Google Ads mı Meta Ads mı sorusunun net cevabı: Google talep yakalar (niyet), Meta talep yaratır (keşif). Sektör, ürün, bütçe ve satın alma niyetine göre hangisinin işinize uygun olduğunu; ikisini full-funnel birlikte nasıl kullanacağınızı; maliyet ve ölçüm mantığını adım adım açıklıyoruz. Sektör bazlı örnekler, yaratıcı farkı, karar tablosu, başa baş ROAS hesaplama aracı ve uygulanabilir bir bütçe dağılımı çerçevesiyle doğru kanalı seçin.
Google Ads mı Meta Ads mı? Kısa cevap: Google Ads talebi yakalar (insanlar zaten arıyorken karşılarına çıkarsınız), Meta Ads ise talebi yaratır (henüz aramayan ama profilinize uyan kişide ihtiyaç oluşturursunuz). Doğru seçim "hangisi daha iyi" değil, "sizin işiniz hangi anda satın alıyor" sorusunun cevabıdır. Net arama niyeti olan hizmet ve B2B işlerinde Google öne çıkar; görsel ve keşfe açık ürünlerde Meta parlar; çoğu olgun işletme ise 2026'da ikisini birlikte (full-funnel) kullanır. Bu rehber, sektörünüze, ürününüze ve bütçenize göre doğru kararı vermeniz için pratik bir çerçeve sunar.
Google Ads mı Meta Ads mı? Temel Fark: Niyet vs. Keşif
İki platform arasındaki en büyük fark teknik özellikler değil, kullanıcının zihinsel durumudur. Bu farkı anladığınızda "google ads mı meta ads mı" sorusu büyük ölçüde kendiliğinden cevaplanır. Çünkü reklam, doğru mesajı doğru kişiye değil, doğru kişiye doğru zihinsel anda ulaştırma sanatıdır.
Google Ads — talep yakalama (niyet). Birisi "Kayseri diş kliniği", "çelik kapı fiyatları" veya "e-ticaret muhasebe yazılımı" diye aradığında, o kişi bir ihtiyacı zaten sözcüklere dökmüştür. Google arama reklamları tam bu niyet anında devreye girer. Yani "balığın olduğu yerde olta sallarsınız". Bu yüzden Google tıklamaları daha pahalı olsa da, satın almaya hazır kişileri yakaladığı için dönüşüm oranı genelde yüksektir. Aramada gizli olan şey sadece kelime değil, aciliyet ve karar olgunluğudur: "yakınımdaki acil servis" diye arayan biri saniyeler içinde harekete geçer.
Meta Ads — talep yaratma (keşif). Instagram veya Facebook'ta gezinen biri o an alışveriş yapmıyordur; sizin reklamınız akışı "kibarca böler" ve kişiye bilmediği bir ürünü/çözümü tanıtır. Tıklamalar daha ucuzdur ama niyet daha düşüktür; gücü hacim, görsel anlatım ve hedef kitle keşfidir. Meta, ilgi alanları, davranışlar ve benzer kitleler (lookalike) üzerinden, sizi hiç tanımayan ama tam profilinize uyan kişiyi bulur. Bu mantığın derinine inmek için Meta Ads Instagram & Facebook reklam rehberimize göz atabilirsiniz; Google tarafının temelini ise Google Ads nedir, nasıl kullanılır yazımızda bulabilirsiniz.
Özetle: Google = "Beni arayanı bul."Meta = "Beni daha aramayan ama arayacak olanı bul." İkisi rakip değil, aynı satış hikâyesinin farklı sahneleridir. Bir kişi önce Meta'da markanızı keşfeder, sonra ihtiyaç doğduğunda Google'da adınızı arar; yani çoğu zaman ikisi peş peşe çalışır.
Hızlı Karar Tablosu: Sizin İçin Hangisi?
Aşağıdaki tablo, çoğu işletme için pratik bir başlangıç noktasıdır. Tek bir kural değil, ağırlık önerisidir; nihai karar ölçümle keskinleşir.
İnsanlar ürün/hizmetinizi aktif arıyor mu? (örn. tesisatçı, avukat, acil servis, B2B yazılım) → Ağırlık Google Ads. Niyet hazır, talebi yakalamanız yeterli.
Ürününüz görsel ve dürtüsel mi? (moda, kozmetik, takı, dekorasyon, gıda) → Ağırlık Meta Ads. Görsellik keşfi ve arzuyu tetikler.
Yeni/bilinmeyen bir konsept mi satıyorsunuz? → Ağırlık Meta Ads. Henüz kimse "aramadığı" için önce talep yaratmanız gerekir.
Yerel hizmet işletmesi misiniz? → Google Ads (arama + harita), Meta ile yerel farkındalık desteklenir.
Yüksek fiyatlı, uzun karar süreçli ürün mü? (mobilya, otomotiv, B2B çözüm) → İkisi birlikte: Meta keşif/yeniden pazarlama, Google karar anı.
Olgun e-ticaret, ölçeklenmek mi istiyorsunuz? → İkisi birlikte, full-funnel.
Bu tablo, "google ads mı meta ads mı" tartışmasını sektör ve niyet üzerinden somutlaştırır. Şimdi maliyet mantığına girelim; çünkü en sık yapılan hata, yanlış metrikle kıyaslamaktır.
Sektör Sektör Bakış: Hangi İşte Hangisi Daha Çok Kazandırır?
Genel kurallar yol gösterir, ama karar her zaman sektörün satın alma davranışında saklıdır. Aşağıda Türkiye'de sık karşılaştığımız işletme tiplerini, gerçek dinamikleriyle ele alıyoruz. Bunlar kesin rakam değil, davranış temelli yönlendirmedir.
Yerel hizmet işletmeleri (klinik, tamir, hukuk, kuaför, eğitim)
Bu işlerde insanlar genellikle ihtiyaç doğduğunda arar: "kombi tamircisi", "boşanma avukatı", "implant fiyatları". Burada Google Arama + Google Haritalar reklamları, niyetin en yoğun olduğu anı yakaladığı için ilk tercih olmalıdır. Meta ise tamamlayıcı rol oynar: bölgenizdeki kitleye marka tanıtımı, hasta/müşteri yorumları ve öncesi-sonrası içerikleriyle güven inşa eder. Yani Google satışı kapatır, Meta "akılda kalmayı" sağlar.
Görsel e-ticaret (moda, kozmetik, takı, ev dekorasyonu)
Ürün ne kadar görsel ve dürtüsel satın almaya açıksa, Meta o kadar güçlüdür. Akışta karşılaşılan estetik bir ürün, kişi onu hiç aramamışken bile "istek" yaratır. Burada Meta üstte talep yaratır, Google ise marka aramalarını (kişi markanızı bir kez gördükten sonra adınızı aratır) ve Alışveriş (Shopping) reklamlarıyla niyet anını toplar. Salt Google ile başlayan görsel markalar çoğu zaman yeterli arama hacmi bulamaz, çünkü kimse henüz onları "aramamaktadır".
B2B ve yazılım/SaaS
Karar süreci uzun, satın alan kişi rasyoneldir. Spesifik problem aramaları (örn. "stok yönetim yazılımı", "ikas entegrasyonu") Google'da çok değerlidir. Ancak B2B'de Meta (özellikle LinkedIn'le birlikte) farkındalık ve yeniden pazarlama için kullanılır; karar vericileri eğitim içerikleriyle ısıtır. Tek dokunuşta satış beklenmez; huni boyunca temas önemlidir. B2B'de ölçütünüz ROAS değil, çoğu zaman nitelikli müşteri başına maliyet (CPL/CPA) ve bu müşterilerin satışa dönüşme oranıdır; bir lead'in ucuz olması, satışa dönmüyorsa hiçbir anlam ifade etmez.
Yüksek fiyatlı, uzun düşünülen ürünler (mobilya, otomotiv, gayrimenkul)
Burada hiçbir platform tek başına yeterli değildir. Meta keşif ve yeniden pazarlamayla ilgiyi canlı tutar; Google son karar anındaki "fiyat", "model", "yorum" aramalarını yakalar. Bu kategorilerde full-funnel yaklaşımı neredeyse zorunludur.
Maliyet Mantığı: CPC ve CPM Sizi Yanıltmasın
İki platformu sadece tıklama veya gösterim fiyatıyla karşılaştırmak, en yaygın ve en pahalı hatadır. Genel eğilim (temsili rakamlar, sektöre göre büyük oranda değişir):
Meta Ads: Tıklama başına maliyet (CPC) ve gösterim başına maliyet (CPM) genelde daha düşüktür. Çok sayıda kişiye uygun maliyetle ulaşır; özellikle video ve üst huni hedeflerinde verimlidir.
Google Ads (Arama): Tıklama daha pahalıdır çünkü yüksek niyetli, satın almaya yakın kişiyi alırsınız. Bu yüzden dönüşüm oranı çoğunlukla daha yüksektir.
Yani Meta'da "ucuz tıklama" ile Google'da "pahalı ama hazır müşteri" almak farklı şeylerdir. Doğru kıyas edinme başına maliyet (CPA) ve reklam harcamasının getirisi (ROAS) üzerinden yapılır. Bir kanal CPC'de ucuz görünüp CPA'da pahalı çıkabilir. Örneğin Meta'da tıklama yarı fiyatına gelse bile, o tıklamaların satışa dönüşme oranı Google'ın üçte biriyse, edinme başına maliyetiniz aslında daha yüksek olabilir. Maliyet kalemlerine daha ayrıntılı bakmak için Google Ads maliyeti 2026 ve Instagram reklam maliyeti 2026 yazılarımızı inceleyin.
Önemli not: Bu rakamlar temsilîdir. Sektör, rekabet, kalite puanı, yaratıcı kalitesi ve hedeflemeye göre maliyetler ciddi biçimde değişir. Kendi gerçek verinizi ölçmeden başkasının ortalamasına göre bütçe ayırmayın. Aynı sektörde iki marka, sadece yaratıcı kalitesi yüzünden iki kat farklı maliyetlerle çalışabilir.
Asıl Soru: Kârlı mı? Başa Baş ROAS'ı Hesaplayın
Bir kampanyanın "iyi" olup olmadığını belirleyen şey ROAS değeri tek başına değil, kâra geçtiğiniz eşiktir. Yani ürün marjınıza göre en az kaç katı getiri (ROAS) almanız gerektiğini bilmeden hiçbir platformu "pahalı" ya da "ucuz" diye etiketleyemezsiniz. Marjı yüksek bir üründe 2x ROAS kâr ederken (temsili), marjı düşük bir üründe 4x bile zarar olabilir. Bu yüzden "hedef ROAS" her işletme için farklıdır ve doğrudan kâr marjınızdan türetilir.
Bu eşiği saniyeler içinde görmek için aşağıdaki aracı hazırladık; ürün fiyatınızı ve maliyetinizi girip başa baş ROAS'ınızı öğrenin, sonra platform hedeflerinizi buna göre belirleyin.
Free ToolBreak-Even ROAS Calculator
Başabaş ROAS Hesaplama
₺
₺
Ürünün size birim alış / üretim maliyeti.
Ek Giderler (komisyon, kargo, KDV, paketleme…)
16:30
Başabaş ROAS
Hesaplama Sonucu
Soldaki alanları doldurup Hesapla butonuna basın; sonuç anında burada belirsin.
Başabaş ROAS, reklamlarınızın kâra geçmesi için aşması gereken eşiktir. Reklam panelinizdeki gerçek ROAS bu değerin üzerindeyse kârdasınız, altındaysa her satışta zarar edersiniz.
ROAS kavramının tüm detayları, formülü ve örnekleri için ROAS nedir, nasıl hesaplanır yazımıza bakın. Hatırlatma: Buradaki ve yukarıdaki tüm getiri/maliyet ifadeleri örnek niteliğindedir; gerçek hedefiniz kendi marjınızla belirlenir. Başa baş noktasını bilmeden alınan "kanal kârlı/kârsız" kararları çoğu zaman yanlış çıkar.
Full-Funnel: İkisini Birlikte Kullanmak (Çoğu İşletmenin Cevabı)
2026'da en güçlü sonuçları alan işletmelerin ortak noktası, "google ads mı meta ads mı" ikilemini bir "ve" sorusuna çevirmeleridir. Mantık şu: Meta talep yaratır, Google o talebi satışa çevirir.
Üst huni (farkındalık) — Meta ağırlıklı: Sizi hiç tanımayan, doğru profildeki kitleye video ve görsellerle markayı, ürünü, problemi tanıtırsınız. Burada amaç satış değil, "akılda kalmak"tır.
Orta huni (ilgi/değerlendirme): İlgilenenleri eğitirsiniz; sosyal kanıt, karşılaştırma, demo. Hem Meta yeniden pazarlama hem Google'da marka aramaları devreye girer.
Alt huni (dönüşüm) — Google ağırlıklı: Artık adınızı arayan veya net ihtiyaç aramaları yapan kişiyi Google'da yakalar, satışı kapatırsınız. Yeniden pazarlama (Meta + Google) sepeti terk edenleri geri çağırır.
Bu kurgu, tek platforma kıyasla genel edinme maliyetini belirgin biçimde düşürebilir; çünkü Google'a düşen "hazır" talebin bir kısmını aslında Meta yaratmıştır. Ancak bu sinerjiyi görmek için doğru ölçüm şarttır — bir sonraki bölümün konusu.
Somut bir senaryo (örnek): Diyelim ki bir ev tekstili markasısınız. Meta'da estetik bir oda videosuyla 10.000 kişiye ulaşırsınız; bunların 300'ü sitenizi gezer ama o an almaz. Sonraki günlerde bu 300 kişi markanızı hatırlar; bir kısmı Google'da adınızı aratıp gelir, bir kısmı Meta yeniden pazarlama reklamıyla geri döner. Eğer sadece son tıklamaya bakarsanız satışın Google'dan geldiğini sanırsınız — oysa o talebi yaratan Meta'dır. İşte full-funnel'ın değeri tam da burada görünür.
Yaratıcı (Creative) Farkı: Aynı Mesaj İki Platformda Çalışmaz
Kanal seçimi kadar, o kanala uygun yaratıcı üretmek de sonucu belirler. İki platformun "dili" farklıdır:
Meta: İlk 3 saniyede dikkat çeken, akışı durduran, hikâye anlatan video ve görseller ister. Kişi reklam beklemiyordur; onu durdurmanız gerekir. "Sorun-çözüm", kullanıcı içerikleri (UGC), kısa demolar ve sosyal kanıt güçlü çalışır.
Google Arama: Görsel değil, metin ve niyet eşleşmesi önceliklidir. Doğru anahtar kelime, ikna edici başlık, net fayda ve hızlı açılan, dönüşüme odaklı bir açılış sayfası kazandırır.
Sık görülen hata, Meta'da işe yarayan bir video reklamı Google'a, ya da Google'da işe yarayan kuru bir metni Meta'ya taşımaktır. Her platform kendi formatında beslenmek ister. Bu yüzden bütçe kararını verirken "yaratıcı üretim kapasitenizi" de hesaba katın: görsel/video üretemiyorsanız Meta'dan beklediğiniz verimi alamayabilirsiniz. Pratikte bir kanalın "çalışmamasının" en yaygın nedeni kanalın kendisi değil, ona uygun olmayan yaratıcıdır. Meta için ayda birkaç yeni varyasyon hazırlayıp en iyi performans göstereni ölçeklemek; Google için ise başlık ve açılış sayfası mesajını arama niyetiyle birebir hizalamak, çoğu zaman bütçeyi artırmaktan daha çok kazandırır.
Ölçüm ve Atıf: Krediyi Doğru Dağıtmak
Full-funnel'ın en sinsi tuzağı atıf (attribution) karmaşasıdır. Tipik senaryo: Kullanıcı markanızı haftalar önce Meta'da keşfeder, beğenir, aklında tutar; sonra ihtiyaç doğunca Google'da adınızı arayıp satın alır. Son tıklama Google'a yazılır, Meta hak ettiği krediyi alamaz. Bu tabloya bakıp "Meta satmıyor, bütçeyi keselim" derseniz, aslında talebi yaratan kanalı kapatıp Google'ı da besleyen kaynağı kurutursunuz.
Sağlıklı karar için şu prensiplere dikkat edin:
Platform ortalaması değil, artımlı (incremental) katkıyı ölçün. "Bu kanalı kapatsam ne kaybederdim?" sorusunun cevabı, raporlardaki ortalama ROAS'tan daha değerlidir.
Farklı atıf pencerelerine dikkat. Platformlar farklı zaman pencereleriyle kendi katkısını şişirebilir; aynı pencereyle kıyaslayın.
Marjinal ROAS'a bakın. Ortalama 3x getiren bir kampanya, mevcut harcama seviyesinde son eklenen liralarda 1.5x getiriyor olabilir (temsili). Bütçeyi her ek lirada en çok kazandıran kanala kaydırın.
Dönemsel testler yapın. Belirli bir bölgede ya da dönemde kanalı kapatıp etkisini gözlemlemek (holdout) gerçek katkıyı ortaya çıkarır.
Meta'nın "satmadığını" düşünüyorsanız, sorun çoğu zaman atıf veya kurguda gizlidir. Bu konuyu derinlemesine ele aldığımız Meta Ads neden satış getirmiyor yazısı, en sık hataları ve çözümlerini içeriyor.
Bütçeyi Nasıl Bölersiniz? Pratik Bir Çerçeve
Tek bir "doğru oran" yok; ama körlemesine de bölmeyin. Pratik bir başlangıç çerçevesi:
Güçlü arama hacmi olan, kurumsal/B2B markalar: Ağırlık Google'da (talep zaten var, yakalayın), kalan kısım Meta ile farkındalık ve yeniden pazarlama.
Görsel ürün, yeni marka, D2C: Terazi Meta'ya kayar (önce talep yaratmak gerekir), Google marka + niyet aramalarını toplar.
Her durumda: Başlangıç oranını verinin değil varsayımın belirlediğini unutmayın. 4–6 hafta sonra (temsili süre) marjinal ROAS'a bakıp bütçeyi kazandıran kanala kaydırın.
Kritik uyarı: Küçük bir bütçeyi ikiye bölüp her iki platformu da "yetersiz veriyle" çalıştırmak, en kötü senaryodur. Algoritmaların öğrenmek için belli bir dönüşüm hacmine ihtiyacı vardır; bütçeyi dağıttığınızda hiçbiri bu eşiğe ulaşamaz. Bütçe sınırlıysa işinize en doğal uyan tek kanalda olgunlaşın, sonra ikinciyi ekleyin. Bütçe büyüdükçe, marjinal getiri düşmeye başladığında ikinci kanalı devreye almak en sağlıklı ölçeklenme yoludur.
Sık Yapılan Hatalar
Yanlış metrikle kıyas: "Meta'da tıklama ucuz" diye Google'ı pahalı ilan etmek. CPA/ROAS'a bakın.
Keşif kanalından ilk temasta satış beklemek: Meta'yı sadece dönüşüm kampanyasıyla yormak. Huniyi kurun.
Niyet kanalını ihmal etmek: Sizi arayan hazır müşteriyi Google'da rakibe kaptırmak.
Sabırsız bütçe kesintileri: Algoritmaların öğrenme süresi vardır; erken müdahale veriyi bozar.
Ölçüm altyapısı eksikliği: Dönüşüm takibi/piksel kurulmadan harcamak, karanlıkta para atmaktır.
Tek bir yaratıcıyla devam etmek: Özellikle Meta'da reklam yorgunluğu (creative fatigue) hızlı gelir; düzenli yeni içerik üretmek gerekir.
Açılış sayfasını ihmal etmek: En iyi reklam bile yavaş veya ikna etmeyen bir sayfada satışa dönüşmez.
Bu kararın bir benzeri de "reklam mı SEO mu" sorusudur; uzun vade ve hız dengesini merak ediyorsanız Google Ads mı SEO mu karşılaştırmamız tamamlayıcı bir bakış sunar.
Özet: Karar Rehberi
"Google ads mı meta ads mı" sorusunun nihai cevabı şu üç adımda netleşir:
Niyet mi, keşif mi? İnsanlar sizi arıyorsa Google; aramıyor ama profilinize uyuyorsa Meta.
Kâr eşiğinizi bilin. Başa baş ROAS'ınızı hesaplayın; hedefleri buna göre koyun.
Bütçe yeterliyse birleştirin. Meta talep yaratsın, Google kapatsın; krediyi artımlı ölçün, kazandıran kanala kaydırın.
Doğru kanal seçimi kadar doğru kurulum, hedefleme, yaratıcı testi ve ölçüm de sonucu belirler. Hiçbir platform "sihirli değnek" değildir; iş sonucunu belirleyen, kanalın işinizin satın alma davranışıyla ne kadar örtüştüğü ve ne kadar disiplinli ölçüldüğüdür. İki platformu birlikte, profesyonel kurgu ve sürekli optimizasyonla yürütmek istiyorsanız Alis Dijital olarak yanınızdayız: işinizin niyet/keşif dengesine göre kanal stratejisi kurar, başa baş ROAS hedefinizi belirler ve bütçenizi en çok kazandıran yere yönlendiririz. Google Ads reklam yönetimi hizmetimizi inceleyin ya da işinize özel bir yol haritası için bizimle iletişime geçin.
Sıkça Sorulan Sorular
Google Ads mı Meta Ads mı, kısaca hangisi daha iyi?
Tek bir "daha iyi" yok; amaca bağlı. İnsanlar ürün veya hizmetinizi zaten arıyorsa (avukat, tesisatçı, diş kliniği, B2B yazılım gibi net niyetli aramalar) Google Ads talebi yakaladığı için genelde daha hızlı satış getirir. Ürün görsel ve keşfe açıksa (moda, dekorasyon, kozmetik, yeni bir konsept) Meta Ads talep yaratmada öne çıkar. En sağlıklı yaklaşım ikisini funnel'ın farklı aşamalarında birlikte kullanmaktır.
Düşük bütçeyle hangisinden başlamalıyım?
Bütçe kısıtlıysa hangi platformun işinize daha doğal uyduğuna bakın. Net arama niyeti olan hizmet/B2B işlerinde Google Ads'te tek bir yüksek niyetli kampanyayla başlamak hızlı dönüş verir. Görsel ve dürtüsel satın almaya açık ürünlerde Meta Ads daha düşük tıklama maliyetiyle test imkânı sunar. Tek platforma odaklanıp veriyi olgunlaştırmak, bütçeyi ikiye bölüp ikisini de zayıf bırakmaktan daha iyidir.
Google Ads ve Meta Ads maliyetleri nasıl farklılaşır?
Genel eğilim olarak (temsili) Meta tıklama başına daha ucuzdur ancak tıklamaların satın alma niyeti daha düşüktür; Google'da tıklama daha pahalıdır ama niyet ve dönüşüm oranı daha yüksektir. Bu yüzden tek başına CPC veya CPM karşılaştırmak yanıltıcıdır. Doğru kıyas, edinme başına maliyet (CPA) ve reklam harcamasının getirisi (ROAS) üzerinden yapılır.
İkisini birlikte kullanmak şart mı?
Şart değil ama 2026'da en güçlü sonuçları alan işletmelerin çoğu full-funnel mantığıyla ikisini birlikte kullanıyor. Meta üstte farkındalık ve keşif yaratır, Google altta o talebi satışa çevirir. Birlikte kullanım, tek platforma kıyasla genel edinme maliyetini düşürebilir; ancak bunun için yeterli bütçe ve doğru ölçüm gerekir.
Meta Ads neden bazen satış getirmiyor?
En sık nedenler: keşif kanalına dönüşüm kampanyasıyla aşırı yüklenmek, zayıf yaratıcı (creative), yanlış ya da çok dar hedef kitle, eksik piksel/dönüşüm kurulumu ve sabırsız bütçe kesintileridir. Meta talep yaratır; ilk temasta satış beklemek yerine huniyi farkındalık, ilgi ve yeniden pazarlama olarak kurgulamak gerekir.
Hangi sektörde Google, hangisinde Meta öne çıkar?
Net ihtiyaç ve acil aramanın olduğu hizmetler (hukuk, sağlık, tamir, acil servis), yerel işletmeler ve B2B genelde Google'da daha verimlidir. Görsel ürünler, moda, kozmetik, ev/dekorasyon, gıda ve impuls satın almaya açık e-ticaret Meta'da daha güçlü performans gösterir. Yüksek fiyatlı ve uzun karar süreçli ürünlerde ikisini birlikte kullanmak en mantıklısıdır.
Atıf (attribution) karmaşası bütçe kararını nasıl etkiler?
Bir kullanıcı markanızı haftalar önce Meta'da keşfedip sonra Google'da arayarak satın alabilir; bu durumda son tıklama Google'a yazılır ve Meta hak ettiği krediyi alamaz. Platformların farklı atıf pencereleri kullanması kıyası bozar. Bu yüzden platform ortalaması yerine artımlı (incremental) katkıyı ölçmek ve dönemsel testler yapmak doğru karar için kritiktir.
Başarıyı hangi metrikle ölçmeliyim?
Tıklama veya gösterim değil, iş sonucu. E-ticarette ROAS (reklam harcamasının getirisi) ve marj sonrası kâr; hizmet/B2B'de nitelikli müşteri başına maliyet (CPA) ve satışa dönüşen lead oranı esas alınmalıdır. Kârlı kalmak için hedef ROAS'ınızı başa baş noktasına göre belirlemeniz gerekir; bunu blogdaki başa baş ROAS aracıyla hesaplayabilirsiniz.
Bütçeyi Google ve Meta arasında nasıl bölerim?
Tek bir doğru oran yoktur. Güçlü arama hacmi olan kurumsal/B2B markalar için "ağırlık Google" mantığı işler; görsel ve yeni markalarda terazi Meta'ya kayar. Pratik bir başlangıç, işinizin niyet mi keşif mi ağırlıklı olduğuna göre bir tarafa ağırlık verip başlamak, sonra marjinal ROAS'a bakarak hangisi her ek lirada daha çok kazandırıyorsa oraya kaydırmaktır.
Ajansla mı yoksa kendim mi yönetmeliyim?
Küçük ölçekte tek platformda öğrenerek başlayabilirsiniz; ancak iki platformu birlikte, doğru ölçüm ve sürekli optimizasyonla yürütmek zaman ve uzmanlık ister. Bütçeniz büyüdükçe yanlış kurgu hızlıca para kaybettirir. Profesyonel kurulum, doğru hedefleme, yaratıcı testleri ve ölçüm altyapısı için Alis Dijital reklam yönetimi ekibinden destek alabilirsiniz.