Google Ads mı Meta Ads mı? Kısa cevap: Google Ads talebi yakalar (insanlar zaten arıyorken karşılarına çıkarsınız), Meta Ads ise talebi yaratır (henüz aramayan ama profilinize uyan kişide ihtiyaç oluşturursunuz). Doğru seçim "hangisi daha iyi" değil, "sizin işiniz hangi anda satın alıyor" sorusunun cevabıdır. Net arama niyeti olan hizmet ve B2B işlerinde Google öne çıkar; görsel ve keşfe açık ürünlerde Meta parlar; çoğu olgun işletme ise 2026'da ikisini birlikte (full-funnel) kullanır. Bu rehber, sektörünüze, ürününüze ve bütçenize göre doğru kararı vermeniz için pratik bir çerçeve sunar.
Google Ads mı Meta Ads mı? Temel Fark: Niyet vs. Keşif
İki platform arasındaki en büyük fark teknik özellikler değil, kullanıcının zihinsel durumudur. Bu farkı anladığınızda "google ads mı meta ads mı" sorusu büyük ölçüde kendiliğinden cevaplanır. Çünkü reklam, doğru mesajı doğru kişiye değil, doğru kişiye doğru zihinsel anda ulaştırma sanatıdır.
Google Ads — talep yakalama (niyet). Birisi "Kayseri diş kliniği", "çelik kapı fiyatları" veya "e-ticaret muhasebe yazılımı" diye aradığında, o kişi bir ihtiyacı zaten sözcüklere dökmüştür. Google arama reklamları tam bu niyet anında devreye girer. Yani "balığın olduğu yerde olta sallarsınız". Bu yüzden Google tıklamaları daha pahalı olsa da, satın almaya hazır kişileri yakaladığı için dönüşüm oranı genelde yüksektir. Aramada gizli olan şey sadece kelime değil, aciliyet ve karar olgunluğudur: "yakınımdaki acil servis" diye arayan biri saniyeler içinde harekete geçer.
Meta Ads — talep yaratma (keşif). Instagram veya Facebook'ta gezinen biri o an alışveriş yapmıyordur; sizin reklamınız akışı "kibarca böler" ve kişiye bilmediği bir ürünü/çözümü tanıtır. Tıklamalar daha ucuzdur ama niyet daha düşüktür; gücü hacim, görsel anlatım ve hedef kitle keşfidir. Meta, ilgi alanları, davranışlar ve benzer kitleler (lookalike) üzerinden, sizi hiç tanımayan ama tam profilinize uyan kişiyi bulur. Bu mantığın derinine inmek için Meta Ads Instagram & Facebook reklam rehberimize göz atabilirsiniz; Google tarafının temelini ise Google Ads nedir, nasıl kullanılır yazımızda bulabilirsiniz.
Özetle: Google = "Beni arayanı bul." Meta = "Beni daha aramayan ama arayacak olanı bul." İkisi rakip değil, aynı satış hikâyesinin farklı sahneleridir. Bir kişi önce Meta'da markanızı keşfeder, sonra ihtiyaç doğduğunda Google'da adınızı arar; yani çoğu zaman ikisi peş peşe çalışır.
Hızlı Karar Tablosu: Sizin İçin Hangisi?
Aşağıdaki tablo, çoğu işletme için pratik bir başlangıç noktasıdır. Tek bir kural değil, ağırlık önerisidir; nihai karar ölçümle keskinleşir.
- İnsanlar ürün/hizmetinizi aktif arıyor mu? (örn. tesisatçı, avukat, acil servis, B2B yazılım) → Ağırlık Google Ads. Niyet hazır, talebi yakalamanız yeterli.
- Ürününüz görsel ve dürtüsel mi? (moda, kozmetik, takı, dekorasyon, gıda) → Ağırlık Meta Ads. Görsellik keşfi ve arzuyu tetikler.
- Yeni/bilinmeyen bir konsept mi satıyorsunuz? → Ağırlık Meta Ads. Henüz kimse "aramadığı" için önce talep yaratmanız gerekir.
- Yerel hizmet işletmesi misiniz? → Google Ads (arama + harita), Meta ile yerel farkındalık desteklenir.
- Yüksek fiyatlı, uzun karar süreçli ürün mü? (mobilya, otomotiv, B2B çözüm) → İkisi birlikte: Meta keşif/yeniden pazarlama, Google karar anı.
- Olgun e-ticaret, ölçeklenmek mi istiyorsunuz? → İkisi birlikte, full-funnel.
Bu tablo, "google ads mı meta ads mı" tartışmasını sektör ve niyet üzerinden somutlaştırır. Şimdi maliyet mantığına girelim; çünkü en sık yapılan hata, yanlış metrikle kıyaslamaktır.

Sektör Sektör Bakış: Hangi İşte Hangisi Daha Çok Kazandırır?
Genel kurallar yol gösterir, ama karar her zaman sektörün satın alma davranışında saklıdır. Aşağıda Türkiye'de sık karşılaştığımız işletme tiplerini, gerçek dinamikleriyle ele alıyoruz. Bunlar kesin rakam değil, davranış temelli yönlendirmedir.
Yerel hizmet işletmeleri (klinik, tamir, hukuk, kuaför, eğitim)
Bu işlerde insanlar genellikle ihtiyaç doğduğunda arar: "kombi tamircisi", "boşanma avukatı", "implant fiyatları". Burada Google Arama + Google Haritalar reklamları, niyetin en yoğun olduğu anı yakaladığı için ilk tercih olmalıdır. Meta ise tamamlayıcı rol oynar: bölgenizdeki kitleye marka tanıtımı, hasta/müşteri yorumları ve öncesi-sonrası içerikleriyle güven inşa eder. Yani Google satışı kapatır, Meta "akılda kalmayı" sağlar.
Görsel e-ticaret (moda, kozmetik, takı, ev dekorasyonu)
Ürün ne kadar görsel ve dürtüsel satın almaya açıksa, Meta o kadar güçlüdür. Akışta karşılaşılan estetik bir ürün, kişi onu hiç aramamışken bile "istek" yaratır. Burada Meta üstte talep yaratır, Google ise marka aramalarını (kişi markanızı bir kez gördükten sonra adınızı aratır) ve Alışveriş (Shopping) reklamlarıyla niyet anını toplar. Salt Google ile başlayan görsel markalar çoğu zaman yeterli arama hacmi bulamaz, çünkü kimse henüz onları "aramamaktadır".
B2B ve yazılım/SaaS
Karar süreci uzun, satın alan kişi rasyoneldir. Spesifik problem aramaları (örn. "stok yönetim yazılımı", "ikas entegrasyonu") Google'da çok değerlidir. Ancak B2B'de Meta (özellikle LinkedIn'le birlikte) farkındalık ve yeniden pazarlama için kullanılır; karar vericileri eğitim içerikleriyle ısıtır. Tek dokunuşta satış beklenmez; huni boyunca temas önemlidir. B2B'de ölçütünüz ROAS değil, çoğu zaman nitelikli müşteri başına maliyet (CPL/CPA) ve bu müşterilerin satışa dönüşme oranıdır; bir lead'in ucuz olması, satışa dönmüyorsa hiçbir anlam ifade etmez.
Yüksek fiyatlı, uzun düşünülen ürünler (mobilya, otomotiv, gayrimenkul)
Burada hiçbir platform tek başına yeterli değildir. Meta keşif ve yeniden pazarlamayla ilgiyi canlı tutar; Google son karar anındaki "fiyat", "model", "yorum" aramalarını yakalar. Bu kategorilerde full-funnel yaklaşımı neredeyse zorunludur.
Maliyet Mantığı: CPC ve CPM Sizi Yanıltmasın
İki platformu sadece tıklama veya gösterim fiyatıyla karşılaştırmak, en yaygın ve en pahalı hatadır. Genel eğilim (temsili rakamlar, sektöre göre büyük oranda değişir):
- Meta Ads: Tıklama başına maliyet (CPC) ve gösterim başına maliyet (CPM) genelde daha düşüktür. Çok sayıda kişiye uygun maliyetle ulaşır; özellikle video ve üst huni hedeflerinde verimlidir.
- Google Ads (Arama): Tıklama daha pahalıdır çünkü yüksek niyetli, satın almaya yakın kişiyi alırsınız. Bu yüzden dönüşüm oranı çoğunlukla daha yüksektir.
Yani Meta'da "ucuz tıklama" ile Google'da "pahalı ama hazır müşteri" almak farklı şeylerdir. Doğru kıyas edinme başına maliyet (CPA) ve reklam harcamasının getirisi (ROAS) üzerinden yapılır. Bir kanal CPC'de ucuz görünüp CPA'da pahalı çıkabilir. Örneğin Meta'da tıklama yarı fiyatına gelse bile, o tıklamaların satışa dönüşme oranı Google'ın üçte biriyse, edinme başına maliyetiniz aslında daha yüksek olabilir. Maliyet kalemlerine daha ayrıntılı bakmak için Google Ads maliyeti 2026 ve Instagram reklam maliyeti 2026 yazılarımızı inceleyin.
Önemli not: Bu rakamlar temsilîdir. Sektör, rekabet, kalite puanı, yaratıcı kalitesi ve hedeflemeye göre maliyetler ciddi biçimde değişir. Kendi gerçek verinizi ölçmeden başkasının ortalamasına göre bütçe ayırmayın. Aynı sektörde iki marka, sadece yaratıcı kalitesi yüzünden iki kat farklı maliyetlerle çalışabilir.
Asıl Soru: Kârlı mı? Başa Baş ROAS'ı Hesaplayın
Bir kampanyanın "iyi" olup olmadığını belirleyen şey ROAS değeri tek başına değil, kâra geçtiğiniz eşiktir. Yani ürün marjınıza göre en az kaç katı getiri (ROAS) almanız gerektiğini bilmeden hiçbir platformu "pahalı" ya da "ucuz" diye etiketleyemezsiniz. Marjı yüksek bir üründe 2x ROAS kâr ederken (temsili), marjı düşük bir üründe 4x bile zarar olabilir. Bu yüzden "hedef ROAS" her işletme için farklıdır ve doğrudan kâr marjınızdan türetilir.
Bu eşiği saniyeler içinde görmek için aşağıdaki aracı hazırladık; ürün fiyatınızı ve maliyetinizi girip başa baş ROAS'ınızı öğrenin, sonra platform hedeflerinizi buna göre belirleyin.






