binlerce sitede aynısı kullanılır ve markanıza değil, ortalamaya göre tasarlanmıştır. Markanıza özel arayüz ise hedef kitlenizin davranışına göre kurgulanır; bu işin disiplinli hali web ve mobil UI/UX tasarımı sürecidir ve fiyat farkının en büyük kaynağıdır.
- İçerik üretimi: metin, görsel, video. "İçerikleri siz gönderin" diyen teklif ucuzdur ama pratikte içerik çoğu işletmede aylarca gelmez ve proje sürüncemede kalır. Metin yazarlığı, ürün/tesis çekimi ve görsel düzenleme pakete girdiğinde fiyat artar; karşılığında site gerçekten yayına çıkar.
- E-ticaret işlevleri. Sepet, ödeme, iade akışı, kampanya kurguları, stok yönetimi ve ürün varyantları (beden, renk) her biri ayrı kurulum ve test gerektirir. Ürün sayısı ve varyant karmaşıklığı arttıkça, ürünlerin doğru aktarılması başlı başına bir iş kalemine dönüşür.
- Entegrasyonlar. Sanal POS, kargo firmaları, e-fatura sağlayıcısı, muhasebe/ERP yazılımı, pazaryerleri, CRM… Her entegrasyon iki sistemin konuşturulması demektir ve kendi test süreciyle gelir. Tekliflerde "entegrasyon" kelimesinin tek başına değil, hangi sistemlerle olduğu yazılı biçimde geçmesini isteyin.
- SEO ve performans temeli. Doğru başlık hiyerarşisi, hızlı açılış, mobil uyum, temiz URL yapısı ve yapılandırılmış veri işaretlemeleri sitenin Google'da bulunabilirliğinin temelidir. Bu temel atılmadan açılan siteler sonradan pahalı düzeltmeler gerektirir; hız tarafının nasıl ölçüldüğünü PageSpeed Insights rehberimizde anlattık.
- Bakım, güvenlik ve destek. Site yayına çıktığı gün bitmez: güncellemeler, yedekler, güvenlik yamaları ve küçük revizyonlar sürer. Kimi ajans bunu yıllık bakım paketiyle ayrı fiyatlar, kimi ilk yılı dahil eder. Teklifte bu kalemin nerede durduğunu mutlaka netleştirin; yoksa "ucuz" teklif, ilk yılın sonunda sürpriz faturalarla pahalanır.
Ucuz işin gizli maliyeti: siteyi iki kere yaptırmak
Danışanlarımızda en sık karşılaştığımız senaryo şudur: bir-iki yıl önce piyasanın çok altında bir fiyata yaptırılmış site; yavaş açılıyor, mobilde dağılıyor, Google'da markasının adı dışında hiçbir aramada görünmüyor ve onu yapan kişiye artık ulaşılamıyor. İşletme sahibi sonunda siteyi baştan yaptırıyor ve ilk ödediği para tamamen boşa gitmiş oluyor. "Ucuza yaptırdım" hikâyesinin gerçek bilançosu çoğu zaman şöyledir:
- Yeniden yaptırma bedeli: İlk ödeme çöpe gider, yenisi için pazar fiyatı yeniden ödenir. İki ucuz site, bir kaliteli siteden pahalıya gelir.
- SEO kaybı: Yanlış kurgulanmış URL yapısı ve taşınma sırasında kurulmayan yönlendirmeler, yıllar içinde biriken arama görünürlüğünü sıfırlayabilir. Kaybedilen sıralamaların geri kazanılması aylar alır.
- Reklam verimsizliği: Yavaş ve güven vermeyen bir siteye reklam göndermek, dibi delik kovaya su taşımaktır. Tıklama başına ödediğiniz para aynı, dönüşüm oranınız düşük olur; reklam bütçeniz sitenin eksiğini sübvanse eder.
- Güvenlik ve bakımsızlık riski: Güncellenmeyen altyapılar saldırılara açıktır; hacklenen bir site hem satış hem itibar kaybettirir, üstelik temizliği de paralıdır.
- Fırsat maliyeti: Kötü siteyle geçen her ay, kazanılamayan müşteriler demektir. Bu kalem faturada görünmez ama en pahalısıdır.
Bunu söylerken "en pahalıyı alın" demiyoruz; bütçesi sınırlı bir işletmenin şablon temelli temiz bir başlangıç yapması son derece meşru bir stratejidir. Sorun ucuzluk değil, işin temelsiz yapılmasıdır. Şablonla mı başlamalı, ne zaman özel yazılıma geçmeli sorusunun yanıtını hazır site mi, özel yazılım mı yazımızda karar kriterleriyle birlikte bulabilirsiniz.
Pahalı her zaman iyi midir?
Madalyonun öbür yüzü de var: yüksek fiyat, tek başına kalite garantisi değildir. Bir teklifin yüksek olması bazen ajansın o işi gerçekten derin bir kapsamla yapacağını, bazen de sadece marka bilinirliğinin, büyük ofis maliyetlerinin ya da o dönemki yoğunluğunun fiyata yansıdığını gösterir. İkisini ayırt etmenin yolu, fiyata değil fiyatın gerekçesine bakmaktır.
Pahalı bir teklifi değerlendirirken şu üç soruyu sorun. Birincisi: portföyünüzde benim sektörüme ve ölçeğime benzer işler var mı, sonuçları ne oldu? İkincisi: bu fiyatın içinde hangi iş kalemleri var; tasarım, yazılım, içerik ve test ayrı ayrı görünüyor mu? Üçüncüsü: yayına çıktıktan sonra başarıyı hangi metriklerle takip edeceğiz? Bu sorulara somut yanıt veren bir ekip, fiyatı yüksek bile olsa en azından ne sattığını biliyordur; yanıt veremeyen ekibin düşük teklifi bile pahalıdır.
Doğru soru "En ucuzu hangisi?" ya da "En pahalısı mı en iyisi?" değil; "Bu yatırım kendini nasıl ve ne kadar sürede geri öder?" sorusudur. Web sitesi bir gider kalemi gibi değil, geri dönüşü ölçülebilen bir pazarlama yatırımı gibi değerlendirilmelidir.
Teklif karşılaştırırken bakılacak 7 kalem
Elinizde üç farklı teklif varsa ve rakamlar birbirinden uzaksa, muhtemelen üç farklı kapsamla karşı karşıyasınız. Teklifleri aynı teraziye koymak için her birinde şu yedi kalemi arayın; eksik olanı yazılı olarak sorun.
- Yazılı kapsam listesi: Hangi sayfalar, hangi işlevler, hangi entegrasyonlar dahil? "Kurumsal web sitesi yapımı" gibi tek satırlık kapsam, ileride "o pakete dahil değildi" cümlesinin zeminidir.
- Tasarım süreci ve revizyon hakkı: Tasarım onayınıza sunulacak mı, kaç revizyon dahil, ek revizyon nasıl ücretlenir? Sınırsız revizyon vaadi kulağa hoş gelir ama genellikle süreç disiplinsizliğinin işaretidir.
- İçerik sorumluluğu: Metinleri, görselleri ve ürün verilerini kim üretecek? Projelerin gecikmesinin bir numaralı nedeni budur; teklif aşamasında netleşmesi iki tarafı da korur.
- Mobil ve hız taahhüdü: Türkiye'de trafiğin büyük çoğunluğu mobilden gelir. Mobil tasarımın masaüstünün küçültülmüşü mü olduğunu, hız konusunda hangi hedefin taahhüt edildiğini sorun.
- SEO temelinin kapsamı: Başlık/açıklama etiketleri, yönlendirmeler, site haritası, yapılandırılmış veri dahil mi? Eski siteden taşınıyorsanız 301 yönlendirme planının teklifte yazması kritiktir.
- Yayın sonrası destek koşulları: Hata düzeltme garantisi ne kadar sürüyor, bakım paketi aylık/yıllık kaça, kapsamı ne? Acil bir sorunda kaç saat içinde dönüş alacağınız belli mi?
- Sahiplik ve devir şartları: Domain, hosting ve kaynak kod kimin üzerine kayıtlı olacak; yollar ayrılırsa siteniz size hangi formatta teslim edilecek? Bu kalem o kadar önemli ki bir sonraki bölümü tamamen buna ayırdık.
Sahiplik soruları: domain, hosting ve kaynak kod kimde?
Fiyat pazarlığında çoğu işletmecinin atladığı ama yollar ayrıldığında en çok canı yakan konu sahipliktir. Sözleşme imzalamadan önce şu soruların yanıtını yazılı olarak alın:
- Domain kimin adına kayıtlı? Alan adı mutlaka sizin şahıs ya da şirket bilgilerinizle, sizin erişebildiğiniz bir hesapta kayıtlı olmalı. Ajansın kendi hesabına aldığı domain, anlaşmazlık durumunda markanızın rehin kalması demektir.
- Hosting erişimi sizde mi? Sitenin barındığı sunucunun yönetim bilgileri ya da en azından düzenli yedekler size ulaşıyor mu? Ajans değiştirmek istediğinizde sitenizi taşıyabilecek durumda olmalısınız.
- Kaynak kod ve lisans durumu ne? Site özel yazılımsa kodun mülkiyeti ya da kullanım hakkı sözleşmede size tanınmalı. Hazır altyapı kullanılıyorsa (örneğin e-ticarette ikas/Shopify) mağaza hesabının sahibi siz olmalısınız; ajans yalnızca personel/iş ortağı yetkisiyle çalışmalı.
- İçeriği kendiniz güncelleyebiliyor musunuz? Basit bir metin değişikliği için bile ajansa bağımlıysanız, küçük dokunuşların her biri faturaya dönüşür. Yönetim paneli eğitimi teklif kapsamında olmalı.
- Ayrılık senaryosu tanımlı mı? Sözleşme biterse site, veritabanı ve içerikler hangi formatta, ne kadar sürede devredilir? Bunu işler iyiyken konuşmak, kötüyken konuşmaktan çok daha ucuzdur.
Bu noktada "aylık ödemeli site" (kiralık model) tekliflerine de değinelim. Düşük başlangıç maliyeti cazip görünür ve nakit akışı kısıtlı işletmeler için makul bir giriş olabilir; ancak çoğu kiralık modelde site hiçbir zaman sizin olmaz, ödemeyi bıraktığınız gün yayından kalkar ve yıllar içinde ödediğiniz toplam, baştan yaptırmanın birkaç katına ulaşabilir. Kiralık modele girecekseniz, sözleşmede satın alma ve devir opsiyonunun yazılı olmasını isteyin.
Doğru bütçeyi nasıl belirlersiniz?
Buraya kadar pazarın fiyatlarını konuştuk; şimdi kendi rakamınıza gelelim. Doğru bütçe, "piyasa ne kadar?" sorusundan değil, "bu site benim için ne üretecek?" sorusundan çıkar. Siteniz yalnızca referans kontrolünde güven verecek bir dijital kartvizitse alt segmentler yeterlidir; ama müşteri adaylarınızın sizi karşılaştırdığı, reklam trafiğinizin indiği ya da doğrudan satış yaptığınız kanal olacaksa, site artık bir pazarlama varlığıdır ve bütçesi de üreteceği ciroyla orantılı düşünülmelidir.
Pratik bir çerçeve şöyle kurulabilir: sitenin önümüzdeki 12 ayda kaç yeni müşteri ya da ne kadar ek ciro getirmesini beklediğinizi kabaca yazın; ortalama müşteri değerinizle çarpın; çıkan rakamın makul bir yüzdesini site yatırımı olarak ayırın. Bu hesap kâğıt üzerinde kabadır ama sizi iki tuzaktan korur: işinizi taşıyamayacak kadar ucuz bir siteye razı olmaktan ve ihtiyacınızın çok üstünde bir pakete para bağlamaktan. E-ticaret tarafında bu hesabı yaparken reklam, komisyon ve operasyon maliyetlerini de aynı tabloya koymayı unutmayın.
İhtiyacınız netleştiyse ve projeniz için gerçekçi bir aralık görmek istiyorsanız, birkaç dakikanızı ayırıp ücretsiz analiz ve teklif sihirbazımızı doldurabilirsiniz; kapsamınıza göre size özel bir değerlendirme hazırlıyoruz.
Alis Dijital olarak Kayseri'den Türkiye geneline, tanıtım sitesinden e-ticarete ve özel projelere uzanan yelpazede çalışıyoruz; işimizin merkezinde de güzel görünen değil, satış getiren arayüzler var. Siteniz eskidiyse, yavaşsa ya da artık işinizi taşımıyorsa, web ve mobil UI/UX tasarımı hizmetimizle kapsamınıza uygun, sahipliği sizde kalan ve büyüdükçe sizinle ölçeklenen bir site kurgulayabiliriz. Sorularınız için bir mesaj uzaktayız.





