E-ihracat teşvikleri, Türkiye'de internet üzerinden yurt dışına satış yapan firmaların dijital pazaryeri reklamı, sosyal medya tanıtımı, yurt dışı depolama, sipariş karşılama (fulfillment), pazaryeri komisyonu, yazılım entegrasyonu, çevrimiçi mağaza ve marka tescili gibi giderlerinin %50'sini — Bakanlıkça belirlenen hedef ülkelerde %70'e kadarını — devletin geri ödemesiz olarak karşıladığı destek programlarıdır. Yani Amazon'a verdiğiniz reklamın, Almanya'da kiraladığınız deponun ya da pazaryerine ödediğiniz komisyonun yarısını (hatta hedef pazarda fazlasını) geri alabilirsiniz. Bu desteklerin yasal çerçevesini büyük ölçüde 5986 sayılı "E-İhracat Destekleri Hakkında Karar" ve onun uygulama metni olan "E-İhracat Desteklerine İlişkin Genelge" (güncel sürüm 03.12.2024) belirler; pazara giriş raporu, sanal fuar, konsorsiyum gibi bazı kalemler ise tamamlayıcı 5973 sayılı Karar kapsamındadır. Bu rehberde her kalemi tek tek, oran-süre-limit-koşul olarak açıyoruz; ancak şunu en baştan söyleyelim: aşağıdaki tüm oran, süre ve TL tutarları 2026 Haziran itibarıyladır ve mevzuatla her yıl değişir — başvuru öncesi ticaret.gov.tr ve bağlı olduğunuz İhracatçılar Birliği'nin güncel duyurusundan, gerekirse mali müşavirinizden teyit edin.
Türkiye'de e-ihracata yeni başlayan firmaların büyük kısmı bu desteklerden ya hiç haberdar olmuyor ya da "bizim ölçeğimiz için değil" diyerek baştan eliyor. Oysa müşterilerimizde gördüğümüz en yaygın hata bu: küçük bir Etsy mağazası ya da tek ürünle Amazon'a açılan bir markanın bile yararlanabileceği kalemler var. Somut bir örnek verelim: aylık 3.000 EUR reklam harcayan, Almanya'ya satış yapan bir firmada bu harcamanın hedef ülke olması halinde %70'i, yılda yaklaşık 25.000 EUR'luk bir geri ödemeye karşılık gelir. Aynı firma yurt dışı deposunun kirasının yarısını ve pazaryeri komisyonunun yarısını da geri alırsa, satış başına net kâr marjı tek bir kalem dokunmadan birkaç puan birden yükselir. E-ihracatın ne olduğunu ve nereden başlanacağını henüz netleştirmediyseniz, önce e-ihracat nasıl yapılır 2026 rehberi yazımızı okumanızı, ardından bu teşvik rehberine dönmenizi öneririz. Teşvikler boşlukta durmaz; bir satış altyapısı, bir pazaryeri hesabı ve düzenli bir ihracat akışı üzerine kurulur. Önce o akışı kurar, sonra devletin yarısını ödediği kalemlerle büyümeyi hızlandırırsınız.
E-ihracat teşvikleri tam olarak neyi karşılar?
Destekler tek bir "para yardımı" değildir; e-ihracat sürecinin farklı maliyet kalemlerini ayrı ayrı hedefleyen bir paket olarak düşünün. Önemli olan, hangi kalemin sizin satış modelinize denk düştüğünü görmektir: Amazon FBA ile satıyorsanız fulfillment ve depo desteği, kendi sitenizden satıyorsanız çevrimiçi mağaza ve reklam desteği öne çıkar. Genelge kapsamında geri ödemesi yapılan başlıca giderleri, oran-süre-tipik koşul olarak özet bir tabloda toplayalım:
| Destek kalemi | Oran (standart / hedef ülke) | Tipik süre | Öne çıkan koşul |
|---|---|---|---|
| Dijital pazaryeri tanıtımı (reklam) | %50 / %70 | Pazaryeri başına 3 yıl | Onaylı ürün listesi (ön onay) |
| E-ihracat tanıtımı (sosyal medya/influencer) | %50 / %70 | 3 yıl | UTM takip kodu zorunlu |
| Sipariş karşılama (fulfillment) | %50 / %70 | Ülke başına 3 yıl | Ülkedeki satışın %8–%10'unu aşamaz |
| Yurt dışı depo kira | %50 | 3 yıl | Hedef pazarda fiili kira sözleşmesi |
| Pazaryeri komisyon gideri | %50 | Ülke başına 3 yıl | Yalnız öncelikli pazar listesi |
| Pazaryeri entegrasyonu (yazılım) | %50 | — | En fazla 6 pazaryeri, ~1.000 SKU/pazaryeri |
| Çevrimiçi (online) mağaza | %50 | Ülke başına 3 yıl | Kendi yurt dışı satış sitesi |
| Marka tescili ve korunması | %50 / %70 | — | Hedef ülkede tescil/koruma gideri |
Tablodaki her satırı ileride ayrı bölümlerde açacağız; burada üç noktanın altını çizmek istiyoruz. Birincisi, fulfillment kaleminin tavanı: desteklenen tutar, ilgili ülkedeki toplam e-ticaret satışınızın belirli bir oranını (kaynaklara göre %8–%10) aşamaz; kesin oran yıllık Genelge ekiyle değişir, bu yüzden bütçenizi planlarken bu kısıtı baştan hesaba katın. İkincisi, e-ihracat tanıtımında UTM takibi teknik bir formalite değil, hak edişin ön şartıdır: reklam linklerinize doğru UTM parametrelerini koymadıysanız, harcama gerçekleşmiş olsa bile destek doğmaz. Üçüncüsü, pazaryeri entegrasyonu kalemi yalnızca yazılım giderini kapsar ve en fazla 6 pazaryeri ile pazaryeri başına asgari yaklaşık 1.000 SKU şartına bağlıdır; tek ürünle başlayan bir firmanın bu kalemden yararlanması doğal olarak mümkün olmaz.
Dikkat edilecek bir başka nokta: bu kalemlerin bir kısmı (dijital pazaryeri tanıtımı, komisyon, fulfillment, depo, entegrasyon) 5986 sayılı e-ihracat kararına; pazara giriş raporu, sanal fuar, konsorsiyum rapor desteği gibi diğerleri ise 5973 sayılı karara dayanır. İkisi birbirini tamamlar, ama başvuru ve onay süreçleri farklı işleyebilir. Hangi kalemin hangi kapsamda olduğunu başvuru öncesi netleştirmek, sonradan reddedilen bir hak ediş dosyasıyla uğraşmaktan iyidir. Pratikte gördüğümüz tipik dağılım şudur: bir markanın ilk yıl yararlandığı kalemlerin neredeyse tamamı 5986'dadır (reklam, komisyon, fulfillment); 5973 kapsamındaki pazara giriş raporu ve konsorsiyum gibi kalemler ise daha çok ikinci-üçüncü yılda, firma birden çok pazara yayılmaya başladığında devreye girer.
Kimler e-ihracat teşviklerinden yararlanabilir?
Genelge, yararlanıcıları beş ayrı statüde tanımlar ve bir başvuran yalnızca tek bir statüden destek alır:
- (a) Şirket: En yaygın statü. Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş, kendi ürününü yurt dışına satan üretici/satıcı firmalar.
- (b) Pazaryeri: Kendi e-ticaret pazaryerini işleten platformlar.
- (c) Perakende e-ticaret sitesi: Online satış oranı belirli bir eşiği (yaklaşık %66, Genelgeden teyit) aşan perakende siteler.
- (d) B2B platformu: İşletmeden işletmeye e-ticaret platformları.
- (e) E-İhracat Konsorsiyumu: Birden çok firmanın bir araya gelerek oluşturduğu, üyeleri adına başvuru yapabilen yapı.
Statünüz ne olursa olsun, sağlamanız gereken bazı genel şartlar vardır: İhracatçılar Birliği üyeliği, DYS (Destek Yönetim Sistemi) kaydı, Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulu bir şirket olmak, Türk menşeli ürün satmak, yurt içinde marka tesciliniz bulunması ve hedef ülkede marka tescil başvurusu yapmış olmanız. Bu son şart yeni başlayanların sıkça atladığı bir kalemdir: marka tesciliniz yoksa pek çok destek kalemine başvuru hakkınız doğmaz. Marka tescil süreçlerinin hedef ülkeye göre aylar sürebildiğini düşünürsek, başvuruyu erken başlatmak doğrudan teşvik takviminizi belirler. Bu nedenle e-ihracat yol haritanızda marka tescilini ilk üç ayın işlerinden biri olarak konumlandırmanızı öneririz; aksi halde reklam ve komisyon harcamalarınızı yaparsınız ama tescil başvurunuz tamamlanmadığı için o dönemin hak edişini kaçırırsınız.
Statüler arasındaki en büyük pratik fark, yıllık üst limitlerde ortaya çıkar. Bu tavanlar her yıl başında (TÜFE+Yİ-ÜFE)/2 formülüyle güncellenir; 2025 güncellemesi yaklaşık %36,45, 2026 güncellemesi ise yaklaşık %28 olmuştur. İki yılın statü-bazlı tavanlarını karşılaştırmalı görelim:
| Yararlanıcı statüsü | 2025 yıllık tavan (yaklaşık) | 2026 yıllık tavan (yaklaşık) |
|---|---|---|
| Şirket | 57,2 milyon TL | 73.990.019 TL |
| Perakende e-ticaret sitesi | 95,4 milyon TL | 221.970.061 TL |
| Pazaryeri | 114,4 milyon TL | 221.970.061 TL |
| E-İhracat Konsorsiyumu | 171,7 milyon TL | 221.970.061 TL |
Bu rakamlar yıllık toplam destek tavanlarıdır; tek tek kalemlerin (örneğin yalnız reklam ya da yalnız komisyon) kendi alt tavanları daha düşüktür ve kesin 2026 tutarları için resmî üst limit ekini esas almak gerekir. Buradan çıkarılacak pratik ders şudur: küçük ya da orta ölçekli bir firmaysanız bu tavanların çok altında kalacağınızdan, pratikte sizi sınırlayan şey toplam tavan değil, kalem-bazlı oran, alt limit ve şartları doğru kurgulamaktır. Yani "tavanım 74 milyon TL" diye düşünmek yerine, "fulfillment desteğim ülke satışımın %10'uyla, komisyon desteğim öncelikli pazar listesiyle sınırlı; bu sınırlar içinde nasıl en çok geri ödemeyi alırım" diye düşünmek doğru yaklaşımdır.
Neden bu teşviklere kayıtsız kalmamalısınız?
E-ihracatta kâr marjları çoğu zaman incedir: pazaryeri komisyonu, uluslararası kargo, gümrük, döviz dönüşüm maliyetleri ve reklam harcamaları üst üste binince, satış başına kalan net tutar daralır. Burada devletin reklam, komisyon, depo ve fulfillment giderlerinin yarısını geri ödemesi, doğrudan kârlılığınıza dokunan bir kaldıraçtır. Bunu somutlaştırmak için basit bir senaryo kuralım: Almanya'ya satış yapan, aylık 3.000 EUR reklam (Almanya hedef ülke olduğundan %70 destek), aylık 1.500 EUR fulfillment ve yıllık 12.000 EUR yurt dışı depo kirası olan bir markada, bu üç kalemin geri ödemesi tek başına yılda yaklaşık 40.000 EUR'yu bulabilir. Bu, çoğu küçük markanın bir-iki çalışanının yıllık maliyetine denk gelen, doğrudan nakit akışına yansıyan bir tutardır. Maliyet kalemlerinizin gerçek ağırlığını görmek için satışa başlamadan önce e-ihracat kâr hesaplama aracımızı, kâr marjınızı somut olarak modellemek için de kâr marjı hesaplama aracımızı kullanmanızı öneririz; böylece hangi kalemde teşvikin sizi gerçekten rahatlatacağını rakamlarla görürsünüz. Çoğu firmada en büyük dönüşüm, fulfillment ve reklam desteğinin devreye girmesiyle gelir; çünkü bunlar ölçeklendikçe büyüyen, tekrarlayan giderlerdir.
İkinci bir gerekçe, bu desteklerin bir büyüme stratejisini finanse etmek için tasarlanmış olmasıdır. Devlet, "zaten yapacağınız" rutin harcamayı değil, yeni bir hedef pazara açılmanızı, orada reklam vermenizi, depo kurmanızı ve markanızı tescillemenizi teşvik eder. Süreler genellikle ülke veya pazaryeri başına 3 yıldır; bir ülkede süre dolduğunda başka bir hedef ülke için yeniden başlayabilir. Bu da desteği, tek bir pazara sıkışmak yerine pazar pazar genişleyen firmalar için özellikle değerli kılar. Pratikte gördüğümüz en verimli kurgu şudur: birinci yıl tek bir hedef ülkede (diyelim Almanya) reklam + fulfillment + depo desteğini sonuna kadar kullanmak, ikinci yıl aynı kalemleri ikinci bir ülkede (Fransa ya da ABD) sıfırdan başlatmak, üçüncü yıl üçüncü pazara geçmek. Bu sayede her ülke için ayrı 3 yıllık pencere açılır ve doğru kurgulanmış bir teşvik planı, bir markanın 3-4 yıl içinde tek ülkeden 4-5 ülkeye yayılmasını fiilen devlet finansmanıyla yapabilir.
Üçüncüsü, e-ihracat teşvikleri yalnız buzdağının görünen kısmıdır. Bunların yanında firmanın finansman tarafını güçlendiren tamamlayıcı kaynaklar da vardır:
- KOSGEB ihracat geliştirme destekleri: 8–24 aylık projelerde yaklaşık 300.000 TL'ye kadar; personel hariç giderlerde %70 geri ödemesiz + %30 geri ödemeli. Tanıtım, fuar, test/belgelendirme, yazılım ve donanım giderlerini kapsayabilir.
- Türk Eximbank kredileri: Sevk öncesi ihracat kredisi, ihracata hazırlık kredisi, ihracata yönelik yatırım kredisi (kısa/orta/uzun vade) ve ihracat alacak sigortası (ticari ve politik riski karşılayan) ile finansman ve risk tarafını destekler.
- Mikro ihracat ölçeğine özel vergi/kambiyo kolaylıkları: ETGB ile yapılan ihracatta GVK kapsamında gelir vergisi avantajı ve 5.000 USD ve altı işlemlerde bedeli yurda getirme/bozdurma serbestisi gibi doğrudan kolaylıklar.
Mikro ihracat ölçeğindeyseniz bu son maddedeki ETGB kolaylıkları, çoğu küçük satıcının en çok işine yarayan kısımdır; ayrıntısını mikro ihracat ve ETGB rehberimizde ele alıyoruz. Yani teşvik dediğimiz şey, geri ödemesiz hibe + uygun maliyetli kredi + vergi/kambiyo muafiyetlerinden oluşan bütünsel bir paket; hangi parçanın sizin durumunuza uyduğunu doğru seçmek, tek tek kalemleri ezbere bilmekten daha önemlidir. Hangi pazaryeri üzerinden satış yapacağınıza henüz karar vermediyseniz, kalem seçiminiz de buna bağlı olarak değişeceği için önce Amazon FBA/FBM rehberi ile Etsy yurt dışına satış rehberi yazılarımıza göz atmanız, model seçiminizi netleştirmeniz yararlı olur.
Tüm bu kalemlerin sizin ürün, pazar ve ölçeğinize göre hangi sırayla devreye alınacağını planlamak teknik bir iştir; yanlış sırayla yapılan başvurular ya da eksik ön onay, hak edişin tamamen yanmasına yol açabilir. Özellikle çevrimiçi tanıtım, dijital pazaryeri tanıtımı, sipariş karşılama ve komisyon desteklerinde ürün listesi için önceden alınması gereken bir ön onay vardır; bu ön onay alınmadan yapılan harcamalar destek kapsamına girmez — geriye dönük telafisi de yoktur. Bu noktada deneyimli bir ekiple çalışmak süreci ciddi biçimde hızlandırır; e-ticaret danışmanlığı hizmetimiz kapsamında firmanızın hangi statüde, hangi kalemlerden ve hangi takvimle yararlanabileceğini çıkarır, ön onay ve DYS başvurularının doğru sırayla yapılmasını sağlarız. Dilerseniz önce ücretsiz analiz formumuzu doldurarak durumunuza özel bir ön değerlendirme alabilirsiniz. İlerleyen bölümlerde her destek kalemini oran, süre, üst limit ve başvuru şartı düzeyinde tek tek inceleyeceğiz.
Ticaret Bakanlığı E-İhracat Destekleri: Hangi Giderinizi Devlet Karşılıyor?
Ticaret Bakanlığı, Türkiye'den yurt dışına internet üzerinden satış yapan firmaların reklam, komisyon, depo ve sipariş karşılama gibi en ağır operasyonel giderlerini belirli oranlarda geri ödüyor. Bu desteklerin ana hukuki dayanağı, klasik ihracat teşviklerinden ayrı düzenlenmiş olan 5986 sayılı "E-İhracat Destekleri Hakkında Karar" ve bunun uygulama esaslarını belirleyen "E-İhracat Desteklerine İlişkin Genelge"dir (güncel sürüm 03.12.2024). Pratikte gördüğümüz en kritik nokta şudur: bu destekler otomatik gelmez, ön onay ve belge disiplini ister; doğru kurgulanırsa bir e-ihracatçının pazaryeri reklamından depo kirasına kadar pek çok masrafının yarısını (hedef ülkelerde daha fazlasını) devlet üstlenir. E-ihracata yeni başlıyorsanız önce e-ihracat nasıl yapılır rehberimizi okumanızı, ardından bu destek kalemlerini iş modelinize oturtmanızı öneriyoruz.
Bir noktayı baştan netleştirelim: e-ihracat destekleri ile klasik ihracat destekleri karıştırılmamalıdır. Dijital pazaryeri tanıtımı, komisyon, sipariş karşılama, yurt dışı depo kirası ve pazaryeri entegrasyonu gibi internetten satışa özgü kalemler 5986 sayılı Karar kapsamındadır. Buna karşılık pazara giriş raporu, sanal fuar, sektörel ticaret heyeti, alım heyeti ve e-ihracat konsorsiyumunun strateji raporu gibi kalemler 5973 sayılı Karar kapsamında verilir. İki düzenleme birbirini tamamlar; bir e-ihracatçı çoğu zaman her ikisinden ayrı ayrı yararlanabilir. Hangi kalemin hangi karara dayandığını bilmek, başvuruyu doğru kuruluşa ve doğru evrakla yapmanın ilk şartıdır.
Aşağıdaki tüm oran, süre ve üst limitler 2026 Haziran itibarıyladır ve değişebilir; tavanlar her yıl başında (TÜFE+Yİ-ÜFE)/2 formülüyle güncellendiği için kesin TL tutarlarını başvurudan önce ticaret.gov.tr üzerindeki güncel Genelge ekinden ve bağlı olduğunuz İhracatçılar Birliği'nin yıllık duyurusundan teyit edin. Karşılaştırma açısından bu güncelleme oranı 2025 için yaklaşık %36,45, 2026 için yaklaşık %28 seviyesinde gerçekleşmiştir; yani 2025 tavanları, 2026 için kabaca bu oran kadar yukarı çekilmiştir.
E-ihracat desteklerinden kim, hangi statüyle yararlanır?
Destekler beş yararlanıcı statüsü üzerinden veriliyor: (a) Şirket, (b) Pazaryeri, (c) Perakende e-ticaret sitesi, (d) B2B platformu ve (e) E-İhracat Konsorsiyumu. Bir başvuran tek bir statü üzerinden destek alır; çoğu üretici/satıcı firma "Şirket" statüsünden başvurur. Genel ön koşullar şunlardır: İhracatçılar Birliği üyeliği, DYS (Destek Yönetim Sistemi) kaydı, TTK'ya göre kurulmuş şirket olmak, satılan ürünlerin Türk menşeli olması ve yurt içi marka tescili ile hedef ülkede marka tescil başvurusu. Perakende e-ticaret sitesi statüsü için ayrıca yüksek bir online satış oranı şartı (yaklaşık %66 ve üzeri) aranır; bu eşiklerin güncel halini Genelgeden doğrulamak gerekir.
Statü seçimi pratikte iş modelinizi belirler. Kendi ürününü üretip/satın alıp Amazon, Etsy gibi pazaryerlerinde veya kendi sitesinde satan tipik bir KOBİ için doğru adres "Şirket" statüsüdür ve bu rehberin geri kalanı büyük ölçüde bu statüyü temel alır. Onlarca firmanın ürününü bir araya getirip kendi alan adı altında satan platformlar "Pazaryeri" veya "Perakende e-ticaret sitesi" statüsüne; sektördeki firmaların güç birliği yaparak ortak tanıtım ve lojistik yürüttüğü yapılar ise "E-İhracat Konsorsiyumu" statüsüne girer. Konsorsiyum statüsü, ayrı bir Konsorsiyum Statüsü Genelgesi kapsamında EK-1 formu ve ekleriyle Genel Müdürlüğe başvurularak alınır; bir ortaklığa ya da tek bir şirkete verilebilir ve konsorsiyum, üyeleri adına ön onay başvurusu yapabilir.
Yararlanıcı statüsüne göre yıllık toplam destek tavanı da değişiyor. 2026 için, %28'lik tahmini güncelleme oranıyla, şirketler en fazla yaklaşık 73.990.019 TL; konsorsiyum, perakende e-ticaret sitesi ve pazaryeri statüleri ise en fazla yaklaşık 221.970.061 TL destekten yararlanabilir. Bunlar bütünsel üst sınırlardır; her destek kaleminin kendi alt limiti ayrıca vardır ve kesin 2026 tutarları resmî üst limit ekinden teyit edilmelidir. Statülerin tavan farkını net görmek için aşağıdaki referans tablosu yardımcı olur:
| Yararlanıcı statüsü | 2025 yıllık toplam tavan (referans) | 2026 tahmini tavan (~%28 güncelleme) |
|---|---|---|
| Şirket | ~57,2M TL | ~73.990.019 TL |
| Perakende e-ticaret sitesi | ~95,4M TL | ~221.970.061 TL |
| Pazaryeri | ~114,4M TL | ~221.970.061 TL |
| E-İhracat Konsorsiyumu | ~171,7M TL | ~221.970.061 TL |
Bu tablodaki tutarlar bütünsel tavanlardır ve yalnızca büyüklük hissi vermek içindir; kesin 2026 rakamları için ticaret.gov.tr üzerindeki resmî üst limit ekine bakın. Çoğu KOBİ ölçeğindeki e-ihracatçı için belirleyici olan, bu bütünsel tavandan çok, aşağıda açıkladığımız kalem-bazlı alt limitlerdir.
Hangi gider kalemleri destekleniyor? (Oran ve üst limit tablosu)
E-ihracat desteklerinde genel kural nettir: standart destek oranı %50'dir; Bakanlıkça belirlenen hedef (öncelikli) ülkeler için bu orana 20 puana kadar ilave yapılır, yani destek %50'den %70'e çıkabilir. Destek süresi çoğu kalemde ülke veya pazaryeri başına 3 yıldır; bir ülkede süre dolduğunda başka bir ülke için yeniden başlayabilir. Aşağıdaki tablo ana kalemleri, oranlarını ve 2025 yılı firma tavanlarını referans olarak özetliyor (2026 tutarları güncelleme oranıyla yukarı yönlü değişir):
| Destek Kalemi | Oran | Süre / Üst Limit (referans) |
|---|---|---|
| Dijital Pazaryeri Tanıtım (reklam) | %50 (hedef ülke %70) | Pazaryeri başına 3 yıl; 2025 firma tavanı ~28,6M TL |
| E-İhracat Tanıtım (sosyal medya / influencer / dijital reklam) | %50 (hedef ülke %70) | 3 yıl; perakende e-ticaret sitesinde ~95,4M TL (2025); UTM takibi zorunlu |
| Sipariş Karşılama (Fulfillment) | %50 (hedef ülke %70) | Ülke başına 3 yıl; ~28,6M TL (2025); ilgili ülke e-ticaret satışının %10'unu (bazı kaynaklarda %8) aşamaz |
| Yurt Dışı Depo Kirası | %50 | 3 yıl; 2025 tavanı ~19,1M TL |
| Pazaryeri Komisyon Gideri | %50 | Ülke başına 3 yıl; ~2,86M TL (2025); belirli öncelikli pazarlarla sınırlı |
| Pazaryeri Entegrasyon (yazılım) | %50 | ~761.000 TL (2025); en fazla 6 pazaryeri, pazaryeri başına asgari ~1.000 SKU |
| Çevrimiçi (Online) Mağaza | %50 | Ülke başına 3 yıl; ~5,7M TL (2025) |
| Pazara Giriş Raporu | %50 (öncelikli %70) | ~5,7M TL (2025); büyük ölçüde 5973 sayılı Karar kapsamında |
| Marka Tescil / Koruma | %50 (öncelikli %70) | Yıllık ~600.000 TL |
Tablodaki TL tutarları 2025 referansıdır; 2026 için yukarı yönlü güncellenir ve mutlaka resmî Genelge ekinden teyit edilmelidir. Bu kalemlerin neredeyse tamamının ortak paydası şudur: %50 oran ve genelde ülke/pazaryeri başına 3 yıllık süre. Pratik sonuç, e-ihracat operasyonunuzun ilk üç yılında — yani en kırılgan dönemde — sabit ve değişken pazarlama-lojistik giderlerinizin yarısını devletle paylaşabilmenizdir. Şimdi bu bölümün başlığında vaat ettiğimiz üç ana kalemi (pazaryeri komisyonu, dijital reklam ve sipariş karşılama) tek tek açalım.
Pazaryeri üyelik ve komisyon desteği nasıl işliyor?
Amazon, Etsy veya benzeri bir global pazaryerinde satış yapıyorsanız, ödediğiniz komisyon (referral fee) ve üyelik/abonelik bedellerinin %50'si Pazaryeri Komisyon Gideri desteği kapsamında geri alınabilir. Burada iki kritik kısıt vardır: birincisi, bu destek her ülke için 3 yıl ile sınırlıdır; ikincisi, yalnızca Bakanlığın belirlediği belirli öncelikli pazarlar (kaynaklarda ABD, Suudi Arabistan, Brezilya, Hindistan, Endonezya, Filipinler, Mısır, Arjantin gibi ülkeler geçiyor) için geçerlidir ve güncel ülke listesi yıllık Genelge ekiyle değişir. Komisyon oranlarının iş modelinize etkisini görmek için Amazon komisyon oranları 2026 yazımızı ve Etsy komisyon ücretleri 2026 rehberimizi inceleyebilir; net kârınızı modellemek için e-ihracat kâr hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Komisyonun yarısını geri almak, kâğıt üzerinde ince görünen bir e-ihracat marjını sürdürülebilir hale getirebilir.
Bunu somutlaştıralım. Diyelim ki ABD'de Amazon üzerinden yıllık 1.000.000 TL karşılığı satış yapıyor ve ortalama %15 referral fee ödüyorsunuz; bu yılda yaklaşık 150.000 TL komisyon gideri demektir. Bu kalemin %50'si, yani yaklaşık 75.000 TL, destek kapsamında geri alınabilir (kalem tavanı ve ön onay şartları sağlandığı sürece). Buna bir de Professional satıcı planının aylık abonelik bedeli eklenir; ABD'de aylık 39,99 USD olan bu ücretin yıllık toplamının da yarısı aynı kapsama girer. Görüldüğü gibi destek, "ucuz" görünen ama yıl boyunca biriken sabit pazaryeri maliyetlerini ciddi biçimde hafifletir. Yine de unutulmaması gereken kısıt nettir: ABD bu öncelikli pazar listesinde olduğu için örnek geçerlidir; listede olmayan bir ülkedeki komisyon için bu kalemden hak ediş doğmaz.
Pazaryerinde satışa nasıl başlayacağınızı henüz netleştirmediyseniz, kanal seçiminizi Amazon FBA/FBM rehberimiz ve Etsy yurt dışına satış rehberimiz ile yapıp ardından komisyon desteğini bu kanala göre planlamak en sağlıklı yoldur. Ayrıca Pazaryeri Entegrasyon desteği ile, ürünlerinizi pazaryerlerine aktaran entegrasyon yazılımı giderinizin de %50'si karşılanır; bu kalemde en fazla 6 pazaryeri ve pazaryeri başına asgari yaklaşık 1.000 SKU şartı bulunur. Yani küçük katalogla başlayan bir mağaza, entegrasyon desteğinin SKU eşiğini başlangıçta karşılayamayabilir; bu kalemi planlarken ürün sayınızı bu eşiğe göre değerlendirmek gerekir.
Dijital reklam ve tanıtım desteği: yarısı (bazen %70'i) devletten
E-ihracatta en hızlı bütçe yakan kalem genellikle reklamdır ve devlet bu gideri iki ayrı başlıkta destekliyor. Birincisi Dijital Pazaryeri Tanıtım desteği; Amazon Ads, Etsy Ads gibi pazaryeri içi reklam harcamalarınızın %50'sini (hedef ülkede %70'e kadar) pazaryeri başına 3 yıl boyunca karşılar. İkincisi E-İhracat Tanıtım desteği; sosyal medya reklamları, influencer iş birlikleri ve dijital pazarlama giderlerinizi aynı oranlarla destekler. Bu ikinci kalemde uygulamada en sık takıldığımız şart, UTM takibinin zorunlu olmasıdır: harcadığınız reklam bütçesinin yurt dışı satışa dönüştüğünü UTM parametreleriyle kanıtlayamazsanız hak ediş doğmaz. Reklam stratejinizi ve dönüşüm ölçümünüzü baştan doğru kurmak için e-ticaret danışmanlığı hizmetimizden faydalanabilir, mevcut durumunuzu görmek için ücretsiz analiz talebi oluşturabilirsiniz.
İki tanıtım kalemini birbirine karıştırmamak önemlidir. Pazaryeri içinde, yani Amazon veya Etsy'nin kendi reklam panelinde harcadığınız bütçe "Dijital Pazaryeri Tanıtım" kalemine girer. Buna karşılık Meta (Instagram/Facebook), Google, TikTok veya bir influencer aracılığıyla yaptığınız ve trafiği kendi mağazanıza/pazaryeri vitrinine yönlendiren harcamalar "E-İhracat Tanıtım" kalemindedir. İkisinin de oranı aynı (%50, hedef ülkede %70) olsa da farklı kalem tavanlarına ve farklı belgelendirme mantığına tabidir. Pazaryeri dışı tanıtımda devletin görmek istediği şey, harcanan her liranın hangi satışa dönüştüğüdür; bu yüzden UTM etiketleme, dönüşüm piksellerinin doğru kurulması ve raporlanabilir bir analitik altyapısı, desteğin teknik olduğu kadar fiili önkoşuludur.
Dikkat edilmesi gereken bir diğer kritik husus: dijital reklam, dijital pazaryeri tanıtımı, sipariş karşılama ve komisyon gibi kalemlerde destek almadan önce ürün listesi için ön onay zorunludur. Yani önce DYS üzerinden ürünlerinizi onaylatmadan başlattığınız bir reklam kampanyasının giderini geriye dönük talep edemezsiniz. Bu yüzden müşterilerimize her zaman "harcamadan önce ön onay" disiplinini öneriyoruz: ön onay tarihinden önceki harcamalar kural olarak destek dışıdır ve bu, sahada en sık karşılaştığımız hak ediş kaybı sebebidir.
Depo ve sipariş karşılama (fulfillment) desteği: yurt dışı lojistiği hafifletmek
Yurt dışında müşteriye yakın stok tutmak teslimat süresini kısaltır ama maliyetlidir; devlet bu maliyetin de bir kısmını üstlenir. Sipariş Karşılama (Fulfillment) desteği, ürünlerinizin yurt dışında depolanması, toplanması, paketlenmesi ve müşteriye gönderilmesi hizmetlerinin %50'sini (hedef ülkede %70'e kadar) ülke başına 3 yıl boyunca karşılar. Bu kalemin kendine özgü bir tavanı vardır: destek tutarı, ilgili ülkedeki toplam e-ticaret satışınızın %10'unu (bazı kaynaklarda %8) aşamaz ve bu oran yıllık Genelge ekiyle değişebildiğinden resmî kaynaktan teyit edilmelidir. Buna ek olarak Yurt Dışı Depo Kirası desteği, hedef ülkede kiraladığınız deponun kira giderinin %50'sini 3 yıl boyunca destekler. Lojistik maliyetlerinizi tasarım aşamasında doğru hesaplamak için e-ihracatta kargo ve lojistik rehberimize ve gönderi maliyetini etkileyen hacimsel ağırlık için desi hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
Bu "satışın %10'u" kısıtı pratikte şu anlama gelir: bir ülkede ne kadar çok satarsanız, o ülkede o kadar yüksek fulfillment desteği alabilirsiniz; çünkü tavan, mutlak bir TL rakamına değil cironuza endekslidir. Örneğin bir ülkede yıllık 2.000.000 TL satışınız varsa, fulfillment desteğiniz kabaca 200.000 TL (oran %10 ise) ile sınırlanır; bu tutarın altında kalan gerçek fulfillment giderinizin yarısını destek olarak alırsınız. Bu mantık, Amazon FBA gibi pazaryeri lojistiğini kullanan satıcılarla, Navlungo veya Oplog gibi bağımsız fulfillment sağlayıcılarını kullananlar için aynı şekilde işler.
Pratikte Navlungo, iyziShip, ShipEntegra veya Oplog gibi Türk fulfillment/agregatör firmalarından ya da Amazon FBA'den aldığınız sipariş karşılama hizmetinin faturalandırılabilir kısmı bu destek kapsamına girer. Bu, özellikle yurt dışında depo açma kararını henüz veremeyen orta ölçekli satıcılar için, hizmeti dışarıdan alıp giderinin yarısını geri almayı mümkün kılan önemli bir avantajdır. Kendi deponuzu açacak ölçeğe geldiğinizde ise depo kirası desteği devreye girer; yani büyüme eğrinizin her aşaması için karşılığı olan bir kalem mevcuttur.
Başvuru süreci, DYS ve ön onay disiplini
Tüm e-ihracat destek başvuruları DYS (Destek Yönetim Sistemi) üzerinden, bağlı olduğunuz İhracatçılar Birliği / incelemeci kuruluş aracılığıyla ve KEP (kayıtlı elektronik posta) kullanılarak yapılır. İlk destekten önce bir kez "Şirket Başvuru Formu" sunularak ön kayıt oluşturulur. Çevrimiçi tanıtım, dijital pazaryeri tanıtımı, sipariş karşılama ve komisyon desteklerinde ürün listesi için ön onay olmazsa olmazdır; ürünlerde GTIN/barkod bulunması, dijital tanıtımda UTM izleme kurulu olması ve hedef ülkede marka tescil başvurusunun yapılmış olması beklenir. Bu adımları atlayan firmaların hak edişlerinin reddedildiğini sıkça görüyoruz; süreç teknik olduğu için belge ve onay akışını baştan kurmak kritiktir.
İşleyen bir başvuru akışını, sahada uyguladığımız haliyle adım adım özetleyelim:
- Ön koşulları tamamlayın: İhracatçılar Birliği üyeliği, TTK'ya göre şirket, yurt içi marka tescili ve hedef ülkede marka tescil başvurusu.
- DYS kaydını ve KEP'i hazırlayın; ardından bir kez "Şirket Başvuru Formu" ile ön kaydı oluşturun.
- Ürün listesi ön onayını alın — reklam, komisyon ve fulfillment harcamalarına başlamadan önce. Bu adım, geriye dönük hak ediş kaybını önler.
- Takip altyapısını kurun: GTIN/barkod, dijital tanıtımda UTM etiketleme, dönüşüm raporlaması.
- Harcamayı yapın ve belgeleyin: fatura, ödeme dekontu, reklam/komisyon raporları, fulfillment faturaları.
- Hak ediş başvurusunu DYS üzerinden incelemeci kuruluşa sunun; eksik evrak en sık gecikme sebebidir.
Bu akışta en sık görülen üç hatayı ayrıca vurgulamakta fayda var: (1) ön onaydan önce reklam/komisyon harcamasına başlamak, (2) UTM/izleme kurulu olmadığı için dijital tanıtım giderini satışla ilişkilendirememek, (3) öncelikli pazar listesinde olmayan bir ülkedeki komisyon için destek beklemek. Üçü de hak edişi sıfırlar ve üçü de baştan doğru kurguyla tamamen önlenebilir.
E-ihracat desteklerini tamamlayan başka kaynaklar da vardır: KOSGEB, 8–24 ay süreli ihracat geliştirme projelerinde yaklaşık 300.000 TL'ye kadar (personel hariç giderlerde %70 geri ödemesiz + %30 geri ödemeli) destek verir; Türk Eximbank, sevk öncesi ihracat kredisi, ihracata hazırlık kredisi ve ihracat alacak/kredi sigortası ile finansman ve risk tarafını tamamlar. Bir başka teknik ayrıntı: tüm bu desteklerin ödemesi, ayrı bir program değil bir finansman mekanizması olan DFİF (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu) üzerinden gerçekleştirilir; yani hak edişiniz onaylandığında ödeme bu fon kaynağından yapılır. Devletten geri alacağınız destekleri net kârınıza yansıtmadan önce satış marjınızı modellemek isterseniz kâr marjı hesaplama aracımızdan yararlanabilirsiniz. Son olarak, e-ihracat desteklerine geçişte ETGB ve gümrük tarafını netleştirmek için mikro ihracat ve ETGB rehberimizi de okumanızı öneririz; çünkü teşvik kadar, ihracatın doğru beyanlanması da hak edişin önkoşuludur.
Bu bölümdeki tüm oran, süre ve tutarlar 2026 Haziran itibarıyla geçerli olup mevzuat değiştikçe güncellenmektedir; başvuru öncesinde mutlaka ticaret.gov.tr üzerindeki güncel E-İhracat Destekleri Genelgesi ekinden, bağlı bulunduğunuz İhracatçılar Birliği duyurusundan ve mali müşavirinizden teyit alın.
E-İhracat Konsorsiyumu, Pazara Giriş ve Tanıtım Destekleri Nasıl İşler?
E-ihracat konsorsiyumu, pazara giriş ve tanıtım destekleri; bir e-ihracatçının "yalnız başınıza yapamayacağınız" işleri (yeni bir pazarı tanımak, o pazarda profesyonel tanıtım yapmak, küçük firmaların bir araya gelip toplu güç oluşturması) devlet ortaklığıyla yapmasını sağlayan kalemlerdir. Burada kritik bir ayrım var: dijital pazaryeri tanıtımı, sipariş karşılama, komisyon gibi "operasyonel" e-ihracat kalemleri 5986 sayılı E-İhracat Destekleri Kararı kapsamındayken; pazara giriş raporu, sanal fuar, ticaret heyeti ve konsorsiyum rapor desteği gibi "stratejik" kalemler büyük ölçüde 5973 sayılı genel ihracat desteği kararı altındadır. İki karar birbirini tamamlar; bir e-ihracatçı çoğu zaman ikisinden de aynı anda yararlanır. Aşağıdaki tüm sayısal eşik, oran ve tutarlar 2026 itibarıyladır ve mevzuat yıl başında güncellendiği için işlem öncesi ticaret.gov.tr üzerinden ilgili genelge ekinden ve mali müşavirinizden teyit edilmelidir. Bu rehberin ana çerçevesi için e-ihracat teşvikleri ve devlet destekleri yazımızdaki kalem tablolarına, sürecin tamamı için e-ihracat nasıl yapılır rehberimize bakabilirsiniz.
Bu bölümün özünü tek cümlede toplamak gerekirse: operasyonu (mikro ihracat/ETGB) önce kurar, ardından 5986 ve 5973 kalemlerini doğru sırada ve ön onaylı olarak kullanırsanız, yurt dışı tanıtım, pazaryeri ve markalaşma harcamalarınızın yarısını ya da hedef pazarlarda üçte ikisini devlet üstlenir. Aşağıda her kalemin oranını, süresini, tavanını ve en sık yapılan hataları somut tutar ve örneklerle açıyoruz.
E-ihracat konsorsiyumu nedir, kimler kurabilir?
E-ihracat konsorsiyumu, birden fazla şirketin (ya da tek bir şirketin diğer ihracatçılar adına) bir araya gelerek, yurt dışı pazarlarda ortak bir e-ihracat stratejisiyle hareket ettiği ve bu çatı altında destek aldığı resmî bir statüdür. Mantığı şudur: tek başına bir KOBİ, ABD veya Körfez gibi bir pazara girip profesyonel pazara giriş raporu hazırlatmaya, yerinde lojistik kurmaya veya çok ülkeli tanıtım yürütmeye genellikle güç yetiremez. Konsorsiyum, bu firmaları tek bir tüzel yapı altında toplayarak hem ölçek hem de uzmanlık avantajı sağlar. E-İhracat Desteklerine İlişkin Genelge'nin (güncel sürümü 03.12.2024) yararlanıcı statülerinde konsorsiyum, (a) şirket, (b) pazaryeri, (c) perakende e-ticaret sitesi, (d) B2B platformu ile birlikte (e) E-İhracat Konsorsiyumu olarak ayrı bir kategoride yer alır ve kendine özel, daha yüksek üst limitlere sahiptir.
Konsorsiyum statüsünün önemli bir özelliği, hem bir ortaklığa (birden çok şirketin oluşturduğu yapı) hem de tek bir şirkete verilebilmesidir. Bu sayede güçlü bir e-ihracatçı, kendi tedarik ağındaki veya aynı sektördeki diğer üreticiler adına ön onay başvurusu yapabilir; üyeleri adına süreçleri yürütür ve raporlamayı tek elden toplar. Başvuru, EK-1 formu ve ekleriyle doğrudan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü'ne yapılır; sürecin ayrıntıları ayrı bir Konsorsiyum Statüsü Genelgesi ile düzenlenir. Konsorsiyum statüsü kazanmak başlı başına bir hak ediş doğurmaz; statü, üyelerin sonradan başvuracağı destek kalemlerine (rapor, tanıtım, pazara giriş) daha yüksek tavanlarla erişim kapısını açar.
Somut bir örnekle düşünelim: Kayseri'de ev tekstili üreten beş atölye, tek tek Amazon Almanya'ya girmeye çalıştığında her biri ayrı reklam bütçesi, ayrı pazara giriş raporu ve ayrı marka tescili masrafına katlanır; üstüne her birinin ciro ve insan kaynağı tek başına bu tavanları doldurmaya yetmez. Aynı beş atölye bir e-ihracat konsorsiyumu çatısı altında birleştiğinde, ortak bir strateji raporu hazırlatır, tek bir markayla ya da koordineli bir koleksiyonla aynı pazara girer ve konsorsiyum statüsüne tanınan üç kat daha yüksek tavandan yararlanır. Bu, hem masrafın bölüşülmesi hem de tek başına ulaşılamayacak bir destek tavanına ulaşma anlamına gelir. Konsorsiyumun gücü, "büyük firma ayrıcalığını" küçük firmalar için erişilebilir kılmasıdır.
Konsorsiyum rapor desteği ne kadar ve neyi kapsar?
Konsorsiyum yapısının en somut karşılığı, e-ihracat strateji ve rapor giderlerine sağlanan destektir. Bu kalemde konsorsiyum üyeleri, perakende e-ticaret siteleri ve pazaryerleri, e-ihracat strateji raporları için 2025 yılı itibarıyla yıllık yaklaşık 1.500.000 TL'ye kadar destek alabilmektedir (2026 tutarı yıl başı güncellemesiyle artar; resmî genelge ekinden teyit edin). Bu rapor desteği, danışmanlık firmalarından alınan hangi ülkeye, hangi ürünle, hangi pazaryeri ve lojistik modeliyle girileceğini analiz eden profesyonel çalışmaları finanse eder. Pratikte bir firmanın "doğru pazarı seçme" maliyetini düşürdüğü için, ölçeklenmek isteyen e-ihracatçılar için en değerli stratejik kalemlerden biridir.
Üst limit mantığını anlamak kritik: e-ihracat desteklerinde tüm tavanlar her yıl başında (TÜFE + Yİ-ÜFE) / 2 formülüyle güncellenir; bu güncelleme oranı 2025 için yaklaşık %36,45, 2026 için yaklaşık %28 olarak öngörülmüştür. Yararlanıcı statüsüne göre yıllık toplam tavanlar da farklılaşır. Aşağıdaki tablo, statüye göre toplam tavan farkını ve konsorsiyum lehine ortaya çıkan ölçek avantajını özetliyor (tutarlar yaklaşıktır; kesin 2026 rakamları için resmî genelge ekine bakın):
| Yararlanıcı statüsü | 2025 yıllık toplam tavan (yaklaşık) | 2026 yıllık toplam tavan (yaklaşık, %28 güncelleme) |
|---|---|---|
| Şirket | ~57,2 milyon TL | ~73.990.019 TL |
| Perakende e-ticaret sitesi | ~95,4 milyon TL | ~221.970.061 TL |
| Pazaryeri | ~114,4 milyon TL | ~221.970.061 TL |
| E-İhracat Konsorsiyumu | ~171,7 milyon TL | ~221.970.061 TL |
Tablodan görüldüğü gibi konsorsiyum statüsü, tek bir şirkete göre yaklaşık üç kat daha yüksek bir destek tavanına ulaşma imkânı verir — küçük firmaların birleşerek bu tavandan yararlanmasının ekonomik mantığı buradadır. Bir şirketin tek başına 74 milyon TL'lik tavana ulaşması için ciddi bir cironun ve harcamanın olması gerekir; oysa beş orta ölçekli firma birleştiğinde, paylaşılan strateji ve tanıtım giderleriyle 222 milyon TL'lik ortak tavanı çok daha verimli kullanır. Konsorsiyum altında yapacağınız pazaryeri tanıtım ve komisyon harcamalarının size net maliyetini görmek için işe başlamadan e-ihracat kâr hesaplama aracımızı kullanarak destek öncesi/sonrası senaryolarını karşılaştırmanızı öneriyoruz.
Pazara giriş desteği: hangi rapor, hangi tavan?
Pazara giriş desteği, bir e-ihracatçının hedef pazarı objektif veriyle tanımasını sağlar ve burada 5973 sayılı genel ihracat desteği kararının kalemleri devreye girer. En çok kullanılan ikisi şunlardır:
- Pazara Giriş Raporu Desteği: Belirli bir ülke/ürün için profesyonel araştırma şirketlerinden alınan raporların gideri, standart olarak %50 (Bakanlıkça belirlenen öncelikli/hedef pazarlarda %70'e kadar) oranında karşılanır; 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 5,7 milyon TL'ye kadar ve yıllık en fazla 20 rapor/üyelik ile sınırlıdır.
- Marka Tescil ve Koruma Desteği: Yurt dışı pazarda marka tescili e-ihracatın olmazsa olmazıdır; bu kalem de %50 (öncelikli ülkelerde %70) oranında ve yıllık yaklaşık 600.000 TL'ye kadar desteklenir. E-ihracat desteklerinin genel şartında zaten yurt içi marka tescili ve hedef ülkede marka tescil başvurusu arandığı için, bu iki destek doğal olarak el ele yürür.
Pazara giriş aşamasında çoğu firmanın atladığı nokta, hedef ülkenin gümrük ve KDV yapısının raporun ayrılmaz parçası olmasıdır. Örneğin AB'ye satışta IOSS eşiği (150 EUR, kargo ve sigorta hariç iç değer) ve ülke KDV oranları (Almanya %19, Fransa %20, İtalya %22, İspanya %21, Hollanda %21, Polonya %23) doğrudan fiyatlama stratejinizi belirler; aynı ürünü Lüksemburg'a (%17) ve Macaristan'a (%27) sattığınızda marjınız on puana kadar değişebilir. Üstelik AB'nin düşük değerli (≤150 EUR) gönderilerdeki gümrük vergisi muafiyetini kaldırmayı içeren bir gümrük reformu gündemdedir; ancak yürürlük tarihi, mekanizması ve olası bir sabit ücret henüz kesinleşmemiştir; bu nedenle kesin tarih/tutar varsaymadan güncel durumu resmî AB kaynağından (taxation-customs.ec.europa.eu) teyit edin. Bu nedenle 2026'da hazırlanan bir pazara giriş raporunun, bu kuralı fiyatlamaya yansıtmadan size yol göstermesi mümkün değildir. Konuyu Avrupa'ya e-ihracat IOSS ve AB KDV rehberimizde ayrıntılı işliyoruz ve AB IOSS KDV hesaplama aracıyla ülke bazında somutlaştırabilirsiniz. Pazara giriş, soyut bir "araştırma" değil; landed cost, gümrük ve tahsilat kararlarınızı şekillendiren bir ön çalışmadır.
Sanal fuar, ticaret heyeti ve dijital tanıtım destekleri
Tanıtım tarafında destekler iki kararın kesişiminde yürür. Stratejik/fiziksel-dijital melez kalemler 5973 altında, doğrudan e-ihracata özgü dijital kalemler 5986 altındadır:
- Sanal fuar ve sanal ticaret heyeti: Fiziksel seyahat olmadan, dijital ortamda potansiyel alıcılarla buluşmayı sağlayan organizasyonlar 5973 kapsamında desteklenir. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleri de aynı çatıdadır; bu kalemler özellikle B2B yönü güçlü e-ihracatçılar için pazaryeri dışı doğrudan alıcı ilişkisi kurmanın devlet destekli yoludur.
- Dijital Pazaryeri Tanıtım (Reklam) Desteği: Amazon, Etsy, Trendyol International gibi pazaryerlerindeki sponsorlu reklam/ürün öne çıkarma giderleri 5986 kapsamında %50 (hedef ülkelerde %70'e kadar) oranında ve pazaryeri başına 3 yıl süreyle desteklenir; 2025 firma tavanı yaklaşık 28,6 milyon TL'dir.
- E-İhracat Tanıtım Desteği (sosyal medya / influencer / dijital reklam): Marka bilinirliği için yürütülen dijital kampanyalar yine %50–70 bandında desteklenir; ancak burada kritik bir şart vardır: harcamaların izlenebilmesi için tanıtım bağlantılarında UTM takip parametreleri zorunludur. UTM'siz veya ölçümlenemeyen harcamalar hak ediş doğurmaz.
- Sipariş Karşılama (Fulfillment) Desteği: Yurt dışındaki depolama, toplama, paketleme ve gönderim hizmetlerinin gideri %50 (hedef ülkelerde %70'e kadar) oranında, ülke başına 3 yıl desteklenir; 2025 firma tavanı yaklaşık 28,6 milyon TL'dir. Burada özel bir kısıt vardır: destek, ilgili ülkedeki toplam e-ticaret satışınızın belirli bir oranını (kaynaklara göre %8 ila %10) aşamaz; bu oran her yıl genelge ekiyle değişebilir.
- Yurt Dışı Depo Kira ve Pazaryeri Komisyon Desteği: Yurt dışı depo kirası 2025'te yaklaşık 19,1 milyon TL'ye kadar, pazaryeri komisyon gideri ise belirli öncelikli ülkelerde ülke başına 3 yıl ve 2025'te yaklaşık 2,86 milyon TL'ye kadar %50 oranında desteklenir.
Bu kalemlerin oran, süre ve 2025 tavanlarını bir arada görmek için aşağıdaki özet tabloyu kullanabilirsiniz (oranların üst sınırı hedef/öncelikli ülkelerde geçerlidir; 2026 tutarları yıl başı güncellemesiyle artar):
| Destek kalemi | Karar | Oran | Süre | 2025 firma tavanı (yaklaşık) |
|---|---|---|---|---|
| Dijital pazaryeri tanıtım (reklam) | 5986 | %50–70 | Pazaryeri başına 3 yıl | ~28,6 milyon TL |
| E-ihracat tanıtım (sosyal medya/influencer) | 5986 | %50–70 | 3 yıl | ~95,4 milyon TL (perakende sitesi) |
| Sipariş karşılama (fulfillment) | 5986 | %50–70 | Ülke başına 3 yıl | ~28,6 milyon TL |
| Yurt dışı depo kira | 5986 | %50 | 3 yıl | ~19,1 milyon TL |
| Pazaryeri komisyon gideri | 5986 | %50 | Ülke başına 3 yıl | ~2,86 milyon TL |
| Pazara giriş raporu | 5973 | %50–70 | Yıllık en fazla 20 rapor | ~5,7 milyon TL |
| Konsorsiyum strateji/rapor desteği | 5973 | %50 | Yıllık | ~1,5 milyon TL |
| Marka tescil/koruma | Klasik teşvik | %50–70 | Yıllık | ~600.000 TL |
Bu noktada en sık yapılan hata, harcamayı yaptıktan sonra destek başvurusuna kalkışmaktır. Çevrimiçi tanıtım, dijital pazaryeri tanıtımı, sipariş karşılama ve komisyon desteklerinde ürün listesi için ÖN ONAY zorunludur; ön onay alınmadan yapılan harcama, oranı ne olursa olsun desteklenmez. Ayrıca ürünlerde GTIN/barkod, dijital tanıtımda UTM, hedef ülkede ise marka tescil başvurusu pratik ön koşullardır. Örneğin Amazon'da 50.000 TL'lik sponsorlu reklam harcaması yapan bir firma, hedef ülke desteğiyle bunun 35.000 TL'sini geri alabilir; ama aynı firma ön onay almadan reklamı başlattıysa, kusursuz fatura ve UTM kaydına rağmen tek kuruş alamaz. Doğru kalemi seçip ön onay sürecini hatasız yürütmek için bu süreci bir e-ticaret danışmanlığı çatısı altında planlamanızı, hangi pazaryerinden başlayacağınıza karar vermek için de Amazon FBA/FBM rehberimizi ve Etsy yurt dışı satış rehberimizi incelemenizi öneriyoruz.
TURQUALITY ve marka destekleri konsorsiyumla nasıl ilişkilenir?
TURQUALITY, Türkiye'nin en kapsamlı ve en uzun soluklu devlet destekli markalaşma programıdır; amacı, Türk menşeli markaları küresel ölçekte güçlendirmektir. Doğrudan "e-ihracat konsorsiyum desteği" değildir, ancak e-ihracatçının markalaşma yolculuğunda üst basamağı temsil eder: pazara giriş ve marka tescil destekleriyle yurt dışında ayağını sağlamlaştıran bir marka, ölçeklendikçe TURQUALITY/Marka Destek Programı kapsamına girmeyi hedefler. Burada kritik nokta, e-ihracat desteklerinin genel şartında zaten yurt içi marka tescili + hedef ülkede marka tescil başvurusu + Türk menşeli ürün koşullarının aranmasıdır; yani e-ihracat desteklerini doğru kullanan bir firma, TURQUALITY benzeri programlara da zemin hazırlamış olur.
Pratikte bizim müşterilerimizde gördüğümüz yol dört basamaklı bir merdivendir ve sırası önemlidir:
- Temel: Mikro ihracat/ETGB ile operasyonu kurmak — her gönderide doğru beyan, %0 KDV istisnası (e-Arşiv "301" kodu) ve dövizin banka sistemiyle yurda getirilmesi.
- Büyüme: 5986 kalemleriyle (dijital pazaryeri tanıtımı, sipariş karşılama, komisyon, depo) pazaryeri varlığını ölçeklemek.
- Sağlamlaştırma: 5973 kalemleriyle (pazara giriş raporu, sanal fuar, konsorsiyum strateji raporu) ve marka tesciliyle zemini hukuki ve stratejik olarak güçlendirmek.
- Markalaşma: Yeterli ölçek oluşunca TURQUALITY/Marka Destek Programı'na yönelmek.
Bu merdivenin alt basamağını atlayan firmalar üst basamaklarda zorlanır: marka tescili olmadan dijital tanıtım desteğine başvuramaz, düzgün kurulmuş bir ETGB akışı olmadan da KDV iadesini ve döviz tevsikini ispatlayamazsınız. Tüm bu yapının operasyonel temelini ise mikro ihracat ve ETGB oluşturur; konsorsiyum ya da pazara giriş desteği almadan önce bile her gönderide doğru beyan ve KDV istisnası kurulmalıdır. Bu temeli kurmak için mikro ihracat ve ETGB rehberimizi okumanızı, gönderi başına 30.000 EUR / 600 kg eşik sınırlarını mikro ihracat ETGB hesaplama aracıyla kontrol etmenizi öneriyoruz (bu limitler 2026 itibarıyladır ve gönderi/koli başınadır, yıllık toplam değildir; gümrük idaresinden teyit edin).
Tamamlayıcı destekler: KOSGEB ve Türk Eximbank konsorsiyumla nasıl birleşir?
E-ihracat konsorsiyumu ve 5986/5973 kalemleri tek finansman kaynağı değildir; doğru kurgulanırsa bunların üzerine iki güçlü tamamlayıcı program eklenir:
- KOSGEB: 8–24 ay süreli ihracat geliştirme projelerinde, personel hariç giderlerde %70 geri ödemesiz + %30 geri ödemeli olmak üzere yaklaşık 300.000 TL'ye kadar destek sağlar; personel, donanım, yazılım, tanıtım, fuar, test ve belgelendirme giderleri uygundur. KOBİ ölçeğindeki bir konsorsiyum üyesinin yazılım/entegrasyon ve ilk tanıtım maliyetlerini karşılamada özellikle değerlidir.
- Türk Eximbank: Sevk Öncesi İhracat Kredisi, İhracata Hazırlık Kredisi ve İhracata Yönelik Yatırım Kredisi gibi kısa/orta/uzun vadeli finansman ile ticari ve politik riske karşı ihracat kredi/alacak sigortası sunar. Devlet destekleri harcamayı sonradan geri öderken, Eximbank o harcamayı yapabilmeniz için ön finansman ve risk koruması sağlar; ikisi birbirini tamamlar.
- DFİF (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu): Ayrı bir başvuru programı değil, e-ihracat destek ödemelerinin gerçekleştirildiği finansman mekanizmasıdır. Hak edişiniz onaylandığında destek tutarı bu fondan ödenir.
Bu programların faiz, teminat ve limitleri dönemsel olarak değiştiği için, konsorsiyum kurgusuna eklenmeden önce güncel koşullar ilgili kurumdan ve mali müşavirinizden teyit edilmelidir.
Başvuru süreci: DYS, ön onay ve incelemeci kuruluş
Konsorsiyum, pazara giriş ve tanıtım desteklerinin hepsi tek bir kanaldan yürür: DYS (Destek Yönetim Sistemi). Tüm başvurular DYS üzerinden, ilgili İhracatçı Birliği veya incelemeci kuruluş aracılığıyla, KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) kullanılarak yapılır. Bir firmanın ilk destekten önce sunması gereken belge "Şirket Başvuru Formu" (ön kayıt)dır; bu form olmadan hiçbir kaleme hak ediş açılmaz. Süreç adım adım şöyle işler:
- Şirket Başvuru Formu ile DYS'ye ön kayıt yapılır ve İhracatçı Birliği üyeliği teyit edilir.
- Tanıtım/komisyon/sipariş karşılama gibi ön onay gerektiren kalemlerde, harcama yapılmadan önce ürün listesi için ön onay alınır.
- Harcama (reklam, rapor, fuar) gerçekleştirilir; faturalar, ödeme belgeleri ve UTM/izleme kayıtları biriktirilir.
- Hak ediş başvurusu DYS üzerinden incelemeci kuruluşa sunulur; eksiksiz dosya, destek ödemesinin Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynağından gerçekleşmesini sağlar.
Süreler kalem bazlıdır ve genellikle ülke ya da pazaryeri başına 3 yıldır; bir ülkede süre dolduğunda, başka bir hedef ülke için süre yeniden başlayabilir. Bu yüzden ülke ve pazaryeri seçimi, hangi kalemde ne kadar süre kalacağınızı da belirleyen stratejik bir karardır. Örneğin Almanya'da dijital pazaryeri tanıtım desteğinizin üç yılını doldurduysanız, aynı kalemi Fransa veya Polonya için yeniden başlatabilir; böylece destekli büyümeyi bir sonraki pazara taşırsınız. Komisyon desteğinin geçerli olduğu öncelikli ülke listesi (ABD, Suudi Arabistan, Brezilya, Hindistan, Endonezya, Filipinler, Mısır, Arjantin gibi) ve sipariş karşılama desteğindeki "ilgili ülke e-ticaret satışının %8–10'unu aşamaz" kısıtı her yıl genelge ekiyle değişebildiğinden, kesin oran ve liste için ticaret.gov.tr → Destekler → E-İhracat Destekleri başlığındaki güncel genelge eklerine bakılmalıdır.
Hangi statüden (şirket, perakende e-ticaret sitesi, pazaryeri yoksa konsorsiyum) başvurmanın sizin ciro ve ürün yapınıza en uygun olduğunu netleştirmek için bir ücretsiz analiz talep edebilir; ardından doğru kalem-süre-tavan kombinasyonunu birlikte planlayabiliriz. Devlet desteğinin en büyük getirisi, doğru kalemi doğru zamanda ve eksiksiz dosyayla kullanmaktan geçer; yanlış sırada yapılan ya da ön onaysız bir harcama, en yüksek oranda bile geri alınamaz.
KOSGEB, Eximbank ve Diğer Finansman Destekleri Nasıl Kullanılır?
E-ihracatta finansman desteği iki ayrı ihtiyacı karşılar: geri ödemesiz hibe/destek (gideri sonradan kısmen geri alma) ile uygun maliyetli kredi ve risk sigortası (nakit akışını ve tahsilat riskini yönetme). Ticaret Bakanlığı'nın 5986/5973 sayılı kararları reklam, komisyon, depo, fulfillment gibi e-ihracata özgü kalemleri %50-70 oranında karşılarken; KOSGEB KOBİ'lerin ihracat geliştirme projelerini, Türk Eximbank ise işletme sermayesi kredisini ve alacak sigortasını üstlenir. Pratikte güçlü bir e-ihracatçı bu üç kanalı katmanlı kullanır: Bakanlık desteğiyle pazarlama/lojistik giderini düşürür, KOSGEB ile projeli yatırımı finanse eder, Eximbank ile sevkiyat öncesi nakit ve tahsilat güvencesi sağlar. Bunlar birbirinin yerine geçen değil, üst üste binen katmanlardır: aynı işletme aynı yıl içinde reklam giderini Bakanlık'tan geri alırken, altyapı yazılımını KOSGEB projesine koyup, FBA stoğu için Eximbank'tan sevk öncesi kredi çekebilir. Bakanlık desteklerinin bütününe e-ihracat teşvikleri ve devlet destekleri rehberimizden ulaşabilir, e-ihracata yeni başlıyorsanız önce e-ihracat nasıl yapılır rehberini okumanızı öneririz.
KOSGEB e-ihracat için hangi desteği verir?
KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı), KOBİ statüsündeki işletmelere doğrudan e-ihracat değil; ihracatı geliştiren proje bazlı destekler verir. E-ihracatçı için en uygun program, ihracat odaklı geliştirme projeleridir: işletme bir ihracat hedefi tanımlar, bu hedefe ulaşmak için yapacağı harcamaları (yazılım, donanım, tanıtım, danışmanlık, fuar, test/belgelendirme, personel gibi) projeleştirir ve KOSGEB bu giderlerin bir bölümünü karşılar. Önemli bir ayrım şudur: KOSGEB'in baktığı şey "yurt dışına satış yaptın mı" değil, "ihracat kapasiteni geliştiren bir projeyi hayata geçirdin mi" sorusudur. Bu yüzden pazaryeri komisyonu gibi cari/tekrarlayan giderler yerine, kalıcı bir yetenek kazandıran yatırımlar (altyapı, otomasyon, markalaşma, pazara giriş hazırlığı) KOSGEB tarafında çok daha güçlü konumlanır.
Olgu paketimizdeki güncel çerçeveye göre 2026 itibarıyla bu tür ihracat geliştirme projelerinde tipik tablo şu yöndedir: 8-24 ay süreli projelerde toplam destek üst sınırı yaklaşık 300.000 TL'ye kadar; personel gideri dışındaki uygun harcamalarda %70 geri ödemesiz + %30 geri ödemeli yapı. Yani 100.000 TL'lik uygun bir gider için kabaca 70.000 TL hibe, 30.000 TL faizsiz/uygun koşullu geri ödemeli destek söz konusu olabilir. Geri ödemeli kısım, projenin tamamlanmasının ardından genellikle belli bir vade ve ödemesiz dönemle taksitlendirilir; bu da onu ticari kredilerden farklı, nakit akışını zorlamayan bir kaynak yapar. Bu oranlar ve tutarlar yıllar içinde KOSGEB tarafından güncellenmiştir; kesin tutar, oran, süre ve uygunluk kriterleri için (2026 Haziran itibarıyla; değişebilir) başvuru öncesi mutlaka kosgeb.gov.tr üzerinden ilgili çağrı/program metnini ve bağlı olduğunuz KOSGEB Müdürlüğü'nü teyit edin.
E-ihracatçı için KOSGEB kapsamında değerlendirilebilecek tipik gider kalemleri şunlardır:
- Yazılım ve altyapı: e-ticaret altyapısı, pazaryeri entegrasyon yazılımı, ERP/sipariş yönetimi, otomasyon araçları.
- Donanım: projeye doğrudan bağlı bilgisayar/sunucu/ekipman (program kurallarına göre).
- Tanıtım ve dijital pazarlama: yurt dışı hedef pazara yönelik reklam, içerik, görsel/video üretimi.
- Danışmanlık: ihracat stratejisi, pazara giriş, dijital pazarlama danışmanlığı.
- Fuar ve organizasyon katılımı, test/analiz, belgelendirme/sertifikasyon giderleri.
- Personel: projede çalışacak nitelikli personel (genelde farklı oran/kuralla, çoğunlukla %70 geri ödemesiz kapsamı dışında değerlendirilir).
Önemli bir nokta: KOSGEB desteği proje onayına dayanır; harcamayı yapmadan önce projenin onaylanması gerekir, geçmişe dönük gider genelde kabul edilmez. Bu yüzden e-ticaret altyapınızı kurmadan veya büyük bir pazarlama bütçesi harcamadan önce hangi kalemlerin KOSGEB'e projelendirilebileceğini planlamak önemlidir. Müşterilerimizde sık gördüğümüz bir kayıp şudur: işletme önce siteyi kurar, entegrasyon yazılımını satın alır, ilk reklamları döndürür, üç ay sonra "bunların desteği var mıymış" diye araştırmaya başlar; oysa o harcamalar artık geçmişe dönüktür ve projeye konulamaz. Doğru sıra tersinedir: önce projeyi kurgulayıp onaylatmak, sonra harcamak. Hangi yatırımların hangi kanaldan finanse edileceğini doğru kurgulamak için e-ticaret danışmanlığı hizmetimiz kapsamında işletmenizin durumunu birlikte değerlendirebiliriz.
KOSGEB desteği ile Ticaret Bakanlığı desteği aynı anda alınabilir mi?
Genel kural olarak aynı gider kalemi için iki ayrı kamu kaynağından çifte destek alınamaz; aynı harcamayı hem KOSGEB'e hem Ticaret Bakanlığı'na (5986/5973) sunup iki kez hibe almak mümkün değildir. Ancak farklı kalemleri farklı kanallardan finanse etmek mümkündür: örneğin pazaryeri reklam giderinizi Bakanlık'ın e-ihracat tanıtım desteğinden, e-ticaret altyapı yazılımı yatırımınızı KOSGEB projesinden karşılayabilirsiniz. Burada belirleyici olan "kalem" ayrımıdır; aynı faturayı iki yere bölmek değil, farklı faturaları farklı kanallara yerleştirmektir. Örnek bir kurgu: aylık 40.000 TL'lik pazaryeri reklam harcamanız Bakanlık'ın dijital pazaryeri tanıtım desteğine (hedef ülkede %70'e kadar), 120.000 TL'lik bir defalık entegrasyon + otomasyon yazılımı yatırımınız ise KOSGEB projesine girer; ikisi çakışmaz çünkü ne gider türü ne fatura aynıdır.
Müşterilerimizde gördüğümüz en yaygın hata, kalem ayrımını planlamadan harcama yapıp sonra "bunu KOSGEB'e mi Bakanlık'a mı sunsam" diye geriye dönük çözüm aramaktır. Doğru yol, harcama planını baştan iki kanala göre bölmektir. İkinci sık hata, hedef ülke avantajını gözden kaçırmaktır: Bakanlık'ın belirlediği hedef ülkelere yönelik giderlerde destek oranı standart %50 yerine %70'e kadar çıkabilir; aynı reklam bütçesini hedef pazara yönlendirmek, geri alınan tutarı doğrudan büyütür. Bakanlık tarafındaki kalem ayrımının ve oran/üst limit detayının tamamını teşvikler rehberinin üst limitler ve destek kalemleri bölümlerinde bulabilirsiniz.
Türk Eximbank ihracatçıya nasıl finansman sağlar?
Türk Eximbank (Türkiye İhracat Kredi Bankası), Türkiye'nin resmi ihracat destek kuruluşudur ve ticari bankalardan farklı olarak yalnızca ihracatçıya, ihracatı finanse etmek için çalışır. E-ihracatçı açısından iki ana fayda sunar: uygun maliyetli kredi ve ihracat alacak sigortası. Bu, "ürünü gönderdim, parayı bekliyorum" dönemindeki nakit sıkışıklığını ve "yurt dışındaki alıcı ödemezse ne olur" riskini doğrudan hedefler. E-ihracatta bu iki ihtiyaç hiç de teorik değildir: pazaryeri ödemeleri belli bir hak ediş takvimiyle (genelde gün/hafta gecikmeli) yatar, FBA gibi modellerde ise para gelmeden önce toplu stok yatırımı yapmak gerekir; arada kalan nakit boşluğunu Eximbank kapatır.
Eximbank'ın e-ihracatçıyı ilgilendiren başlıca kredi türleri şunlardır:
- Sevk Öncesi İhracat Kredisi: Siparişi aldınız ama üretim/tedarik için nakde ihtiyacınız var. Bu kredi, malı sevk etmeden önce işletme sermayesi sağlar; kısa vadeli ve ihracat taahhüdüne bağlıdır. E-ihracatta sezon öncesi stok yapmak veya pazaryeri deposuna (örneğin Amazon FBA) toplu ürün göndermek için kritik bir araçtır.
- İhracata Hazırlık Kredisi: İhracata yönelik hazırlık döneminin (üretim, hammadde, ambalaj, lojistik hazırlığı) finansmanına yöneliktir; kısa vadeli işletme sermayesi ihtiyacını karşılar.
- İhracata Yönelik Yatırım Kredisi: Kapasite artırımı, makine/ekipman, yurt dışı depo gibi orta-uzun vadeli yatırımları finanse eder. E-ihracatta yurt dışında fulfillment/depo kurulumu gibi büyümeli yatırımlar bu kapsama girebilir.
Bu kredilerin faiz oranları, vadeleri, teminat koşulları ve ihracat taahhüt oranları dönemsel olarak değişir ve TCMB politikası ile Eximbank'ın güncel programına bağlıdır; (2026 Haziran itibarıyla; değişebilir) kesin koşullar için eximbank.gov.tr üzerinden güncel kredi programını ve aracı/şube bilgisini teyit edin. Eximbank kredilerine doğrudan veya aracı ticari bankalar üzerinden erişilebilir; başvuruda genellikle ihracat taahhüdü ve buna bağlı süre içinde gerçekleştirilen ihracatın belgelenmesi gerekir. Burada e-ihracatçı için pratik bir köprü vardır: Eximbank'ın istediği ihracat taahhüdü, mikro ihracatta zaten ürettiğiniz ETGB ve İBKB belgeleriyle kanıtlanır; yani düzenli tuttuğunuz ihracat belgeleri hem KDV/teşvik hak edişini hem de kredi taahhüdünün kapatılmasını besler. Bu nedenle belge disiplini, e-ihracatta tek başına "muhasebe işi" değil, finansmana erişimin de ön koşuludur.
İhracat alacak sigortası neden önemli?
Eximbank'ın en az kredi kadar değerli ürünü ihracat kredi/alacak sigortasıdır. Bu sigorta, yurt dışındaki alıcının ödememesi durumunda doğan zararı belirli bir oranda tazmin eder ve iki tür riski kapsar:
- Ticari risk: Alıcının iflası, ödeme güçlüğü veya ödemeyi reddetmesi.
- Politik risk: Alıcının ülkesindeki savaş, kambiyo kısıtlaması, transfer engeli gibi ihracatçının kontrolü dışındaki olaylar.
Pazaryeri üzerinden (Amazon, Etsy gibi) yapılan ve ödemesi platform/Payoneer üzerinden peşin tahsil edilen B2C satışlarda bu risk düşüktür; çünkü parayı önce alır, sonra gönderirsiniz. Ancak kendi siteniz üzerinden veya B2B/toptan kanallarda açık hesap (vadeli) çalışıyorsanız, yani önce malı gönderip sonra parayı bekliyorsanız, alacak sigortası gerçek bir koruma sağlar. Somut bir senaryo: Almanya'daki bir toptancıya 30 gün vadeyle 12.000 EUR'luk gönderi yaptınız; alıcı iflas ederse sigortasız durumda bu tutarın tamamı zarar yazılırken, alacak sigortasında poliçe oranına göre büyük bölümü tazmin edilir. Sigortanın bir başka az bilinen faydası, finansmana erişimi kolaylaştırmasıdır: sigortalı alacak, banka/Eximbank gözünde daha güvenilir bir teminat olduğundan kredi koşullarınızı iyileştirebilir. Tahsilat tarafının pazaryeri/Payoneer/banka boyutunu e-ihracatta ödeme ve tahsilat rehberimizde ayrıntılı ele alıyoruz; sigorta, bu tahsilat zincirinin "alıcı hiç ödemezse" senaryosunu kapatan katmandır.
DFİF (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu) nedir?
E-ihracatçılar destekleri araştırırken sık sık DFİF ile karşılaşır ve bunu ayrı bir başvurulacak program sanır. Oysa DFİF ayrı bir destek programı değildir; Ticaret Bakanlığı'nın yürüttüğü ihracat ve e-ihracat destek ödemelerinin finansman kaynağı / ödeme mekanizmasıdır. Yani 5986/5973 kapsamında hak ettiğiniz reklam, komisyon, depo gibi destek tutarları size bu fon üzerinden ödenir. Pratik anlamı: "DFİF başvurusu" diye ayrı bir süreç yoktur; doğru olan, ilgili destek kalemine (örneğin dijital pazaryeri tanıtım desteğine) DYS üzerinden başvurmaktır; ödeme uygun bulunursa DFİF'ten gerçekleşir. Bu ayrımı bilmek, "DFİF'e nasıl başvururum" gibi yanlış bir arayışta zaman kaybetmenizi önler. Aynı şekilde bazı kaynaklarda destek ödemesinin "DFİF'ten yapıldığı" ifadesi, desteğin türünü değil yalnızca paranın hangi kasadan çıktığını anlatır; hak ediş şartları, oran ve üst limitler tümüyle ilgili Karar ve Genelge'de tanımlıdır.
Hangi finansman aracı hangi ihtiyaca uygun?
Üç kanalın hangi durumda devreye gireceğini netleştirmek, başvuru emeğini doğru yere yönlendirir:
| İhtiyaç | Uygun kanal | Niteliği |
|---|---|---|
| Pazaryeri reklamı, komisyon, yurt dışı depo, fulfillment gideri | Ticaret Bakanlığı (5986/5973) | Geri ödemesiz destek (%50, hedef ülkede %70'e kadar) |
| E-ticaret altyapısı, yazılım, projeli geliştirme yatırımı | KOSGEB | ~%70 geri ödemesiz + ~%30 geri ödemeli (proje bazlı) |
| Sevk öncesi nakit, stok/FBA için işletme sermayesi | Türk Eximbank (kredi) | Uygun maliyetli kredi (geri ödenir) |
| Alıcı ödemezse zarar riski (özellikle B2B/vadeli) | Türk Eximbank (alacak sigortası) | Risk transferi / tazminat |
Görüldüğü gibi bu araçlar rakip değil tamamlayıcıdır: Bakanlık desteği gideri ucuzlatır, KOSGEB yatırımı paylaşır, Eximbank kredisi nakit akışını rahatlatır, alacak sigortası ise tahsilat riskini devralır. Bu ayrımı kavramanın en pratik yolu, harcamayı "tek seferlik yatırım mı, tekrarlayan pazarlama/operasyon gideri mi, yoksa zamanlama farkından doğan nakit ihtiyacı mı" diye sınıflandırmaktır: yatırımsa KOSGEB, tekrarlayan e-ihracat gideriyse Bakanlık, zamanlama/nakit boşluğuysa Eximbank kredisi devreye girer; risk yönetimi katmanını ise alacak sigortası tamamlar.
Bir e-ihracatçının üç kanalı birlikte kullanması neye benzer?
Soyut kalmaması için tek bir işletme üzerinden gidelim. Kayseri'de el yapımı ev tekstili üreten, Etsy ve Amazon Avrupa'da satış yapan bir KOBİ düşünün. Bu işletme aynı yıl içinde üç kanalı şöyle katmanlayabilir:
- Ticaret Bakanlığı (5986): Amazon ve Etsy'de döndürdüğü reklamları ve hedef pazarlardaki pazaryeri komisyon/fulfillment giderlerini destek kalemlerine sunar; hedef ülkelere yönelttiği reklamda oran %70'e kadar çıkabilir. Bu, cari pazarlama maliyetini doğrudan düşürür.
- KOSGEB: Etsy/Amazon entegrasyonunu, sipariş-stok otomasyonunu ve İngilizce ürün içeriği/görsel üretimini kapsayan bir geliştirme projesi açar. Bu bir defalık altyapı yatırımıdır ve cari reklam giderinden ayrı bir kalem olduğu için çifte destek yasağına takılmaz.
- Türk Eximbank: Yılbaşı sezonu öncesi Amazon FBA deposuna toplu ürün göndermek için sevk öncesi krediyle stok finansmanı sağlar; ödeme pazaryerinden haftalar sonra geleceği için aradaki nakit boşluğunu bu kredi kapatır. Kendi sitesinden bir Alman toptancıya açtığı vadeli hesabı ise alacak sigortasıyla güvenceye alır.
Bu kurguda hiçbir gider iki kez desteklenmez, her kalem en uygun kanala yerleşir ve işletme hem maliyetini düşürür hem nakit akışını korur. Aynı mantık, markalı ürün satan veya kendi Shopify mağazasını kuran işletmeler için de geçerlidir; yalnızca kalemlerin dağılımı değişir. Kendi mağaza tarafını kuruyorsanız Shopify mağaza kurulumu hizmetimiz ile altyapıyı, ardından bu altyapının hangi kısmının KOSGEB projesine girebileceğini birlikte planlayabiliriz.
Finansmana erişimde pratik yol haritası
Müşterilerimize önerdiğimiz sıralama, "önce hak edişi doğru kurgula, sonra başvur" mantığına dayanır:
- Mükellefiyet ve kayıt: Şahıs ya da sermaye şirketi olarak vergi mükellefiyeti, İhracatçı Birliği üyeliği ve Bakanlık destekleri için DYS (Destek Yönetim Sistemi) kaydını tamamlayın. KOSGEB için KOBİ Bilgi Sistemi'ne kaydolun.
- Harcama planını kanallara böl: Yapacağınız giderleri baştan ayırın; reklam/komisyon/depo Bakanlık'a, altyapı/yazılım yatırımı KOSGEB'e, nakit ihtiyacı Eximbank'a. Çifte destek yasağı nedeniyle her kalemi tek kanala koyun.
- Ön onay alın: Bakanlık'ın çevrimiçi tanıtım, dijital pazaryeri reklamı, komisyon ve fulfillment desteklerinde ürün listesi için ön onay zorunludur; ön onay olmadan harcasanız bile hak ediş doğmaz. KOSGEB'de de proje onayı harcamadan önce gelmelidir.
- Belge disiplini: UTM takibi (dijital tanıtımda), GTIN/barkod, fatura, ödeme ve ihracat belgeleri (ETGB, İBKB) düzenli tutulmalı; destek/iade hak edişi bu belgelerle doğar. Aynı belge seti Eximbank kredi taahhüdünün kapatılmasında da kullanıldığı için tek bir disiplin üç kanalı birden besler. Mikro ihracat belgelendirmesinin ayrıntısı için mikro ihracat ve ETGB rehberimize bakabilirsiniz.
- Maliyeti modelle: Hangi giderin ne kadarını geri alacağınızı önceden hesaplamak, kâr marjınızı ve fiyatlamanızı doğru kurmanızı sağlar. Örneğin reklam giderinizin hedef ülkede %70'i geri geliyorsa, gerçek pazarlama maliyetiniz kâğıt üzerindeki rakamın yalnızca %30'udur; bu farkı fiyatlamaya yansıtmak rekabet gücü kazandırır. Ürün başına gerçek kârınızı görmek için e-ihracat kâr hesaplama aracımızı, ürün marjınızı sınamak için kâr marjı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Son olarak şunu vurgulayalım: Bu rehberdeki tüm tutar, oran ve süreler (2026 Haziran itibarıyla geçerli olup değişebilir) genel bilgilendirme amaçlıdır; KOSGEB çağrı koşulları, Eximbank kredi/sigorta programları ve Bakanlık üst limitleri yıl içinde güncellenir. Başvuru öncesi mutlaka ilgili kurumun resmi sitesinden ve mali müşavirinizden teyit alın. İşletmenizin ürün, pazar ve büyüme hedefine göre hangi kombinasyonun en verimli olduğunu birlikte planlamak isterseniz, ücretsiz analiz ve teklif formumuz üzerinden durumunuzu bize iletebilirsiniz.
Başvuru Süreci: E-İhracat Desteklerine Nereye, Nasıl ve Hangi Şartlarla Başvurulur?
E-ihracat desteklerine başvuru tek bir kapıdan ve tamamen elektronik ortamda yürütülür: Destek Yönetim Sistemi (DYS) üzerinden, ilgili İhracatçı Birliği / İncelemeci Kuruluş aracılığıyla, son merci olarak Ticaret Bakanlığı'na ulaşan bir akış vardır. Yani başvurunuzu doğrudan Bakanlığa elden vermezsiniz; bağlı olduğunuz İhracatçı Birliği (örneğin İstanbul İhracatçı Birlikleri, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri gibi) evrakı inceler, eksik/uygun kontrolünü yapar ve onaylanan hak edişi ödeme için Bakanlığa iletir. Bu yapıyı bütünüyle kavramak için önce e-ihracat ekosisteminin geneline bakmak isteyenlere e-ihracat nasıl yapılır 2026 rehberimizi ve hangi destek kaleminin hangi karara dayandığını anlatan ana e-ihracat teşvikleri rehberimizi öneririz. Aşağıda anlatacağımız oran, süre ve TL tutarlarının tamamı 2026 Haziran itibarıyladır ve mevzuatla her yıl değişir; başvuru öncesi ilgili İhracatçı Birliği'nin güncel duyurusundan, ticaret.gov.tr Genelge eklerinden ve mali müşavirinizden teyit ettirin.
Başvuru kurumu kim: Bakanlık mı, İhracatçı Birliği mi?
Kısa cevap: ikisi de, ama farklı rollerle. Ticaret Bakanlığı (İhracat Genel Müdürlüğü) mevzuatı belirleyen, üst limitleri her yıl güncelleyen ve ödemeyi Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynağından gerçekleştiren makamdır. İhracatçı Birlikleri ise başvurunuzun ilk muhatabıdır: belge incelemesi, eksik tamamlatma yazıları, harcamanın destek kapsamına girip girmediğinin değerlendirilmesi bu kuruluşlarda yapılır. Pratikte sizin yazışmalarınızın büyük çoğunluğu, bağlı bulunduğunuz Birlik ile gerçekleşir. Süreçteki rol dağılımını netleştirmek için kısa bir tablo verelim:
| Kurum / araç | Rolü | Sizin temasınız |
|---|---|---|
| Ticaret Bakanlığı (İhracat Genel Müdürlüğü) | Mevzuatı belirler, üst limitleri günceller, ödemeyi onaylar | Dolaylı (Birlik üzerinden) |
| İhracatçı Birliği / İncelemeci Kuruluş | Belge inceler, eksik tamamlatır, hak edişi değerlendirip Bakanlığa iletir | Doğrudan (asıl muhatabınız) |
| Destek Yönetim Sistemi (DYS) | Tüm başvuru, belge yükleme ve hak ediş takibinin yürüdüğü elektronik platform | Doğrudan (e-imza/KEP ile) |
| DFİF (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu) | Ödemenin yapıldığı finansman kaynağı (ayrı program değil) | Yok (arka plan) |
Bazı destek statülerinde (özellikle pazaryeri, perakende e-ticaret sitesi ve E-İhracat Konsorsiyumu gibi büyük ölçekli yapılarda) incelemeci kuruluş tek bir Genel Sekreterlik üzerinden tanımlanabilir. Hangi Birliğin sizin incelemeci kuruluşunuz olacağını, sektörünüze ve şirket merkezinizin bulunduğu bölgeye göre belirlersiniz; bunu netleştirmek için doğrudan üye olduğunuz İhracatçı Birliği'nin 2026 e-ihracat duyurusuna bakmak en doğrusudur. Resmî güncel tutar ve ek listeleri için her zaman ticaret.gov.tr → Destekler → E-İhracat Destekleri sayfasındaki "Genelge Ekleri ve Destek Üst Limitleri" başlığını kaynak alın; bu yazıdaki tutarlar 2026 Haziran itibarıyla olup mevzuat değiştiğinde güncellenebilir, mali müşavirinizden ve ilgili Birlikten teyit ettirin.
Hangi şirket türü başvurabilir? Yararlanıcı statüleri ve ön şartlar
E-ihracat destekleri, ana mevzuat olan 5986 sayılı "E-İhracat Destekleri Hakkında Karar" kapsamında beş ayrı yararlanıcı statüsü tanımlar: (a) Şirket, (b) Pazaryeri, (c) Perakende e-ticaret sitesi, (d) B2B platformu, (e) E-İhracat Konsorsiyumu. Bir başvuran yalnızca tek bir statüden destek alır; örneğin "şirket" olarak başvuran bir markanız varsa, aynı anda "pazaryeri" statüsü tutarlarından yararlanamazsınız. Çoğu e-ticaret markası ve mikro ihracatçı (a) Şirket statüsünden başvurur.
Statüden bağımsız olarak aranan temel ön şartlar şunlardır:
- Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş şirket olmak: Faturalı, mükellefiyetli bir tüzel/gerçek kişi işletme gerekir. Şahıs şirketleri de başvurabilir; e-ihracata yeni başlayanlar için en pratik kuruluş biçimi şahıs şirketidir. ETGB ve mikro ihracat tarafıyla şirket kurulumunu birlikte planlamak isterseniz mikro ihracat ve ETGB rehberimiz başlangıç noktanız olabilir.
- İhracatçı Birliği üyeliği: Destek başvurusu için ilgili Birliğe üye olmanız gerekir. (Not: mikro ihracatın kendisinde birlik üyeliği çoğu zaman aranmaz, ancak destek almak için üyelik şarttır.)
- DYS kaydı: Tüm yazışma, belge yükleme ve hak ediş takibi Destek Yönetim Sistemi üzerinden yürür; firmanızın ve yetkilinizin DYS'ye tanımlı, e-imza/KEP altyapısının hazır olması gerekir.
- Türk menşeli ürün: Desteklenen satışların Türk menşeli ürünlere ilişkin olması beklenir.
- Marka tescili: Yurt içinde marka tescilinizin bulunması ve hedef pazarladığınız ülkede marka tescil başvurusunda bulunmuş olmanız aranır. Bu, özellikle çevrimiçi mağaza ve tanıtım kalemlerinde sıkı uygulanan bir şarttır.
Perakende e-ticaret sitesi statüsünde ek olarak, sitenin gelirinin büyük bölümünün online satıştan gelmesi yönünde bir oran şartı (yaklaşık %66 ve üzeri) bulunur; bu eşik Genelge metninden teyit edilmelidir. Pratikte gördüğümüz tablo şudur: kendi markasını yurt dışına satan e-ticaret firmalarının neredeyse tamamı (a) Şirket statüsünden, çok sayıda satıcıyı barındıran platformlar (b) Pazaryeri'nden, yalnız kendi ürününü satan ama gelirinin çoğu online olan büyük perakendeciler (c) statüsünden ilerler. Eğer hangi statünün size uygun olduğundan, hangi destek kalemlerine en hızlı ulaşacağınızdan emin değilseniz, durumu birlikte değerlendirmek için e-ticaret danışmanlığı hizmetimizden faydalanabilir veya hedeflerinizi ücretsiz analiz sihirbazımıza girerek başlayabilirsiniz.
Ön onay neden hayati? Hangi kalemlerde zorunlu?
E-ihracat desteklerinde en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hata, ön onay alınmadan harcama yapmaktır. Bazı destek kalemlerinde, harcamaya başlamadan önce desteklenecek ürün listesi için Bakanlık/incelemeci kuruluştan ÖN ONAY almak zorunludur. Ön onay olmadan yapılan harcama için sonradan başvursanız bile hak ediş doğmaz; yani parayı harcarsınız ama geri alamazsınız. Bunu somut bir örnekle anlatalım: Almanya'ya satış yapan bir markanın Amazon'da aylık 3.000 EUR reklam harcadığını, ama ürün listesi için ön onay almadığını varsayalım. Yıl sonunda yaklaşık 36.000 EUR'luk harcamanın hedef ülkede %70 desteğine, yani kabaca 25.000 EUR'luk bir geri ödemeye karşılık geldiğini hesaplar; oysa ön onay olmadığı için bu tutarın tamamı yanar. Aynı firma, harcamadan önce DYS'den ürün listesi ön onayını alsaydı bu para hesabına geri dönecekti. İşte ön onayın "hayati" olması bu yüzdendir.
Ön onayın özellikle kritik olduğu başlıca kalemler şunlardır:
- Dijital Pazaryeri Tanıtım (reklam) desteği — Amazon, Etsy gibi pazaryerlerindeki reklam harcamaları için. Amazon tarafında satış ve reklam yapısını kavramak isterseniz Amazon yurt dışına satış FBA/FBM rehberimize, Etsy için Etsy yurt dışına satış rehberimize bakabilirsiniz.
- E-İhracat Tanıtım desteği (sosyal medya, influencer, dijital reklam) — burada UTM takip kodu kullanımı da zorunludur; reklamın satışa dönüşümünü ölçülebilir kılmanız beklenir.
- Sipariş Karşılama (Fulfillment) desteği — yurt dışı depolama ve gönderim hizmeti giderleri için.
- Pazaryeri Komisyon Gideri desteği — belirli öncelikli pazarlardaki pazaryeri komisyonları için.
- Çevrimiçi (Online) Mağaza desteği — kendi yurt dışı satış kanalınızın kurulum/işletim giderleri için.
Bu yüzden e-ihracat bütçenizi planlarken sıralamayı tersten kurmak gerekir: önce ürün listesi ve hedef ülke için ön onay başvurusu, sonra harcama. Ön onaya tabi kalemlerde ürünlerinizin GTIN/barkod bilgisinin tanımlı olması, pazaryeri entegrasyon desteğinde her pazaryeri için asgari yaklaşık 1.000 SKU şartı gibi pratik kriterler de bu aşamada kontrol edilir. Markanızın altyapısını Shopify üzerine kurmayı düşünüyorsanız, çoklu ülke satışının teknik tarafını Shopify ile e-ihracat ve Markets rehberimizde ele aldık.
Adım adım başvuru takvimi: hangi iş ne zaman yapılır?
Süreci kafanızda netleştirmesi için tipik bir başvuru akışını, gerçek bir firmanın izleyebileceği sırayla özetleyelim. Tarihler örnektir; asıl belirleyici, harcamayı izleyen başvuru penceresi ve o dönemin Genelge takvimidir:
| Adım | Yapılan iş | Neden bu sırada? |
|---|---|---|
| 1. Altyapı | Şirket kuruluşu (genelde şahıs şirketi), İhracatçı Birliği üyeliği, DYS kaydı, e-imza/KEP | Bunlar olmadan hiçbir başvuru açılamaz |
| 2. Marka tescili | Yurt içi tescil + hedef ülkede marka tescil başvurusu | Tescil aylar sürer; reklam/mağaza kalemlerinin ön şartıdır |
| 3. Şirket Başvuru Formu | İlk destekten önce firmayı sisteme tanıtan ön kayıt | Sonraki tüm hak edişlerin referans noktası |
| 4. Ön onay | Reklam/komisyon/fulfillment/mağaza kalemlerinde ürün listesi ön onayı | Ön onaysız harcama hak ediş doğurmaz |
| 5. Harcama | Reklam verme, depo kiralama, komisyon ödeme vb. | Ancak ön onay sonrasında destek kapsamında sayılır |
| 6. Hak ediş başvurusu | Harcamayı izleyen başvuru penceresinde DYS'den belgelerle başvuru | Pencere kaçarsa harcama destek dışı kalabilir |
| 7. İnceleme | İhracatçı Birliği belgeleri inceler, eksik tamamlatır, onaylar | Eksik belge süreci uzatır |
| 8. Ödeme | Onaylı hak ediş Bakanlığa iletilir, DFİF'ten TL olarak ödenir | Geri ödemesiz (hibe) niteliğinde |
Bu takvimin en kritik mantığı şu: marka tescili ve ön onay, harcamadan önce tamamlanması gereken iki kapıdır. Yeni başlayan firmaların en sık yaptığı hata, heyecanla önce reklam ve depo harcamalarına girişip bu iki adımı atlamaktır; sonuçta harcama gerçekleşir ama hak ediş doğmaz. Doğru kurguda 2. ve 4. adımlar her zaman 5. adımın önündedir.
Hangi belgeler isteniyor? Başvuru evrak listesi
Belgeler kaleme göre değişmekle birlikte, neredeyse her e-ihracat destek başvurusunda omurgayı oluşturan evrak grubu şöyledir:
- Şirket Başvuru Formu: İlk destekten önce, firmayı sisteme tanıtan ön kayıt formu. Bu form, sonraki tüm hak ediş başvurularınızın referans noktasıdır.
- Harcama belgeleri: Fatura, sözleşme, ödeme dekontu / banka kayıtları. Desteğe konu harcamanın gerçekten yapıldığını ve bankacılık sistemi üzerinden ödendiğini ispatlayan belgeler. Nakit ödemeler genellikle kabul görmez.
- İhracatı tevsik eden belgeler: ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi) veya gümrük beyannamesi, e-Arşiv/ihracat faturaları. Mal ihracatının %0 KDV ile (301 - Mal İhracatı kodu) faturalandırılması ve döviz cinsinden düzenlenmesi beklenir; KDV ve fatura tarafını netleştirmek için KDV nasıl hesaplanır yazımız ve pratik hesap için kâr marjı hesaplama aracımız işinizi kolaylaştırır.
- Marka tescil belgeleri: Yurt içi tescil belgesi ve hedef ülkedeki marka tescil başvuru kanıtı.
- Ön onay yazısı: Ön onaya tabi kalemlerde, harcama öncesi alınmış onayın kendisi (olmazsa olmaz).
- UTM/raporlama kanıtları: Dijital tanıtım desteğinde reklamın UTM ile izlendiğini ve dönüşüm verisini gösteren raporlar.
- Vekâletname / yetki belgeleri: Başvuruyu danışman veya yetkili kişi üzerinden yürütüyorsanız ilgili yetkilendirme.
Konsorsiyum statüsünde ayrıca EK-1 formu ve ekleriyle Genel Müdürlüğe yapılan ayrı bir statü başvurusu vardır; konsorsiyum üyeleri adına ön onay başvurusu konsorsiyum tarafından toplu yürütülebilir. Tüm bu belgelerin güncel ve eksiksiz listesi, başvurduğunuz dönemin "E-İhracat Desteklerine İlişkin Genelge" ekinde (güncel sürüm 03.12.2024 tarihlidir) yer alır; başvuru öncesi mutlaka o dönemin Genelge ekini esas alın. Pratik bir ipucu: belgeleri "harcama anında" toplamaya başlayın, ay sonu beklemeyin. Fatura, dekont ve UTM raporunu harcamanın yapıldığı gün arşivlemek, başvuru penceresi açıldığında dosyayı saatler içinde hazırlamanızı sağlar; aksi halde aylar sonra dekont aramak en sık yaşanan gecikme nedenidir.
Dikkat edilmesi gereken noktalar: süre, oran ve sık yapılan hatalar
Başvurunuzun reddedilmemesi veya hak ediş tutarınızın kesilmemesi için pratikte en çok karşılaştığımız tuzaklar şunlar:
- Destek oranı ve hedef ülke avantajı: Standart destek oranı çoğu kalemde %50'dir; Bakanlıkça belirlenen hedef ülkeler için bu oran +20 puana kadar yükselerek %70'e çıkabilir. Hangi ülkenin hedef ülke sayıldığı yıllık Genelge ekiyle değişir; reklam ve fulfillment harcamanızı hedef ülkeye yönlendirmek hak edişinizi ciddi artırabilir, bu yüzden ülke seçimini önceden planlayın.
- Süre sınırları kalem ve ülke bazlıdır: Birçok kalemde destek süresi tipik olarak ülke veya pazaryeri başına 3 yıldır. Bir ülkede süre dolduğunda, başka bir ülke için süre yeniden başlayabilir. Bu yüzden hangi ülkede ne zaman başladığınızı kayıt altında tutmanız önemlidir.
- Üst limit tavanları: Yıllık toplam destek tutarı statüye göre tavanlıdır. 2026 için (yaklaşık %28 güncelleme ile) şirketlerde yıllık üst sınır yaklaşık 74 milyon TL, konsorsiyum / perakende e-ticaret sitesi / pazaryeri statülerinde yaklaşık 222 milyon TL mertebesindedir. Bu rakamlar 2026 Haziran itibarıyla tahmini olup kalem bazlı kesin tutarlar resmî üst limit ekinden teyit edilmelidir; üst limitler her yıl başı (TÜFE+Yİ-ÜFE)/2 formülüyle güncellenir.
- Fulfillment kısıtı: Sipariş karşılama desteğinde, ilgili ülkedeki toplam e-ticaret satışınızın belli bir oranı (kaynaklara göre %8 ila %10) aşılamaz; bu kısıt oranı da Genelge ekiyle değişebildiğinden teyit gerektirir.
- Belge-harcama uyumu: Faturadaki tutar ile dekonttaki tutar, döviz cinsi, tarih ve ürün tanımı birebir tutarlı olmalı. En sık ret nedeni, harcamanın destek kapsamı dışında bir kaleme ait olması veya ön onay listesinde yer almayan bir ürün/hizmet için yapılmış olmasıdır.
Bu tuzakları daha somut görmek için, müşterilerimizde en çok rastladığımız ret/kesinti nedenlerini ve nasıl önleneceğini bir tabloda topladık:
| Sık yapılan hata | Sonucu | Önlemi |
|---|---|---|
| Ön onay almadan reklam/komisyon harcaması | Hak ediş tamamen yanar (telafisi yok) | Harcamadan önce DYS'den ürün listesi ön onayı al |
| Marka tescil başvurusu eksik | Tanıtım/mağaza kalemlerinde başvuru reddi | İlk 3 ayda yurt içi tescil + hedef ülke başvurusu |
| UTM takip kodu kullanılmamış | Dijital tanıtım desteği doğmaz | Reklam linklerine baştan doğru UTM parametreleri koy |
| Nakit ödeme / dekont eksik | Harcama ispatlanamaz, kalem reddedilir | Tüm ödemeleri bankacılık sistemiyle yap, dekontu sakla |
| Fatura ile dekont tutarı/tarihi/döviz cinsi uyumsuz | Tutar kesilir veya kalem reddedilir | Belgeleri harcama anında topla, birebir eşleştir |
| Başvuru penceresi kaçırılmış | Harcama destek dışı kalır | Harcamayı izleyen başvuru süresini takvime al |
| Fulfillment ülke satışının %8–10'unu aşmış | Aşan kısım desteklenmez | Bütçeyi planlarken kısıt oranını baştan hesapla |
Bu kalabalık görünen süreç, doğru kurgulandığında reklamdan komisyona, depodan yazılım entegrasyonuna kadar maliyetinizin yarısını (hedef ülkede %70'ini) devletin karşılaması anlamına gelir. Maliyet planlamasını sağlam yapmak için e-ihracat kâr hesaplama aracımızla destek öncesi/sonrası senaryolarınızı karşılaştırabilir, e-ihracatın ödeme ve tahsilat tarafını ödeme ve tahsilat rehberimizden tamamlayabilirsiniz.
Ödeme süreci: Hak ediş onaylandıktan sonra ne oluyor?
E-ihracat destekleri geri ödemesiz (hibe) niteliğindedir; yani önce siz harcamayı yaparsınız, sonra uygun bulunan kısmı geri alırsınız. Akış şöyle işler: ön onaya tabi kalemlerde önce ön onay alınır, harcama yapılır, harcama dönemini takip eden başvuru süresi içinde DYS üzerinden belgelerle hak ediş başvurusu yapılır. İncelemeci İhracatçı Birliği belgeleri inceleyip uygun bulduğu tutarı onaylar; bu hak ediş Ticaret Bakanlığı'na iletilir ve ödeme Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynağından firmanın hesabına aktarılır. DFİF, ayrı bir program değil, bu desteklerin finansman/ödeme mekanizmasıdır.
Ödemenin Türk Lirası olarak yapıldığını, hak ediş tutarı hesaplanırken o dönemin üst limit tavanlarının uygulandığını ve eksik belge halinde Birliğin tamamlatma yazısı göndererek süreci uzatabileceğini unutmayın. Süreç boyunca tüm yazışmaların DYS ve KEP üzerinden ilerlemesi, başvuru takvimine (harcamayı izleyen başvuru penceresine) uymanız hayatidir; pencereyi kaçıran harcama destek dışı kalabilir. Burada gözden kaçan bir kambiyo ayrıntısı vardır: destek TL olarak ödendiği için, harcamanızı döviz cinsinden (EUR/USD) yapıp aradaki sürede kurun hareket etmesi, geri aldığınız tutarın TL karşılığını etkileyebilir. Bu yüzden destek geri ödemesini "harcamanın aynısı geri gelir" gibi değil, "uygun bulunan tutarın o günkü TL karşılığı gelir" diye planlamak gerçekçi olur.
E-ihracat desteklerini, finansman ihtiyacınız varsa Türk Eximbank ihracat kredileri ve ihracat alacak sigortası ile, daha küçük ölçekli ihracat geliştirme projeleriniz için KOSGEB destekleriyle (8-24 ay süreli projelerde yaklaşık 300.000 TL'ye kadar, personel hariç giderlerde %70 geri ödemesiz + %30 geri ödemeli) birlikte kurgulamak mümkündür. Mikro ihracat ölçeğindeyseniz, ETGB kolaylıklarına ek olarak 5.000 USD ve altı işlemlerde bedeli yurda getirme/bozdurma serbestisi gibi kambiyo kolaylıklarından da yararlanırsınız; bu serbesti, küçük tutarlı çok sayıda gönderi yapan satıcının operasyonunu belirgin biçimde rahatlatır. Bütünsel bir e-ihracat planı çıkarmak, hangi destek kalemine ne zaman başvuracağınızı sıralamak ve belge altyapınızı baştan doğru kurmak için e-ticaret danışmanlığımızla ilerleyebilir, Avrupa pazarına satışta KDV/IOSS yükümlülüklerinizi Avrupa'ya e-ihracat IOSS ve AB KDV rehberimizden takip edebilirsiniz. Tüm bu eşik, oran ve tutarlar 2026 Haziran itibarıyla olup değişebileceğinden, başvuru öncesi mutlaka ilgili İhracatçı Birliği'nin güncel duyurusundan, ticaret.gov.tr Genelge eklerinden ve mali müşavirinizden teyit alın.
Teşvikten En İyi Nasıl Yararlanılır ve En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
E-ihracat teşviklerinden en iyi yararlanmanın yolu kısaca şudur: harcamayı yapmadan önce planlamak, ön onay gereken kalemlerde başvuruyu mutlaka harcamadan önce tamamlamak ve her gideri belgeyle (fatura, ödeme dekontu, UTM raporu) izlenebilir biçimde dosyalamaktır. Müşterilerimizde gördüğümüz tablo nettir: teşvik kaybının büyük çoğunluğu ürünün veya pazarın "desteklenmemesinden" değil, ön onaysız harcamadan, eksik belgeden ve geç başvurudan kaynaklanır. Başka bir deyişle teşvik, parayı harcadığınızda değil, harcamayı kurallara uygun biçimde belgeleyip hak ettiğinizi kanıtladığınızda geri gelen bir mekanizmadır; bu yüzden iş, pazarlamadan çok bir dosyalama ve takvim disiplinidir. Bu bölümde, 2026 itibarıyla geçerli kuralları temel alan bir planlama disiplini ve sahada en çok rastladığımız hataların somut karşılığını paylaşıyoruz. Mevzuat sayıları ve oranları değişebilir; her tutarı işlem öncesi ticaret.gov.tr, ilgili İhracatçı Birliği duyurusu ve mali müşavirinizle teyit edin.
Teşvik planlaması nereden başlar?
Doğru sıralama "önce harca, sonra teşvik iste" değil, tam tersidir. Müşterilerimizde uyguladığımız çerçeve şu adımlardan oluşur:
- Statü seçimi. 5986 sayılı E-İhracat Destekleri kapsamında bir başvuran tek statüden yararlanır: şirket, pazaryeri, perakende e-ticaret sitesi, B2B platformu veya e-ihracat konsorsiyumu. KOBİ ölçeğindeki çoğu marka "şirket" statüsünden ilerler; bir araya gelen markalar için konsorsiyum statüsü, üye başına ek strateji/rapor desteği ve daha yüksek üst limitler açabilir. Statü, alabileceğiniz kalemleri ve yıllık tavanı doğrudan belirlediği için en başta netleştirilmelidir. Perakende e-ticaret sitesi statüsünde, sitenin online satış oranına ilişkin bir eşik (Genelge'den teyit edilmek üzere yaklaşık %66) aranabildiği için, kendi siteniz üzerinden satış payınız düşükse bu statü uygun olmayabilir.
- Ön koşulların tamamlanması. İhracatçı Birliği üyeliği, DYS (Destek Yönetim Sistemi) kaydı, yurt içi marka tescili ve hedef ülkede marka tescil başvurusu çoğu kalemde ön koşuldur. Ayrıca ürünün Türk menşeli olması ve başvuranın TTK'ya göre kurulmuş bir şirket olması beklenir. Marka tescili aylar sürebildiği için bunu teşvik takviminin en başına koymak gerekir; tescil başvurusu yokken yapılan tanıtım/komisyon harcamaları sonradan reddedilebilir.
- İlk destek öncesi "Şirket Başvuru Formu". İlk destek başvurusundan önce ön kayıt niteliğindeki Şirket Başvuru Formu sunulur. Bu, sistemde "tanınma" adımıdır; atlanırsa sonraki hak ediş başvuruları işleme alınmaz.
- Ön onay gereken kalemlerin ayrılması. Çevrimiçi tanıtım, dijital pazaryeri tanıtımı (reklam), sipariş karşılama (fulfillment) ve pazaryeri komisyon desteklerinde, harcanacak ürün listesi için ön onay zorunludur. Ön onay olmadan yapılan harcamada hak ediş doğmaz. Bu kalemleri en baştan "ön onay bekleyen" olarak işaretlemek, planın en kritik parçasıdır.
Bu çerçeveyi kurmadan teşvike girmek, ileride reddedilecek bir bütçeyi peşinen harcamak demektir. Pratikte sıralamayı şöyle düşünmek faydalı olur: önce marka tescili ve birlik/DYS kaydı gibi aylar süren ön koşullar başlatılır, paralelde Şirket Başvuru Formu verilir, ardından ön onay alınması gereken harcama kalemleri için ürün listesi onaya sunulur ve onay geldikten sonra reklam/komisyon/fulfillment harcaması yapılır. Bu zincirde tek bir halkayı atlamak, o kaleme ait tüm bütçeyi geri alınamaz hâle getirebilir. E-ihracat işinizin bütününü tasarlarken teşvik takvimini lojistik ve ödeme altyapısıyla birlikte kurgulamak gerekir; bu konuları sırasıyla e-ihracatta kargo, lojistik ve gümrük rehberimizde ve ödeme ve tahsilat rehberimizde ele alıyoruz. Genel kurguya hâkim olmak için e-ihracat nasıl yapılır rehberimiz iyi bir başlangıç noktasıdır.
Hangi kaleme önce yatırım yapmalı?
Bütçe genelde sınırlıdır; bu yüzden kalem önceliklendirmesi teşvikin gerçek getirisini belirler. Standart oran çoğu kalemde %50'dir; Bakanlıkça belirlenen hedef ülkeler için bu oran 20 puana kadar artarak %70'e çıkabilir. Süre tipik olarak ülke ya da pazaryeri başına 3 yıldır. Bu yapı, "hangi ülkeye, hangi kalemle önce gireyim?" sorusunu stratejik kılar; çünkü aynı liranın geri dönüş oranı, harcamayı hangi ülkede ve hangi kalemde yaptığınıza göre ciddi biçimde değişir.
Müşterilerimizde işe yarayan öncelik mantığı genellikle şudur:
- Hedef ülke kalemleri öne alınır: Aynı reklam bütçesi hedef ülkede %50 yerine %70'e kadar geri dönebildiği için, kampanyaları mümkünse hedef ülke listesindeki pazarlara odaklamak ciddi fark yaratır. Somut karşılığı şudur: hedef olmayan bir ülkede 100.000 TL reklam harcamasının desteklenen kısmı 50.000 TL iken, hedef ülkede bu 70.000 TL'ye kadar çıkabilir; yani sadece pazar tercihiyle net maliyetiniz 50.000 TL'den 30.000 TL'ye inebilir.
- Tekrarlayan giderler önceliklidir: Pazaryeri komisyon gideri, dijital pazaryeri reklamı ve sipariş karşılama gibi her ay tekrar eden kalemler, tek seferlik kalemlere göre 3 yıllık destek penceresinden daha çok yararlanır. Üç yıl boyunca her ay oluşan bir komisyon giderinin yarısının (hedef ülkede daha fazlasının) desteklenmesi, kümülatif olarak tek seferlik bir harcamanın desteğinden çok daha büyük bir tutara ulaşır.
- Altyapı kalemleri "kapı açıcı"dır: Pazaryeri entegrasyon (yazılım) desteği en fazla 6 pazaryeri ve pazaryeri başına asgari yaklaşık 1.000 SKU şartıyla; çevrimiçi mağaza desteği ülke başına 3 yıl gibi şartlarla satışın önünü açar. Bunlar satış kalemlerinden önce kurulursa sonraki tanıtım harcamaları daha verimli olur. Entegrasyon için asgari SKU şartı bulunması, geniş kataloglu markaların bu kalemden daha rahat yararlanacağı, çok dar ürün gamına sahip markaların ise eşiği baştan kontrol etmesi gerektiği anlamına gelir.
Kalem bazında oran, süre ve tipik kısıtların 2026 itibarıyla genel görünümü aşağıdaki gibidir. Tablodaki tutarlar 2025 firma tavanı referanslarıdır ve her yıl başı güncellenir; kesin 2026 rakamları için resmî üst limit ekini esas alın:
| Destek kalemi (5986) | Oran | Tipik süre | Dikkat edilecek kısıt |
|---|---|---|---|
| Dijital pazaryeri tanıtım (reklam) | %50 (hedef ülkede %70'e kadar) | Pazaryeri başına 3 yıl | Ön onay zorunlu; UTM takibi |
| E-ihracat tanıtım (sosyal medya/influencer) | %50 (hedef ülkede %70'e kadar) | 3 yıl | UTM raporu zorunlu |
| Sipariş karşılama (fulfillment) | %50 (hedef ülkede %70'e kadar) | Ülke başına 3 yıl | İlgili ülke e-ticaret satışının yaklaşık %8-10'unu aşamaz (oran Genelge eki ile değişir) |
| Yurt dışı depo kira | %50 | 3 yıl | Tavan kalem bazlı |
| Pazaryeri komisyon gideri | %50 | Ülke başına 3 yıl | Belirli öncelikli pazarlar listesiyle sınırlı; ön onay |
| Pazaryeri entegrasyon (yazılım) | %50 | — | En fazla 6 pazaryeri; pazaryeri başına asgari ~1.000 SKU |
| Çevrimiçi (online) mağaza | %50 | Ülke başına 3 yıl | Bazı kaynaklarda asgari yıllık ihracat ön şartı (teyit) |
2026 üst limit tavanları örnek büyüklük verir: şirketler için yıllık toplam yaklaşık 73,99 milyon TL; konsorsiyum, perakende e-ticaret sitesi ve pazaryeri statüleri için yaklaşık 222 milyon TL düzeyindedir (üst limitler her yıl başında TÜFE/Yİ-ÜFE ortalamasıyla güncellenir; 2026 güncelleme oranı yaklaşık %28). Bu rakamlar çatı tutarlardır; kalem bazlı kesin 2026 TL tutarları için ticaret.gov.tr üzerindeki "Genelge Ekleri ve Destek Üst Limitleri" tablosunu ve ilgili Birlik duyurusunu esas alın. KOBİ ölçeğindeki bir markanın bu çatı tutarlara fiilen ulaşması nadirdir; gerçek sınırlayıcı genellikle kalem bazlı tavanlar ve ön onaylı bütçenizdir, bu yüzden 73,99 milyon TL'lik üst sınırı bir hedef değil, üzerine çıkılamayacak bir tavan olarak okumak doğrudur. Kalem bazlı bütçenizi kurarken birim ekonominizi de doğru kurgulamak gerekir; ürün başına kâr ve teşvik etkisini birlikte görmek için e-ihracat kâr hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Belgelendirme disiplini nasıl kurulur?
Teşvikte para, harcamayı yaptığınızda değil, hak edişi belgeyle ispatladığınızda geri gelir. Bu yüzden belgelendirme, teşvik işinin asıl gövdesidir. Sahada gördüğümüz başarılı kurguların ortak yanı, harcama anında belgeyi de toplamalarıdır; çünkü reklam panelindeki bir raporu ya da bir komisyon dökümünü aylar sonra geriye dönük çıkarmak çok daha zordur ve bazı platformlarda eski dönem verisi artık indirilebilir bile olmayabilir. Müşterilerimizde uyguladığımız belge düzeni şöyledir:
- Her gider için üç parça: hizmeti gösteren fatura, ödemeyi gösteren banka dekontu/ödeme kanıtı ve giderin teşvik kalemiyle ilişkisini gösteren ek belge (ör. reklam kalemleri için pazaryeri/platform raporu). Bu üçlünün birbiriyle tutarlı olması (tutar, tarih, ürün/kampanya eşleşmesi) incelemede aranan ilk şeydir; bir parçanın eksikliği çoğu zaman o gideri tamamen kapsam dışı bırakır.
- Dijital tanıtımda UTM zorunluluğu: Sosyal medya, influencer ve dijital reklam harcamalarında UTM takip parametreleri kullanılması beklenir; trafiğin ve satışın ilgili kampanyadan geldiğini UTM raporuyla göstermek gerekir. UTM'siz başlatılan bir kampanyanın harcaması sonradan belgelenemeyebilir. Pratik kural: kampanya henüz yayına alınmadan, link yapısı ve UTM şeması (kaynak, ortam, kampanya adı) baştan tanımlanmalı; çünkü UTM geriye dönük eklenemez, eksik başlayan bir kampanya o dönem için kurtarılamaz.
- Ürün tanımlayıcı disiplini: Ön onaya tabi ürünlerde GTIN/barkod bilgisi ve ön onaylı ürün listesi ile fiilen reklamı yapılan/satılan ürünlerin örtüşmesi beklenir. Ön onaylı liste dışında bir ürünün tanıtımına yapılan harcama destek kapsamı dışında kalır. Katalog değiştikçe (yeni ürün eklendikçe) ön onaylı listeyi güncel tutmak gerekir; aksi hâlde yeni ürünlere yapılan reklam harcaması, kampanya başarılı olsa bile desteklenmez.
- Döviz ve ihracat tevsiki: Teşvik dosyaları çoğu zaman ihracatın fiilen gerçekleştiğini de ister. İhracat bedelinin Türk bankacılık sistemiyle yurda getirildiğini gösteren İBKB (İhracat Bedeli Kabul Belgesi) / DAB ile mikro ihracatta çıkışı kapanmış ETGB, hem KDV istisnası hem de teşvik tevsiki açısından kritik belgelerdir. Burada sık gözden kaçan nokta şudur: bedeli Payoneer gibi bir bakiyede bekletmek yurda getirme süresini başlatmaz veya kapatmaz; süreyi yalnızca bedelin Türk bankasına havalesiyle düzenlenen İBKB/DAB tevsik eder. Bu sürecin işleyişini mikro ihracat ve ETGB rehberimizde adım adım anlatıyoruz; rakam doğrulaması için mikro ihracat ETGB hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
Başvuruların tamamı DYS üzerinden, ilgili İhracatçı Birliği / incelemeci kuruluş aracılığıyla ve genellikle KEP üzerinden yürür. Bu nedenle dosyayı baştan "incelemeciye hazır" mantığıyla, eksiksiz ve tutarlı kurmak; eksik belge yüzünden geri dönen başvurularla zaman kaybetmemenin en güvenilir yoludur. Pratik bir çalışma yöntemi, her teşvik kalemi için ayrı bir klasör açıp her harcamayı oluştuğu ay içinde bu üç parçayla (fatura, ödeme, ilişki belgesi) dosyalamak ve döviz/ETGB tevsiklerini ayrı bir "ihracat kanıtları" klasöründe biriktirmektir; böylece hak ediş başvurusu geldiğinde dosya zaten hazır olur.
En sık yapılan hatalar nelerdir?
Aşağıdaki hatalar, müşterilerimizle yaptığımız teşvik çalışmalarında en sık karşılaştığımız ve en çok para kaybettirenlerdir. Çoğu, doğru sıralama ve disiplinle tamamen önlenebilir.
| Sık hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Ön onaysız harcama | Tanıtım/komisyon/fulfillment harcaması hak ediş doğurmaz; geri ödeme yok | Ürün listesi ön onayı alınmadan bu kalemlerde tek kuruş harcama yapmamak |
| DYS / Şirket Başvuru Formu atlanması | Başvuru işleme alınmaz | İlk destekten önce DYS kaydı + Şirket Başvuru Formunu tamamlamak |
| Marka tescili eksik | Tanıtım kalemleri reddedilir | Yurt içi tescil + hedef ülke tescil başvurusunu en baştan yapmak |
| UTM'siz dijital reklam | Harcama belgelenemez | Her dijital kampanyayı UTM parametreleriyle başlatmak |
| Eksik/uyumsuz belge | Hak ediş kısmen veya tamamen reddedilir | Fatura + ödeme kanıtı + kalem ilişkisini harcama anında toplamak |
| Ön onaylı liste dışı ürün tanıtımı | O ürüne ait reklam gideri kapsam dışı | Reklam/satış yapılan ürünleri ön onaylı listeyle (GTIN ile) eşlemek |
| Bedeli yurda getirmeden bakiyede bekletme | İhracat tevsiki eksik; KDV iadesi ve teşvik dosyası aksar | Bedeli Türk bankasına getirip İBKB/DAB düzenletmek |
| Hedef ülke ve süre yanlış planı | %70 yerine %50 oran; 3 yıllık pencerenin boşa harcanması | Kampanyaları hedef ülkeye ve kalem süresine göre kurgulamak |
| Statü/kalem karıştırması (5986 ↔ 5973) | Yanlış kapı, yanlış limit, ret | 5986 (dijital tanıtım/komisyon/fulfillment) ile 5973 (pazara giriş raporu/sanal fuar/konsorsiyum rapor/heyet) ayrımını netleştirmek |
| Yanlış statü seçimi | Uygun olmayan kalemlere başvuru; ret | Online satış oranı/ölçek koşullarına göre doğru statüde başvurmak |
Bu hataların ortak paydası planlama eksikliğidir. Özellikle iki ayrım sık karıştırılır: 5986 sayılı E-İhracat Destekleri Kararı dijital pazaryeri tanıtımı, komisyon, fulfillment, yurt dışı depo ve entegrasyon gibi kalemleri; 5973 sayılı Karar ise pazara giriş raporu, sanal fuar, sektörel/sanal ticaret heyeti ve konsorsiyum rapor desteği gibi kalemleri kapsar. İki karar tamamlayıcıdır ama başvuru kapıları ve limitleri farklıdır; hangi kalemin hangi karara ait olduğunu baştan bilmemek, yanlış başvuruyla zaman kaybına yol açar. Bir başka tekrar eden yanlış da hedef ülke kavramını gözden kaçırmaktır: aynı kampanyayı hedef olmayan bir pazara yönlendirmek, %70 yerine %50 oranla yetinmek demektir ve bu, üç yıllık pencere boyunca tekrar tekrar kaybedilen bir farktır.
Teşviki tek başına mı düşünmeli?
Teşvik tek başına bir gelir kaynağı değil, doğru kurulmuş bir e-ihracat operasyonunun maliyetini düşüren bir çarpandır. Bir başka deyişle, kâr etmeyen bir operasyonu teşvik kâra geçirmez; ama sağlıklı çalışan bir operasyonun net maliyetini yarıya, hedef pazarlarda daha da aşağıya çekerek büyümeyi hızlandırır. Tablonun tamamını görmek için teşviki, tamamlayıcı finansman ve işin diğer ayaklarıyla birlikte değerlendirmek gerekir:
- KOSGEB: 8-24 ay süreli ihracat geliştirme projelerinde yaklaşık 300.000 TL'ye kadar; personel hariç giderlerde tipik olarak %70 geri ödemesiz + %30 geri ödemeli destek modeliyle çalışır. Tanıtım, yazılım, fuar, test/belgelendirme gibi giderler uygun olabilir. KOSGEB proje bazlı ve KOBİ odaklı olduğu için, 5986/5973 kapsamındaki Bakanlık destekleriyle birlikte (mükerrer olmayan giderlerde) kurgulanabilir; aynı gideri iki ayrı destekten birden talep etmek mümkün değildir, bu yüzden hangi giderin hangi programa yazılacağı baştan ayrıştırılmalıdır.
- Türk Eximbank: sevk öncesi ihracat kredisi, ihracata hazırlık ve yatırım kredileri ile ihracat kredi/alacak sigortası (ticari ve politik risk) sunar; faiz ve teminat koşulları dönemseldir. Teşvik geri ödemeleri bir süre gecikmeli geldiği için, bu kredi ve sigorta araçları özellikle nakit akışını ve yurt dışı alıcı riskini yönetmekte tamamlayıcı rol oynar.
- DFİF (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu): ayrı bir program değil, bu desteklerin ödeme/finansman kaynağıdır; teşvik ödemelerinin nereden çıktığını anlamak için bilmekte fayda vardır.
Bu kalemleri doğru sırayla ve eksiksiz belgeyle yürütmek ciddi bir operasyon gerektirir; bizim müşterilerimizde teşvik takvimini, hangi ülkede hangi kalemle ne zaman başlanacağını ve belgelendirme akışını en baştan kurmamızın nedeni budur. Hangi statünün size uygun olduğunu, hangi kalemlere öncelik vermeniz gerektiğini ve ön onay takviminizi netleştirmek için e-ticaret danışmanlığı hizmetimizden yararlanabilir ya da işinize özel bir yol haritası için ücretsiz analiz formumuzu doldurabilirsiniz. Marka tescilinden DYS kaydına, ön onaydan UTM disiplinine kadar her adımı doğru sırayla kurmak, teşvikten en iyi yararlanmanın en güvenilir yoludur. 2026 itibarıyla geçerli oran, limit ve şartların güncel hâlini her başvuru öncesi ticaret.gov.tr ve mali müşavirinizle mutlaka teyit edin.




